DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Sen de Bir Gün Ben Gibi Âşık Olasın Sevdiğim
Gazel · 17. yüzyıl

Sen de Bir Gün Ben Gibi Âşık Olasın Sevdiğim

Ömer, kendisine cefa eden sevgilinin bir gün aynı aşk acısını yaşamasını diler; solma, yara, rakibe minnet ve sonunda kayıp âşığı arama imgeleri cezayı karşılıklılık üzerine kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sen de bir gün ben gibi âşık olasın sevdiğim

    Hep bana ettiklerin yer yer bulasın sevdiğim

    1Sen de bir gün benim gibi âşık olasın, sevdiğim;

    2Bana yaptıklarının hepsini birer birer bulasın, sevdiğim.

    İlk dilek, sevgilinin de aynı aşka düşmesini ister; bedduanın ölçüsü rastgele zarar değil, yapılanların tek tek geri dönmesidir. Adalet, acının eşit deneyiminde aranır.

  2. 2

    Gülsitân-ı hüsnüne bâd-i hazâna uğradup

    Bir açılmış gül gibi âhır solasın sevdiğim

    1Güzellik gül bahçene sonbahar rüzgârı uğrasın;

    2Sonunda açılmış bir gül gibi solasın, sevdiğim.

    Güzellik bahçesine sonbahar rüzgârı uğraması, geçici üstünlüğü mevsimle sınırlar. Açılmış gülün solması, sevgilinin bugünkü çekiciliğini gelecekteki kayba bağlar.

  3. 3

    Uyma ağyâra anınla bir yere gitme deyu

    Âşıkın varken rakîbin ahdini gütme deyu

    1“Rakibe uyma, onunla bir yere gitme,” diye;

    2“Âşığın varken rakibin sözüne uyma,” diye;

    Rakibe uymama ve onun sözünü tutmama öğütleri, anlatıcının daha önce dinlenmeyen uyarılarını tersine çevirir; sevgilinin bir gün aynı kıskanç sözleri söylemesi beklenir.

  4. 4

    Cânıma kâretti lûtf et bana cevretme deyu

    Sevdiğim mehpâreye minnet kılasın sevdiğim

    1“Canıma işledi, lütfet, bana eziyet etme,” diye

    2Sevdiğin ay parçasına yalvarasın, sevdiğim.

    Canına işleyen eziyeti durdurmak için ay yüzlü sevgiliye yalvarma sahnesi, bugünkü âşığın konumunu gelecekte sevgiliye verir; beddua empatiyi zorla kuran bir rol değişimidir.

  5. 5

    Her yerin dâğ ile yaksun sîne-i pür yârenin

    Sen birinden zâr iken ol binin açsun yârenin

    1Yara dolu göğsünün her yeri dağlanıp yansın;

    2Sen biri için inlerken o, bin yaranı daha açsın.

    Göğsün dağlanması ve bir yara için inlerken bin yaranın açılması, cezanın katlanarak büyümesini ister. Bedensel imge, kalp kırıklığını görünür izlerle geri verir.

  6. 6

    Âh edüp her dem elinden ol gözü sahhârenin

    Bunca derd-i aşk u mihnetle dolasın sevdiğim

    1O büyüleyici gözlünün elinden her an ah edip

    2Bunca aşk derdi ve sıkıntıyla dolaşasın, sevdiğim.

    Büyüleyici gözlünün elinden sürekli ah etmek, sevgilinin bugünkü kayıtsızlığını gelecekte çaresiz dolaşmaya dönüştürür; aşk derdi kişinin bütün hareketine eşlik eder.

  7. 7

    Kimse hiç mâni’ değildir var safâ eyle safâ

    Kimler öğretti sana kim sen cefâ eyle bana

    1Kimse sana engel değil; git, dilediğince eğlen.

    2Kim öğretti sana, bana sürekli eziyet etmeyi?

    “Git, eğlen” sözü görünüşte izin verirken sert bir ironi taşır. Hemen gelen “kim öğretti?” sorusu, sevgilinin eziyetini doğal huy değil sonradan edinilmiş yanlış davranış sayar.

  8. 8

    Yâ cefâdan fâriğ ol gel yâ vefâ eyle dilâ

    Yâ sana ben mi dedim gönlüm alasın sevdiğim

    1Ya eziyetten vazgeçip gel ya da vefa göster, ey gönül;

    2Ben mi sana “gönlümü al” dedim, sevdiğim?

    İki seçenek sunulur: cefayı bırakıp dönmek ya da vefa göstermek. “Gönlümü al dedim mi?” sorusu, başlatılan bağın sorumluluğunu sevgilinin kendi davranışına yükler.

  9. 9

    Diyesin hayfâ yazıklar bulmadım ol serveri

    Âşık-ı sâdık verirdi uğruna cân ü seri

    1“Eyvah, yazık; o yüce sevgiliyi bulamadım,” diyesin;

    2O sadık âşık uğruna canını ve başını verirdi.

    Gelecekte söylenecek “bulamadım” yakınması, kaybın değerini çok geç fark etmeyi anlatır; sadık âşığın can ve baş verecek oluşu, kaçırılan bağlılığın ölçüsüdür.

  10. 10

    Âşıkım kande deyu bir vakt ola kim Ömer’i

    Arayasın bulmayup âciz kalasın sevdiğim

    1Bir gün “Âşığım nerede?” diye Ömer’i

    2Arayıp bulamayarak çaresiz kalasın, sevdiğim.

    Mahlaslı son beddua, sevgilinin Ömer’i arayıp bulamamasını ister. Şiir boyunca dağıtılan acı, sonunda yokluğun geri çevrilemezliği ve gecikmiş pişmanlıkla tamamlanır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 400; gövdede görünür Ömer mahlası doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 400; PDF 316–317; 10 birim/20 dize. Görünür Ömer mahlası ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSen gidelden hiç bilir misin ki cânân oldu gelÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

bâd-i hazân

Sonbahar rüzgârı.

mehpâre

Ay parçası gibi güzel.

pür-yâre

Yara dolu.

fâriğ olmak

Vazgeçmek, el çekmek.

server

Önder, üstün kişi.

minnet kılmak

Yalvarıp bir iyiliği istemek.