DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Güzeller Sultanım Mehmet
Gazel · 17. yüzyıl

Güzeller Sultanım Mehmet

Şehrin güzeller sultanı Mehmet, unutulmaz derdin dermanı ve bahçedeki gülen gül olarak övülür. Taze saçları gönlü kemend gibi yakalar; sevgili güzellikte Yusuf’a benzetilir. Kaş, yanak ve sarhoş gözler halkı divaneye çevirirken Mehmet söyleyene yabancı davranır. Son bölüm onun yüksek himmetini ve benzersizliğini ilan eder; Âşık Ömer, dünyadaki bütün güzellere karşı Mehmet’i canının özü sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Şehr içinde şâh-ı hûbânım M hemmet’tir benim

    Bu unulmaz derde dermânım Mehemmet’tir benim

    1Şehirdeki güzellerin sultanı benim Mehmet’imdir;

    2Bu unutulmaz derdin dermanı Mehmet’imdir.

    Kaynakta adın M hemmet ve Mehemmet biçimleri görülse de şiirin sürekli hitabı Mehmet adını açıkça destekler; özgün yüzey ayrıca korunur. Sevgili hem şehrin güzellik hükümdarı hem unutulmayan aşk derdinin tek dermanıdır.

  2. 2

    Eylerim feryâd ü zâri her seher bülbül gibi

    Gülşen içre verd-i handânım Mehemmet’tir benim

    1Her seher bülbül gibi feryat edip inlerim;

    2Gül bahçesindeki gülen gülüm Mehmet’imdir.

    Söyleyen her seher bülbül gibi feryat ederken Mehmet gül bahçesindeki açılmış güldür. Bülbül-gül ilişkisi, günlük sabah sesini yalnız acıya değil sevgilinin güzelliğine karşı verilen düzenli cevaba dönüştürür.

  3. 3

    Gönlümü saydetti tâze zülfünü kıldı

    Benden ayru ârzûlar vuslatın bin derdimend

    1Taze saçı gönlümü avladı, zülfünü kement yaptı;

    2Benden ayrı nice dertli onun kavuşmasını arzular.

    Taze saç gönlü avlayan özne, zülüf ise bu avı gerçekleştiren kementtir; beden ayrıntısı etkin bir tuzağa çevrilir. İkinci dize aynı vuslatı isteyen başka dertlileri göstererek Ömer’in arzusunun rakipsiz olmadığını bildirir.

  4. 4

    Hüsn içinde İbn-i Ya’kub Hazret-i Yûsuf menend

    Şehr içinde dehre sultânım Mehemmet’tir benim

    1Güzellikte Yakup oğlu Hazret-i Yusuf gibidir;

    2Şehirde ve dünyada sultanım Mehmet’imdir.

    Mehmet’in güzelliği Yusuf peygamberin kıssaca ünlenmiş yüzüyle ölçülür; soy bağı Yakup adıyla açıkça belirtilir. Şehirden dünyaya genişleyen sultanlık ifadesi, yerel güzellik üstünlüğünü evrensel iddiaya taşır.

  5. 5

    Kaşları yay ruhleri ter gözleri mestânedir

    Niçeler aşk ile sergerdân olup dîvânedir

    1Kaşları yay, yanakları taze, gözleri sarhoş bakışlıdır;

    2Niceleri aşkıyla şaşkına dönüp delirmiştir.

    Yay kaş, taze yanak ve sarhoş gözler Mehmet’in yüzünü üç ayrı özellikte kurar. Bu görünüşün nicelerini şaşkın ve deli etmesi, güzelliği yalnız seyredilen nitelik değil topluluğun aklını değiştiren güç yapar.

  6. 6

    Halk içinde âşinâmız sanki hep bîgânedir

    Gönlüm eğlencesi cânânım Mehemmet’tir benim

    1Halk içinde tanıdığımız sevgili sanki bütünüyle yabancıdır;

    2Gönlümün eğlencesi ve sevgilim Mehmet’imdir.

    Halk arasında tanınan sevgilinin bütünüyle yabancı gibi davranması, kamusal yakınlık ile kişisel uzaklığı çatıştırır. Buna rağmen Mehmet gönlün eğlencesi ve canan olarak kalır; karşılıksızlık sevilenin merkezî yerini değiştirmez.

  7. 7

    Hak Taâlâ kılmış anı âşık-ı âlî himem

    Görmemişler mislini anın ne Rûmî ne Acem

    1Yüce Tanrı onu yüksek gayretli bir âşık kılmış;

    2Onun benzerini ne Anadolu’da ne Acem ülkesinde görmüşlerdir.

    Yüksek himmet Tanrı tarafından verilmiş karakter değeri olarak sunulur; güzellik övgüsüne gayret ve yücelik eklenir. Rum ve Acem’de benzerinin görülmemesi, Mehmet’i iki geniş kültür coğrafyasının ortak ölçüsünde eşsiz ilan eder.

  8. 8

    Cümle hûbânı cihanda verseler de istemem

    Cennet içre hûr u gılmânım Mehemmet’tir benim

    1Dünyanın bütün güzellerini verseler yine istemem;

    2Cennetteki huri ve gılmanım Mehmet’imdir.

    Dünyadaki bütün güzeller topluca önerilse bile reddedilir; tercih sayıya ve çeşitliliğe karşı tek kişide sabitlenir. Huri ve gılman benzetmesi Mehmet’i cennet güzelliğinin iki geleneksel figürüyle birlikte yüceltir.

  9. 9

    Çarh-ı kecrevde bulunmaz böyle bir şîrin edâ

    Şem’-i ruhsârı bütün bu âleme vermiş ziyâ

    1Eğri dönen felekte böyle tatlı söyleyişli biri bulunmaz;

    2Yüzünün mumu bütün bu âleme ışık vermiştir.

    Tatlı söyleyişin eğri felekte bulunmaması, Mehmet’in sesini kusurlu dünyanın dışında tutar. Yüz mumu bütün âleme ışık verirken sevgilinin hem sözü hem görünüşü karanlığı gideren iki ayrı aydınlık kaynağına dönüşür.

  10. 10

    Görmedim Âşık Ömer olalı böyle

    Cismim içinde olan cânım Mememmet’tir benim

    1Âşık Ömer olduğumdan beri böyle gönül alan görmedim;

    2Bedenimin içindeki canım Mehmet’imdir.

    Mahlaslı Ömer, âşıklık hayatı boyunca Mehmet kadar gönül alan birini görmediğini bildirir. Kaynaktaki son ad biçimi farklı yazılsa da tekrar düzeni Mehmet’i gösterir; onu beden içindeki can saymak şiiri en güçlü yakınlıkla kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 basılı No. 413 gövdesindeki görünür Ömer veya Âşık Ömer mahlası ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 413, PDF 325–326; 10 beyit/20 dize. 2 kaynak aparat notu kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Bîvefa, Hoş Âmedî Hoş
Sen bana cevreyledin ey bîvefâ hoş âmedî hoş
Âşık Ömer · Musammat

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

şâh-ı hûbân

Güzellerin şahı.

verd-i handân

Açılmış, gülen gül.

saydetmek

Avlamak.

kemend

Kement, yakalama ipi.

Yûsuf-menend

Yusuf gibi güzel.

mestâne

Sarhoş bakışlı.

âlî-himem

Yüksek gayretli, yüce amaçlı.

dilrübâ

Gönül alan güzel.