Şehidler Âbidesi İçin
Toprak uğruna can veren erlerin gök kubbenin altında kan içinde yattığı söylenir; onların kutsallığı taş türbeye ihtiyaç bırakmaz, bağışlanmaya bürünmüş şehitler yolcudan yalnız bir Fâtiha bekler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gök kubbenin altında yatar, içinde,
Ey yolcu, şu topraklar için can veren erler.
1Gök kubbenin altında, kızıl kan içinde yatarlar:
2ey yolcu, bu topraklar için can veren askerler.
- 2
Hakk'ın bu velî kulları taş türbeye girmez;
Gufrâna bürünmüş, yalınız bekler.
1Allah'ın bu ermiş kulları taştan bir türbeye girmez;
2bağışlanmayla kuşanmış, yalnızca bir Fâtiha beklerler.
Kapanış beyti aynı yatışı bu kez bir reddedişle sürdürür: “taş türbeye girmez” fiili anıtın kendisini geri çevirir. Yerine geçen örtü “gufrân”dır — bürünmek, ilk beyitteki kubbenin işini görünmez bir kumaşa devreder. “Yalınız Fâtiha” ise beklentiyi taştan söze indirir.
Metnin kaynağı
140605 numaralı Vikikaynak revizyonu dört dizelik açık lisanslı tabandır. Dijital Safahat, tarihsel “Şehidler” başlığını ve “Gök kubbenin”, “şu topraklar için”, “Fâtiha” kısa okumalarını doğrular; bunlar beyan edilerek uygulandı. Mef'ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün kalıbı dört dizenin tamamının prosodik taramasıyla kaydedildi; çağdaş tanıktan tam metin veya açıklama kopyalanmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Tek hakikat var, evet, bellediğim dünyada,Mehmet Âkif Ersoy · Kıt'a→
Açılış beyti mezarı yapıdan önce gökle tanımlar: “gök kubbe” üstteki örtü, “al kan” alttaki döşemedir ve arada sınırı çizilmemiş bir yatış vardır. İkinci dize “ey yolcu” seslenişiyle okuru içeri alır; anıt henüz anılmadan, muhatabı geçip giden biri olarak kurulur.