Güneş Yüzüne Tutkunum İbrahim
Söyleyen İbrahim’in güneş yüzüne yöneldiği için onun meclisine katıldığını bildirir; temiz bir gönülle yaklaşmak ister fakat çare bulacak aklı olmadığını söyler. Şiddetli bir yanış içinde Tanrı’nın adlarını anar, derdini kalbinde saklar ve gece gündüz ağlar. Mahlaslı bölümde Ömer güzellik bahçesinden küçük bir pay ister; sevgilinin ilacı bulacağına inanır ve onun sefasına gönüllü olduğunu yineler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sen cemâli afitâba mâilim İbrâhimim
Ol sebebden meclisinde dâhilim İbrâhimim
1Senin güneş gibi yüzüne tutkunum, İbrahim’im;
2Bu yüzden meclisine katılmış bulunuyorum.
- 2
olmak murâdım sen melek sîmâ ile
Çâresin bulmaklığa yok âkilim İbrâhimim
1Melek yüzün karşısında gönlümü arıtmak istiyorum;
2Buna çare bulacak bir aklım yok, İbrahim’im.
Melek yüz karşısında sineyi saflaştırma arzusu ilişkiye temiz niyetle yaklaşmayı anlatır. Buna karşılık aklın çare bulamaması, zihinsel yetinin aşkın etkisini yönetemediğini ve söyleyenin kendi çözüm gücünü yitirdiğini gösterir.
- 3
Bir şedid ihrâka düştüm sen şehâ sultân içün
Bin bir ismi edindim bir gece mihmân içün
1Ey şah ve sultan, senin için şiddetli bir yanışa düştüm;
2Bir gecelik misafirlik için bin bir adı dua edindim.
Şiddetli yanış, sevgili uğruna girilen ruhsal ve bedensel sıkıntıdır; bin bir adı vird edinmek bu ateşe karşı duaya sığınmaktır. Bir gecelik misafirlik isteği küçük görünse de bütün kutsal adların anılmasını gerektirecek kadar büyütülür.
- 4
Komadın elden bu nâzı zerrece ihsân içün
Ettiğin şîveye hakka kailim İbrâhimim
1Küçük bir iyilik uğruna bile bu nazı elden bırakmadın;
2Yaptığın cilveyi gerçekten kabul ediyorum, İbrahim’im.
Sevgilinin en küçük ihsan için bile nazından vazgeçmemesi, lütfun kolay verilmediğini belirtir. Söyleyen bu cilveyi itirazla reddetmez; hakkıyla kabul ettiğini söyleyerek güç ilişkisindeki sabırlı ve teslim olmuş yerini korur.
- 5
Hâlimi arzetmeğe ben eyledim terk-i edeb
Her ne derdim var ise setreyledim kalbimde hep
1Hâlimi anlatırken edep sınırını aştım;
2Bütün dertlerimi yine de kalbimde gizledim.
Hâli açıklamak edep sınırını aşma kaygısı doğurur, fakat açıklama tamamlanmış değildir; dertlerin çoğu hâlâ kalpte saklanır. Birim, konuşma ihtiyacıyla mahrem acıyı örtme iradesinin aynı anda sürdüğünü gösterir.
- 6
Zâr ü sergerdânın oldum ağlarım her rûz ü şeb
Aşkına bel bağlamış bir sâilim İbrâhimim
1İnleyen ve başı dönmüş tutkunun oldum, gece gündüz ağlarım;
2Aşkına bel bağlamış bir dilenciyim, İbrahim’im.
Zar, şaşkınlık ve gece gündüz ağlayış söyleyenin artık İbrahim’in sürekli tutsağı olduğunu bildirir. Kendini aşk yoluna bel bağlamış dilenci sayması, istenen lütfu hak değil sevgiliden beklenecek bağış olarak konumlandırır.
- 7
Bâğ-ı hüsnünden Ömer diledi cüz’îce
Sen bulursun sevdiğim bu derd ü efkâra ilâç
1Ömer senin güzellik bahçenden küçük bir pay istedi;
2Sevgilim, bu dert ve düşüncelerin ilacını sen bulursun.
Mahlaslı Ömer güzellik bahçesinden yalnız küçük bir pay istediğini söyleyerek talebini alçakgönüllü gösterir. Dert ve düşüncenin ilacını yine sevgilide bulması, aşkı doğuran yüzü aynı zamanda tek şifa makamı yapar.
- 8
Câbecâ fursat bulup ol yâra eyler
Bu kadar olsun safâna mâilim İbrâhimim
1Yer yer fırsat bulup o sevgiliyle uyuşur;
2Bu kadarı yeter; senin sevincine gönüllüyüm, İbrahim’im.
İlk dizedeki yer yer fırsat ve sevgiliyle imtizaç ilişkisi kapalı olduğundan modern aktarım yeni bir olay kurmaz. Son dize Ömer’in kendi çıkarından çok İbrahim’in sefasına razı olduğunu bildirerek bağlılığı huzur dileğiyle tamamlar.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 basılı No. 408 gövdesindeki görünür Ömer veya Âşık Ömer mahlası ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 408, PDF 322; 8 beyit/16 dize. 0 kaynak aparat notu kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sen de bir gün ben gibi âşık olasın sevdiğimÂşık Ömer · Gazel→
İbrahim’in yüzü güneşe benzetilir; bu parlaklığa yönelmek onun meclisine girmenin açık sebebi yapılır. Söyleyen yalnız uzaktan bakan bir hayran değil aynı çevreye dâhil olmuş, buna rağmen bağlılığını yeniden ilan eden kişidir.