DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nazîr İbrahim/Ser-i küttāb-ı dāru’n-naśra śad ĥayf
Tarih Manzumesi · 18. yüzyıl

Ser-i küttāb-ı dāru’n-naśra śad ĥayf

Edirne'nin başkâtibi Taşcı-zâde'nin muradına eremeden ölümü, ilmi, öğretmenliği ve cennete ulaşması duasıyla 1173'te anılır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -ı dāru’n-naśra śad ĥayf

    Cihānda olmadan maķśūdı ĥāśıl

    1Edirne'nin başkâtibine yüz kere yazık;

    2dünyada muradı gerçekleşmeden,

    Edirne'nin başkâtibi için ‘yüz kere yazık’ denmesi kaybı makamıyla birlikte duyurur. Dünyadaki amacı gerçekleşmeden ölmesi, ağıdın merkezine tamamlanmamışlığı koyar; görev ve yetenek, ulaşılamayan muradın acısını artırır.

  2. 2

    VedāǾ itdi bu -i bį-beķāya

    Ola yā Rabbi rūĥı Ǿadne vāśıl

    1bu kalıcılığı olmayan meclise veda etti;

    2ey Tanrım, ruhu Adn'a ulaşsın.

    Kalıcılığı olmayan dünya meclisine veda, hayatı geçici bir toplantı olarak gösterir. Ruhunun Adn'a ulaşması duası, yarım kalan dünya amacını cennet varışıyla karşılar; bu bir kesin hüküm değil Tanrı'ya yöneltilen dilektir.

  3. 3

    idi ol

    zümresine daħį dāħil

    1Bilgiyle uğraşan ve hayır düşünen biriydi;

    2müderrisler topluluğuna da dâhildi.

    Taşcı-zâde bilgiyle uğraşan ve hayır düşünen biri olarak anılır; ayrıca müderrisler topluluğuna dahildir. Başkâtiplik görevinin yanına eğitim ve iyilik yönelimi eklenerek kişinin kamusal portresi tek bir makamın ötesine genişletilir.

  4. 4

    Yegāne Ǿilm soñra miŝli nādir

    ŞerįǾat üzre ķavl ü fiǾle māil

    1İlimde eşsiz, benzeri azdı;

    2söz ve davranışta şeriata yönelirdi.

    İlimde eşsiz ve benzeri az sayılması, Taşcı-zâde'nin entelektüel değerini vurgular. Sözüyle davranışının şeriata yönelmesi, bilginin yalnız teorik kalmadığını; konuşma ve eylemde ortak bir dinî ölçüye dönüştüğünü belirtir.

  5. 5

    Tamām olup cihānda Ǿömri āħir

    Vücūd-ı nāzenįni oldı zāil

    1Dünyadaki ömrü sonunda tamamlanınca,

    2narin bedeni yok oldu.

    Dünya ömrünün tamamlanmasıyla ‘nazenin beden’ yok olur; narinlik sıfatı bedensel faniliği duyarlı bir kayıp imgesine çevirir. İlim ve sözle kurulan kişilik sürerken bedenin ortadan kalkması, ağıdın maddi sınırını gösterir.

  6. 6

    Ħulūś ile gelüp bir dāǾį didi

    Behişte Taşcı-zāde ola nāil

    1Bir duacı içtenlikle gelip söyledi:

    2Taşcı-zâde cennete erişsin.

    İçtenlikle gelen duacı, kapanışta Taşcı-zâde'nin cennete erişmesini diler. Dünyadaki muradın tamamlanmamasına karşı bu dua yeni bir erişme hedefi koyar; şiir kesin teselli sunmaz, eksikliği hayır dileğiyle taşır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih192-pdf1063-1064; Târihler no.192, basılı 1018-1019/gerçek PDF 1063-1064, basılı yıl 1173; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirTerk eyledi cihānı ĥayfā ki Şeyħ FāżılNazîr İbrahim · Tarih Manzumesi

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ser-i küttāb

Kâtipler başı. Farsça “ser” (baş) ile Arapça “küttāb” (kâtipler) birleşiminden; bir kalemin yazışmalarını yürüten âmiri gösterir.

dāru’n-naśr

“Zafer yurdu”. Edirne'nin resmî yazışma ve manzumelerdeki sıfatlı adıdır; şehir adı yerine bu unvan anılır.

bezm

Söyleşi ve içki meclisi. Divan şiirinde dünya hayatının kendisi de dağılmaya mahkûm böyle bir toplantı gibi düşünülür.

bį-beķā

Kalıcılığı olmayan, sürüp gitmeyen. Baştaki “bį-” Farsça olumsuzluk öneki, “beķā” ise Arapçada sürekliliktir.

Ǿadn

Cennetin adlarından biri; sözcük yerleşme ve sürekli kalma anlamını taşır.

maǾārif-pįşe

İlimle uğraşmayı iş edinmiş kimse. Sondaki “-pįşe” Farsçada mesleği, uğraşı olan demektir.

ħayr-endįş

İyilik düşünen, başkasının yararını tasarlayan. “-endįş” Farsçada düşünen anlamına gelen sondur.

müderris

Medresede ders veren, belirli bir dereceye atanmış resmî öğretici.