Şehriyār-ı Ǿālemüñ Ǿömri ola yā Rab ziyād
Edirne'deki Ağa Kapısı ve Hacı Bektaş-ı Velî dergâhının Sultan Mustafa'nın emriyle yenilenmesi, şehrin gülmesi imgesiyle 1173'te tarihlenir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şehriyār-ı Ǿālemüñ Ǿömri ola yā Rab ziyād
Edrine şehrini itdi lûŧfı ĥāliyā
1Ey Tanrım, dünya hükümdarının ömrü uzun olsun;
2lütfu şimdi Edirne şehrini bayındır etti.
- 2
Cümleten śādır olup
Her ħarābe-zār olan Ǿālį vü müstaĥkem binā
1Hepsinin yenilenmesi için yüce ferman çıkınca,
2her harabe yüce ve sağlam bir yapı oldu.
Bütün yapıların yenilenmesi için çıkan ferman, imar hareketinin idarî başlangıcıdır. Harabelerin yüksek ve sağlam binalara dönüşmesi, emrin sonucunu karşıt durumlarla somutlaştırır; metin tek bir yapıdan önce şehir ölçeğini kurar.
- 3
Öyle oldı kim gül gibi güldi Edrine
Her gören ħayr-duǾā eyler aña
1Edirne öyle bayındır oldu ki gül gibi güldü;
2her gören sabah akşam ona hayır duası eder.
Edirne'nin gül gibi gülmesi, bayındırlığı canlı bir yüz ve çiçek açılışına dönüştürür. Sabah akşam hayır duası eden seyirciler, imarın kamusal olarak fark edildiğini gösterir; övgü şairden halka yayılan ortak bir memnuniyet olur.
- 4
Cümleden bu Ĥacı Bektāş-ı Velįnüñ dergehi
Oldı tecdįd ile merġūb u
1Bunların içinde Hacı Bektaş-ı Velî dergâhı,
2yenilenince beğenilen, ferah ve gönül açıcı oldu.
Genel yenilenme içinden Hacı Bektaş-ı Velî dergâhı seçilir. Tecdidden sonra beğenilen, ferah ve gönül açıcı olması, sağlamlığın yanına ziyaretçide oluşturduğu duyguyu ekler; yapı şehir imarının manevî odaklarından biridir.
- 5
Çün tamām oldı Nažįr didiler tārįħini
Bir seĥer cemǾ oldı serümde cemįǾan evliyā
1Tamamlanınca, ey Nazîr, tarihini söylediler:
2bir seher bütün veliler başımda toplandı.
Yapı tamamlanınca tarih sözü bir seher vaktinde şairin başında toplanan veliler imgesiyle gelir. Bu sahne tarih hesabını kuru kayıt olmaktan çıkarıp manevî bir ilham anına dönüştürür; ‘bütün evliyâ’ ifadesi dergâhın kutsal çevresini genişletir.
- 6
Emr-i Sulŧān Muśŧafā Ħānuñ eyledi
Ĥacı Bektāş-ı Velį dergāhını vālā binā
1Sultan Mustafa Han'ın emri çıkıp,
2Hacı Bektaş-ı Velî dergâhını yüce bir yapı kıldı.
Son beyit yenilenmenin idarî failini Sultan Mustafa Han'ın emri olarak açıklar ve sonucu yüksek bir bina diye kaydeder. Seherdeki veliler manevî karşılığı, sultan emri ise dünyevî sebebi temsil eder; dergâhın inşası iki düzlemde tamamlanır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih186-pdf1060; Târihler no.186, basılı 1015/gerçek PDF 1060, basılı yıl 1173; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dünya hükümdarının ömrü için dua edilirken, lütfunun Edirne'yi bugün bayındır ettiği söylenir. Hükümdarın kişisel esenliği ile şehrin fiziksel iyiliği aynı beyitte bağlanır; yönetim, görünür imar sonucu üzerinden övülür.