Sen kılmadugun derdüme dermânı unıtma
Her beyit “unıtma” buyruğuyla bitiyor. Şair sevgiliden bir şey istemiyor, yalnız hatırlamasını istiyor — ve hatırlatılacak şeyler hep kendi kayıpları.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sen kılmadugun derdüme dermânı unıtma
Ben hasret ile virdügüm ol cânı unıtma
1Derdime yapmadığın o çareyi unutma;
2hasretle verdiğim o canı unutma.
- 2
Kanlu yaşum irdükçe revânlar idüben âh
Çâk itdügüm ey dost girîbanı unıtma
1Kanlı gözyaşım akıp giderken ah ederek,
2ey dost, yırttığım yakayı unutma.
Kanlı gözyaşı akıp giderken konuşan ah eder ve yırttığı yakayı sevgiliye hatırlatır. ‘Revânlar’ biçimi ayrıca çoğul ırmaklar diye kesinleştirilmez; yorum akış ile yasın bedensel işaretini aynı beyitte tutar.
- 3
Dil-berler ile sen güle gezdükçe habîbüm
Hicründe olan dîdesi giryânı unıtma
1Sevgilim, sen güzellerle gülerek gezdikçe
2ayrılığında gözü ağlayan kişiyi unutma.
Karşıtlık kurulmuş: bir tarafta gülerek gezme, diğerinde ağlayan göz. “Habîbüm” hitabı sitemin içinde bir sevgi de taşıyor; kırgınlık kopuş değil.
- 4
Lutfunla ‘imâret kılıcak müdde‘î gönlin
Cevrünle yıkılmış dil-i vîrânı unıtma
1Lütfunla iddiacının gönlünü onarırken
2eziyetinle yıkılmış viran gönlü unutma.
İmar ve yıkım aynı beyitte. Sevgili rakibin gönlünü tamir ediyor, şairinkini yıkmış — ve şair tazmin istemiyor, sadece kaydın tutulmasını istiyor.
- 5
Kıldukça hamâ‘il kolını boynuna
Zülfün gibi ben gönli perîşânı unıtma
1Rakipler kollarını boynuna muska gibi doladıkça
2saçın gibi darmadağın olan bu gönlü unutma.
En somut kıskançlık sahnesi: başkalarının kolu sevgilinin boynunda. “Hamâil” yani boyna takılan muska; sarılma bir tılsıma benzetiliyor.
- 6
Bir kerre kadem basmaga cânâ yüzüm üzre
‘Ahd etmiş idün gel berü peymânı unıtma
1Ey can, bir kez yüzüme ayak basmaya
2söz vermiştin; gel beri, sözünü unutma.
Verilmiş bir söz hatırlatılıyor ve istenen şey son derece küçük: bir kez basmak. Alçalmanın bu kadar açık istenmesi, âşıklığın bu gelenekteki uç noktası.
- 7
Bin yıl ki felek devr ide ‘âşık sana cânâ
Getürmeye bir Mihrî gibi anı unıtma
1Ey can, felek bin yıl dönse de sana
2Mihrî gibi bir âşık getirmez; onu unutma.
Mahlas beytinde ton değişiyor: sitem yerini bir öz-değerlendirmeye bırakıyor. Yedi beyittir hatırlanmayı isteyen ses, sonunda hatırlanmaya değer olduğunu söylüyor — ve bunu bin yıllık bir ölçekle söylüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142312 numaralı sürüm esas alındı. Kaynaktaki çeviriyazı işaretleri okunabilirlik için sadeleştirildi (ñ → n, ā/ī/ū → â/î/û); ayın işareti arşivin usulüne uyularak ‘ olarak korundu. Dize düzeni ve sözcükler değiştirilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif bir buyruk: unutma. Ama istenen şey iyileştirmek değil, yapmadığını hatırlamak. İlk beyit hem bir sitem hem bir ders veriyor — ihmalin de bir kaydı var.