Gönlüm seni, gece saçlı güzeli sevdi
Şair gece kadar kara saçlı sevgiliyi severek başına kavga aldığını, yeniden derde düşüp Tanrı’ya seslendiğini anlatır. Siyah gözlerin önce aklını aldığını, ardından naz ve kayıtsızlığın geldiğini söyler. Ay yüz, peri görünüş ve imalı bakışlar âşığı öldürecek güçtedir; Ömer kapanışta aşkın hüznünü, Mecnunluğu ve sevgilinin ıssız eşiğine yaslanma arzusunu dile getirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sevdi gönlüm sen saçı şübhen olmasın
Satun aldım başıma gavgayı şübhen olmasın
1Gönlüm seni, gece kadar kara saçlı güzeli sevdi; kuşkun olmasın.
2Başımın üstüne kavgayı satın aldım; kuşkun olmasın.
- 2
Kendj hâlimde gezerken uğradım derde yine
Çağırırım Hazret-i şübhen olmasın
1Kendi hâlimde gezerken yine derde uğradım.
2Hazret-i Mevla’ya sesleniyorum; kuşkun olmasın.
Kendi hâlinde yürüyen kişi yeniden derde rastlar ve doğrudan Mevla’ya seslenir. Aşk acısı, gündelik hayatın beklenmedik kesintisinden yardım istenen manevi bir sınava dönüşür.
- 3
Kokmaz isen her seher sen alasın aklım benim
Mâil olduğum mu sana cürm ü günâhım benim
1Her sabah kokunu duymazsam aklımı sen alırsın.
2Sana gönül vermiş olmam benim suçum ve günahım mı?
Sevgilinin kokusundan yoksun bir sabah aklın elden gitmesine yeter. Ardından gelen suç sorusu, âşığın yalnızca gönül verdiği için cezalandırılmasının adaletini sorgular.
- 4
Evveli aklımı aldın benim
Sonra ettin nâz ü şübhen olmasun
1Ey siyah gözlüm, önce aklımı aldın.
2Sonra naz ve kayıtsızlık gösterdin; kuşkun olmasın.
Siyah göz önce aklı alır, sonra naz ve istiğna gelir; güzelliğin etkisini bilinçli uzaklık izler. Âşık böylece hem çekimin hem sevgilinin kendini erişilmez kılmasının yükünü taşır.
- 5
Mah yüyüne sâye salmış dilrübâ tek kaşları
Sûretâ insandır ammâ bir perî rû başları
1Gönül çelen tek kaşların ay yüzüne gölge düşürmüş.
2Görünüşte insandır ama başları peri yüzlüdür.
Tek kaş ay yüzün üzerine ince bir gölge bırakırken sevgilinin görünüşü insan ile peri arasında kalır. Şair bedeni gerçek dünyada görür, fakat güzelliğin niteliğini olağan insan ölçüsüne sığdıramaz.
- 6
Gâhice gözler süzüp hem bakışları
Öldürür ben şübhen olmasun
1Bazen göz süzüp imayla bakışları
2Ben çılgın âşığı öldürür; kuşkun olmasın.
Göz süzme ve imalı bakış, açık söz söylemeden âşığı öldürecek bir iletişim kurar. Çılgın âşık üzerindeki hüküm, sevgilinin küçük bir yüz hareketinin bile ölümcül sayılmasıyla büyür.
- 7
Der ki Ömer hiç güler mi aşkıle mahzûn olan
Niçe tâkat getürür dîdârına meftûn olan
1Ömer der ki: Aşkla hüzünlenen kişi hiç güler mi?
2Yüzüne tutulan kişi buna nasıl dayanabilir?
Mahlas beytindeki soru, aşk yüzünden mahzun kişinin gülmesini imkânsız görür. Yüze tutulmak, seyir zevki vermekten çok âşığın dayanma gücünü tüketen sürekli bir bağlılıktır.
- 8
Düşmesün sevdâlara bencileyin Mecnûn olan
Yasdanurdum eşiğin tenhâyı şübhen olmasun
1Benim gibi Mecnun olan kişi sevdalara düşmesin.
2Issız eşiğine yaslanırdım; kuşkun olmasın.
Mecnun’a benzeyenlere sevdaya düşmeme uyarısı, Ömer’in kendi deneyiminden çıkan acı öğüttür. Buna rağmen ıssız eşikte yaslanma isteği, uzak durma sözünün kavuşma arzusunu silemediğini gösterir.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 13. dize “Der ki Ömer hiç güler mi aşkıle mahzûn olan”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 499 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sevdiğim bigânedir bigânelerle söyleşürÂşık Ömer · Şiir→
Geceye benzetilen kara saç, gönlün seçtiği sevgiliyi ilk dizede belirler. Bu sevginin başa satın alınmış bir kavga sayılması, âşığın sonucunu bilerek tehlikeyi kabul ettiğini gösterir.