Sende Şâd İder Hudâ Mü’minleri
Fahrî, Ramazan'ı rahmet kapılarının açıldığı ve müminlerin sevindiği ay olarak merhaba nakaratıyla karşılar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sende şâd ider Hudâ mü’minleri
Merhabâ ey merhabâ
Sende ‘afv ider Hudâ müznibleri
Merhabâ ey şehr-i rahmet merhabâ
1Allah sende müminleri sevindirir;
2merhaba ey rahmet ayı, merhaba.
3Allah sende günahkârları bağışlar;
4merhaba ey rahmet ayı, merhaba.
- 2
Kim duhûluñla olursa şâd-mân
Lutf-ı Hakka mazhar olur bî-gümân
Şübhesiz cennet olur aña mekân
Merhabâ ey merhabâ
1Senin gelişinle sevinen kişi
2kuşkusuz Hakk'ın lütfuna erişir.
3Cennet onun mekânı olur;
4merhaba ey rahmet ayı, merhaba.
İkinci bent ayın gelişini bir kapı gibi kurar: “duhûl” ile sevinen kişi lütfa erişir. Şart cümlesi bir mekân vaadiyle tamamlanır, sevinç doğrudan bir yere yerleşme sözüne dönüşür ve nakarat bu vaadin ardından ayı yeniden karşılar.
- 3
Sende olur ebvâb-ı cehîm
Sende olur ebvâb-ı na‘îm
Sende mü’minler ider zevk u ‘azîm
Merhabâ ey merhabâ
1Sende cehennemin kapıları kapanır;
2sende nimet kapıları açılır.
3Sende müminler büyük sevinç yaşar;
4merhaba ey rahmet ayı, merhaba.
Üçüncü bent kapı imgesini açıkça söyler: bir kapı kümesi kapanırken öteki açılır. “Mağlûk” ve “meftûh” karşıtlığı ayı iki yönlü bir eşiğe çevirir; üçüncü dizedeki büyük sevinç, kapanan ve açılan kapılar arasındaki insanın payıdır.
- 4
Sende olana rahmet olur
Hem huzûr-ı Hakda ol ‘izzet bulur
Dünye vü ‘ukbâda ol devlet bulur
Merhabâ ey şehr-i rahmet merhabâ
1Sende oruç tutana rahmet erişir;
2o, Hakk'ın huzurunda değer bulur.
3Dünya ve ahirette mutluluk bulur;
4merhaba ey rahmet ayı, merhaba.
Dördüncü bent karşılamayı bir eyleme bağlar: oruç tutan kişi anılır. Rahmet, huzurda değer görmek ve iki dünyada mutluluk olarak üçe ayrılır; ayın armağanı böylece hem manevi hem gündelik bir karşılık kazanır.
- 5
Mü’minîn mü’minâta lutf idüp
Fahrî-i nâçîze dahi lutf idüp
Kıl şefâ‘at cümlemize lutf idüp
Merhabâ ey şehr-i rahmet merhabâ
1Mümin erkek ve kadınlara lütfedip
2değersiz Fahrî'ye de lütfedip
3hepimize şefaat eyle;
4merhaba ey rahmet ayı, merhaba.
Son bent duayı bir sıraya koyar: önce mümin erkekler ve kadınlar, sonra “nâçîz” diye anılan Fahrî, en sonda “cümlemize”. Şairin kendini araya sıkıştırması, kişisel isteğin topluluk duasından koparılmadığını gösterir.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf86-87-printed77-78-n9. 9 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 20 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Tâ dil vir elden sünbüle Sünbülîler dirler bizeMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
İlk bent iki paralel cümleyi yan yana koyar: aynı ayda müminler sevindirilir, günahkârlar bağışlanır. Nakaratın “mâh” ile “şehr” arasında gidip gelmesi aynı şeyi iki ayrı sözcükle söyler; selamlama yinelenerek törensel bir sese dönüşür.