Sevdiğim bana yabancı, yabancılarla konuşuyor
Sevgili âşığa yabancı davranıp sarhoş gözleriyle başkalarına yönelir. İnci diş, kimya hokkası ağız, ok kirpik ve tuğra kaş gibi ayrıntılar onun görkemini savaşçı bir kudrete taşır. Gönüller ordusu bu güzelliği tavaf ederken sevgili meyhanenin hafızı gibi konuşur; Ömer’in işitilen şiirleri, onun sözlerinin inci değerini ortaya koyar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sevdiğim bigânedir bigânelerle söyleşür
Gözleri mestânedir mestânelerle söyleşür
1Sevdiğim bana yabancıdır, yabancılarla konuşur.
2Gözleri sarhoştur, sarhoşlarla konuşur.
- 2
Göricek mi beni handân oldu zâhid bîgüman
Ol melek sîmânedir sîmânelerle söyleşür
1Zahit beni görünce kuşkusuz gülüp neşelendi.
2O melek gümüş tenlidir, gümüş tenlilerle konuşur.
Zahidin âşığı görünce gülmesi, dışarıdan bakanın aşk hâlini küçümsemesine işaret eder. Gümüş tenli meleğin yine gümüş tenlilerle konuşmasıysa Ömer’in yalnızlığını güzellerden oluşan parlak bir kalabalıkla karşılaştırır.
- 3
Dişleri incu dehânı hokka-i kimyâ gibi
Kirpiği tîr-i alemdir kaşları gibi
1Dişleri inci, ağzı kimya hokkası gibidir.
2Kirpiği âleme çekilmiş ok, kaşları tuğra gibidir.
İnci dişler ve küçücük kimya hokkası ağız, sevgilinin sözünü değer üreten bir cevhere dönüştürür. Ok kirpik ile hükümdarlık tuğrasına benzeyen kaşlar ise bu zarif yüzü aynı zamanda yaralayan ve hükmeden bir makama taşır.
- 4
Heybeti resmi kıyâfet dem çeker anka gibi
Na’resi merdânedir merdânelerle söyleşür
1Heybeti, görünüşü ve tavrı Anka gibi soluk alır.
2Narası yiğitçedir, yiğitlerle konuşur.
Anka’nın erişilmez heybeti sevgilinin kıyafet ve tavrında belirir; narası da yiğitlere yaraşan bir güç taşır. Böylece önceki beyitte ayrıntıları çizilen yüz, burada bütün bedeniyle savaşçı ve efsanevi bir kişiliğe kavuşur.
- 5
Rûz ü şeb hüsnün tavâf eyler gönüller askeri
Kahraman şeklinde bend etmiş hançeri
1Gönüller ordusu gece gündüz güzelliğini tavaf eder.
2Kahraman kılığında beline bir hançer bağlamıştır.
Gönüllerin asker sayılıp güzelliği tavaf etmesi, sevgiliyi hem kutsal merkez hem ordu komutanı yapar. Belindeki hançer, ona bağlananların hayranlığını dilediği anda yaralayabilecek somut iktidar işaretidir.
- 6
Kılmasın sohbet dil-i irfâna nisbet ol perî
Hâfız-ı meyhânedir meyhânelerle söyleşür
1O peri kendi sohbetini irfan sahibi gönülle bir tutmasın.
2Meyhanenin hafızıdır, meyhanelerle konuşur.
Şair irfan ehlinin derin sohbetiyle sevgilinin meyhane çevresindeki sözünü karşı karşıya getirir. ‘Meyhanenin hafızı’ nitelemesi, onun konuşmasını hem rindane bir kültürün belleği hem de ayık aklı aşan cazibe olarak kurar.
- 7
Gûş edersin bu Ömer Âşık kulun eş’ârını
Fehmedersin zâhidâ dildârımın mikdârını
1Ey zahit, bu kulun Âşık Ömer’in şiirlerini dinlersin.
2O zaman sevgilimin değerini anlarsın.
Ömer’in şiirleri zahide sunulan bir delil işlevi görür: sevgilinin gerçek değeri kuru yargıyla değil âşığın söylediği mısralarla kavranacaktır. Şair böylece kendi eserini güzelliği ölçen ve açıklayan tanıklık makamına yerleştirir.
- 8
Meclis-i hûbân içinde dinledim
Her sözü dürdânedir dürdânelerle söyleşür
1Güzeller meclisinde onun sözlerini dinledim.
2Her sözü bir incidir, incilerle konuşur.
Güzeller meclisinde bizzat dinlenen sevgili sözü, söylenti değil yaşanmış işitme deneyimidir. Her kelimenin inci sayılması, küçücük ağız ve değerli söz ilişkisini şiirin sonunda tamamlayarak konuşmayı mücevher dizisine dönüştürür.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 13. dize “Gûş edersin bu Ömer Âşık kulun eş’ârını”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 565 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sevdiğim bilmez misin bilmez emânı gözlerinÂşık Ömer · Şiir→
Sevgilinin yabancılarla konuşması, âşığa karşı kurduğu mesafeyi daha görünür kılar. Sarhoş gözlerin yine sarhoşlara yönelmesi, hem bakışın baş döndürücü niteliğini hem de seçilen çevrenin ölçüsüzlüğünü birlikte anlatır.