DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Sînem Üzre Adedi Yok Dağların
Koşma · 17. yüzyıl

Sînem Üzre Adedi Yok Dağların

Göğüsteki sayısız dağ yarası, gurbet ve sevgili hasretiyle büyür. Mezarın yol üstünde olmasını isteyen âşık, gelip geçenlerden merhamet bekler; elif gibi boyunun bükülmesi, aşkın bedende bıraktığı kalıcı izi tamamlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    üzre adedi yok dağların

    Çarh-ı felek saldın bulam dağların

    1Göğsümde sayısız aşk yarası vardır.

    2Feleğin çarkı üzerime dağ üstüne dağ yığdı.

    Göğüste sayısız yara dağı vardır; feleğin çarkı şairi yine dağların arasına savurur. Bedendeki izlerle dış coğrafya üst üste gelir ve acı, kaçılacak yer bırakmayan geniş bir araziye dönüşür.

  2. 2

    Yâr elinden yârelidir bu

    Boranına dumanına pûsine

    1Bu göğüs sevgilinin eliyle yaralandı.

    2Onun boranına, dumanına ve pusuna tutuldu.

    Sine sevgilinin eliyle yaralanmıştır; boran, duman ve pus da bu yaralı alanı kuşatır. İç acının üstüne çöken hava, görüşü ve nefesi daraltarak ayrılık duygusunu ağırlaştırır.

  3. 3

    Gurbette mekânım oldu yâd eller

    Şimdi yârin ellerini yâd eller

    1Gurbette yabancı ülkeler bana mekân oldu.

    2Şimdi sevgilinin elleri yabancı ellerdedir.

    Gurbette yabancı eller mekân olmuştur; şair şimdi sevgilinin ellerini de uzaktan anar. “El” kelimesinin iki anlamı, yabancı diyarla özlenen temas arasında dokunaklı bir geçiş kurar.

  4. 4

    Zemmedüben nite gerek yad eller

    Ben ermedim ayağının busine

    1Yabancı elleri nasıl kötüleyeyim?

    2Ben sevgilinin ayağını öpmeye bile erişemedim.

    Yabancıların nasıl kötülenmesi gerektiği sorulur; çünkü şair sevgilinin ayağını öpme muradına erişememiştir. Gurbet öfkesi, aslında kavuşamamanın ve hizmet gösterememenin kişisel acısından beslenir.

  5. 5

    Gönül can rahşıdır akıl oyandır

    Bana sun şerbet-i lâ’îin uyandır

    1Gönül canın atıdır; ey akıl, uyan.

    2Bana o yakut renkli dudaktan bir şerbet sun da uyanayım.

    Gönül canın atı, akıl ise onu uyandıran güçtür; şair yakut renkli şerbet ister. Hareket, bilinç ve içecek imgeleri, uyuşmuş ruhu yeniden ayağa kaldıracak bir canlılık arayışında birleşir.

  6. 6

    Devâdır kim dizginine uyandır

    Tâ sînesin derûnuma bu

    1Dizginine uyan kişi için bu şerbet devadır.

    2Basılı “tâ sînesin derûnuma bu sîne” parçasında iki “sîne”nin sözdizimsel bağı kesinleşmiyor.

    Dizgine uyandıran şeyin deva olduğu söylenir; sine iç dünyanın derinliğine kadar uzanır. At benzetmesi, duygunun başıboş koşmasını değil, iyileştirici bir yönlendirmeyle düzene girmesini bekler.

  7. 7

    Kulağıma ses çalındı geçenler

    Kabrimi yol üzere salın geçenler

    1Geçenlerden kulağıma bir ses ulaştı.

    2Ey yolcular, mezarımı yol üzerine yapın.

    Kulağa geçenlerin sesi gelir; şair kabrinin yol üzerine yapılmasını ister. Ölümden sonra bile insan hareketinin yakınında kalma arzusu, unutulmama isteğini sıradan yolculara emanet eder.

  8. 8

    Kani noldu bizden geçenler

    Şefkat ile nazar etsin bu

    1Bizden önce geçenler nerede, ne oldu?

    2Geçenler bu göğse şefkatle baksın.

    “Bizden önce geçenler nerede?” sorusu faniliği hatırlatır; yoldan geçenlerin bu sineye şefkatle bakması dilenir. Mezar, geçmişlerle gelecek yolcuları merhamet bakışında buluşturan bir durak olur.

  9. 9

    Ömer dîvâneyim aklım yitirdim

    Elif kaddim bu gün kafa yetirdim

    1Ömer, deliye döndüm ve aklımı yitirdim.

    2Elif gibi düz boyum bugün kaf harfi gibi büküldü.

    Ömer aklını yitirmiş bir divanedir; elif gibi düz boyu bugün kaf harfi kadar bükülmüştür. Harf biçimleri, aşkın bedende yarattığı çöküşü yazının gözle görülür çizgilerine dönüştürür.

  10. 10

    köşesinde hasta yatırdım

    Ayın şını irgörünce bu

    1Sıkıntı köşesinde hasta yatıyorum.

    2Basılı “ayın şını irgörünce bu sîne” parçasında harflerle “bu sîne” arasındaki yüklem bağı kesinleşmiyor.

    Şair mihnet köşesinde hasta yatarken ayın ve şın harflerinin bu sineye ulaştırılmasını ister. Harflerle kurulan gizli sevgili adı, yaranın tek devasını açıkça söylemeden işaret eder.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 37; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 37; PDF 129; 10 birim/20 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSözümden Mahabbet Remzini Alıp
Sözümden mahabbet remzini alıp
Âşık Ömer · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mihnet

sıkıntı

sîne

göğüs

Evvel

Önce

sînem

göğsüm

derûn

derûnum

içim

pûs

Pus, sis.

zemmetmek

Kötülemek, yermek.