DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ser Fedâ Zülfüne Der İmiş Rakîb
Koşma · 17. yüzyıl

Ser Fedâ Zülfüne Der İmiş Rakîb

Şair, rakibin sevgilinin zülfüne can feda etme iddiasını sorgular ve her bentte güzellik unsurlarının suçunu sorar. Gonca ağız, gerdan, kaş ve göz âşığın kanlı gözyaşına bağlanırken kıskançlık ironik bir mahkeme diline dönüşür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ser fedâ zülfüne der imiş

    Senin gerdanına yaraşmaz mı ip

    1Rakip, “Başım saçlarına feda olsun” dermiş.

    2İp senin boynuna daha çok yakışmaz mı?

    Rakip sevgilinin saçına başını feda edeceğini söyler; şair ise ipin onun boynuna daha çok yakışacağını ima eder. Aşk iddiası, rakibe yöneltilen alaycı bir idam tehdidine çevrilir.

  2. 2

    Canlar veren âşıkının cürmü ne

    Bu kâkül-i perişanın cürmü ne

    1Uğrunda can veren âşığın suçu nedir?

    2Bu dağınık saçların suçu nedir?

    Can veren gerçek âşığın ve dağınık kâkülün suçu sorulur. İnsanla saç tutamını aynı mahkemede buluşturan soru, sevgilinin ilgisizliğini hem masum âşığa hem güzelliğin kendisine haksızlık sayar.

  3. 3

    Lâ’lin nutka gelip tebessüm etmez

    Niçün şivelerle etmez

    1Yakut dudağın konuşup da gülümsemiyor.

    2Neden cilveli sözlerle konuşmuyor?

    Yakut dudak konuşup gülümsemez, nazlı edalarla söz söylemez. Sessizlik, sevgilinin güzelliğini eksiltmez; fakat âşık için en küçük karşılık ihtimalini bile kapatan soğuk bir mesafeye dönüşür.

  4. 4

    Hâtır-ı uşşâka terahhum etmez

    Söyle bana ol goncanın cürmü ne

    1Âşıkların gönlüne acımıyor.

    2Söyle bana, o gonca ağzın suçu nedir?

    Sevgili âşıkların gönlüne acımaz; şair goncanın ne suçu olduğunu sorar. Kapalı ağız gonca imgesine bürünürken suskunluk, güzelliğin iradesiz bir niteliğiymiş gibi sorgulanır.

  5. 5

    Canım niçün el sözüne uyarsın

    Ne suç ettim hâtırımı yıkarsın

    1Canım, neden başkalarının sözüne uyuyorsun?

    2Ne suç işledim de gönlümü yıkıyorsun?

    Şair sevgiliye başkalarının sözüne neden uyduğunu ve kendi hatırını niçin yıktığını sorar. Yakın ilişkinin bozulması, dış etkiye açık oluşla ve açıklanmayan bir suçlamayla daha yaralayıcı hâle gelir.

  6. 6

    Vücûdum şehrini oda yakarsın

    Hiç demezsin bu gedânın cürmü ne

    1Bedenimin şehrini ateşe veriyorsun.

    2Ama bu yoksul âşığın suçunu hiç sormuyorsun.

    Sevgili âşığın beden şehrini ateşe verir, fakat bu yoksulun suçunu hiç sormaz. Aşk acısı bütün varlığı yakan bir kuşatma olurken adalet talebi cevapsız bir soru biçiminde sürer.

  7. 7

    Mülket-i hüsnünde fitne çoğalmış

    Hâl-i hindûlerin araya almış

    1Güzellik ülkende kargaşa çoğalmış.

    2Siyah benlerin ortalığı kaplamış.

    Güzellik ülkesinde fitne çoğalmış, siyah benler ortalığı çevirmiştir. Yüz ayrıntıları siyasi karışıklığın aktörlerine dönüşerek sevgilinin çehresini tehlikeli ve çekici bir memleket gibi kurar.

  8. 8

    Aşıkların işi Mevlâ’ya kalmış

    Feryâd eder ak gerdanın cürmü ne

    1Âşıkların işi artık Mevlâ’ya kalmış.

    2Ak gerdan feryat eder: “Benim suçum ne?”

    Âşıkların işi Mevlâ’ya kalmıştır; beyaz gerdanın suçu feryatla sorulur. Sevgilinin bedeni hem zulmün kaynağı hem de kendi güzelliğinden dolayı itham edilemeyecek masum nesne olarak görünür.

  9. 9

    Ey Ömer nazarın kaş ile gözde

    Badeler işlerken derûnumuzda

    1Ey Ömer, gözün kaşla göze takılı kalmış.

    2İçimizde aşk şarabı etkisini gösterirken

    Ömer’in bakışı kaşla gözde kalırken gönlün içinde şaraplar iş görür. Dışarıdaki güzellik seyri, içeride sarhoşluk üreten ve düşünceyi değiştiren gizli bir meclise dönüşür.

  10. 10

    Bir hokka dehenle bir şîrîn sözde

    Dîdemizden akan kanın cürmü ne

    1hokka gibi bir ağızdan çıkan tatlı bir söz için

    2gözlerimizden akan kanın suçu nedir?

    Küçük ağızdan çıkan tatlı söz yüzünden gözlerden kan akmasının suçu sorgulanır. Haz veren söyleyişle ağır bedensel acı arasındaki ölçüsüz sonuç, aşkın mantığa sığmayan adaletini gösterir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 40; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 40; PDF 130; 10 birim/20 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSînem Üzre Adedi Yok Dağların
Sînem üzre adedi yok dağların
Âşık Ömer · Koşma

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

rakîb

rakip

gedâ

yoksul

uşşak

Âşıklar.

lâ’l

dudak

zülfü

saçı

tekellüm

konuşma, söyleyiş