Senüñ Sûz-ı Gamuñ Vârı Yoğı Âteşlere Saldı
Sevgilinin gamını her şeyi yakan bir ateş gibi kuran kıt‘a, aşk suçlamasını ve sonsuz dertte kimin kaldığını iki keskin soruyla tartışır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Senüñ sûz-ı gamuñ âteşlere saldı
Nedür bu birin mi kalmışdur
1Senin gamının yakıcılığı varı yoğu ateşe attı.
2Bu aşırı yanış nedir; yalnız biri mi kalmıştır?
- 2
Birin dâhi seversem sevdigim var mı benim cürmüm
Bu derd-i bî-tenâhîde benimle sen mi kalmışdur
1Birini daha seversem, sevdiğim, benim suçum mu var?
2Bu sonsuz dertte benimle yalnız sen mi kaldın?
İkinci beyit iki soruyu üst üste bindirir ve ikisi de retoriktir. Önce başkasını sevmenin suç sayılıp sayılmayacağı sorulur; “cürm” sözcüğü ilişkiyi bir yargılama sahnesine taşır. Ardından soru yön değiştirip sevgiliye döner: “derd-i bî-tenâhî”de yanında kalan tek kişi o mudur? Sitem ile yalnızlık aynı cümlede tutulur.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:k21-pdf339-printed332. Elbir neşrinde K21, basılı s. 332/PDF 339; dört dize, basılı ölçü adı ve Dîger-21 numarası, iki beyit ve sonraki Dîger başlığı ile tam sınır görselden sabittir. AVESIS profilindeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Lâ-büd ricâl-i zâlim-i hunhâr-ı hor olurKânî · Kıt‘a→
Açılış gamı ateşe çevirir ve yakıcılığın kapsamını “vârı yoğı” deyimiyle sınırsız yapar: yanan şey tek bir varlık değil, olan ve olmayan her şeydir. İkinci dize bu aşırılığı sorguya alır; “fart-ı sûziş” yanışın ölçüyü aşmış hâlidir ve geriye kimin ya da neyin kaldığı sorulur.