Şemsiyye Tutmuş El-amân Kayıkda Ol Nûr-ı Siyâh
Kayıkta şemsiye taşıyan koyu görünümlü Frenk gencini anlatan şarkı, siyah kirpik, billur kol ve bulut içindeki güneş imgelerini tarihsel kimlik ve güzellik retoriğiyle işler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şemsiyye tutmuş el-amân kayıkda ol
Uşşâk-ı zârından hemân ruhsârını saklar o mâh
Müjgânları olmuş siyâh âşıklarıñ hâli
Olmuş siyâh-ender-siyâh âh ol Frengî tâze âh
1Kayıkta o siyah ışık şemsiye tutmuş, aman;
2o ay yüzlü, inleyen âşıklarından yanağını saklıyor.
3Kirpikleri siyah olmuş, âşıkların hâli perişan;
4baştan başa siyah olmuş o genç Frenk, ah!
- 2
Bak kâfiriñ gîsûsına billûrdan bâzûsına
Beñzer cihân tâvûsına ol dilber-i âhû-nigâh
Müjgânları olmuş siyâh âşıklarıñ hâli
Olmuş siyâh-ender-siyâh âh ol Frengî tâze âh
1O kâfir diye anılan gencin saçına, billur koluna bak;
2ceylan bakışlı güzel dünya tavusuna benziyor.
3Kirpikleri siyah olmuş, âşıkların hâli perişan;
4baştan başa siyah olmuş o genç Frenk, ah!
Saç, billur kol, ceylan bakış ve dünya tavusu sevgilinin çok renkli görünüşünü kurar. ‘Kâfir’ ve ‘Frenk’ adları sevgilinin yabancı, erişilmez ve baştan çıkarıcı güzelliğini dönemin dışlayıcı divan söz varlığıyla büyütür.
- 3
eyler her yeriñ kasdı cefâdır dilberiñ
Dîninde bilmem kâfiriñ uşşâka görünmek günâh
Müjgânları olmuş siyâh âşıklarıñ hâli
Olmuş siyâh-ender-siyâh âh ol Frengî tâze âh
1Sevgili her yerini örter; amacı eziyettir;
2bilmem, onun dininde âşıklara görünmek günah mı?
3Kirpikleri siyah olmuş, âşıkların hâli perişan;
4baştan başa siyah olmuş o genç Frenk, ah!
Sevgilinin bedenini örtmesi konuşucu tarafından cefa gibi algılanır ve farklı din hakkında polemikçi bir soru doğurur. Görünme hakkını âşığa mal eden bu tavır, şiirin dönemsel ve dışlayıcı söyleminin parçasıdır.
- 4
Şemsiyyede ol mâh-veş gûyâ bulut içre güneş
Fâzıl gibi hep nâle-keş eyler yolında âh u vâh
Müjgânları olmuş siyâh âşıklarıñ hâli
Olmuş siyâh-ender-siyâh âh ol Frengî tâze âh
1Şemsiyenin altındaki ay yüzlü, bulut içindeki güneş gibidir;
2yolunda Fâzıl gibi herkesi âh edip inletir.
3Kirpikleri siyah olmuş, âşıkların hâli perişan;
4baştan başa siyah olmuş o genç Frenk, ah!
Şemsiye bulut, altındaki yüz güneş olur; örtü ışığı tamamen gizleyemez. Fâzıl dâhil yol üzerindeki herkesin inlemesi, bireysel hayranlığı kayık çevresindeki toplu etkiye genişletir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.093eb627-58cb-4491-b014-6db560254022:s25-pdf981. Şarkı 25, basılı s.965/PDF 981; AVESIS sayfası CC BY 4.0 lisansı gösterir. Basılı sayfada kalıp ‘Mef'ûlü Mef'ûlü Mef'ûlü Mef'ûlün’ diye verilir; bu dizi on iki hece isterken on altı dizenin onu 16, altısı 15 hece sesi taşır. Nakarat ‘Olmuş siyâh-ender-siyâh’ Müstef'ilün Müstef'ilün okunabilse de açılış dizesi bu dizilişi sürdürmez.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Niŝār eyledi şāh-ı cihān āfāķaEnderunlu Fâzıl · Kıta→
Şemsiyeli kayık yolcusu “siyah ışık” karşıtlığıyla tanıtılır; ay yüzünü inleyen âşıklardan gizler. Nakarat siyah kirpiklerle âşıkların perişan hâlini tekrar tekrar birbirine bağlar.