DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Sevdiğim Bilmez misin, Bilmez Emânı Gözlerin
Şiir · 17. yüzyıl

Sevdiğim Bilmez misin, Bilmez Emânı Gözlerin

Sevgilinin gözleri aman bilmeyen, hükümdarları bile kendine bağlayan vahşi bir güçtür. Âşık eşiğin bekçisi olur, kavuşma sözü reddedilince beli yay gibi bükülür; gözlerin kıyamet işareti gibi bütün dünyayı yıkabileceğini söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sevdiğim bilmez misin bilmez emânı gözlerin

    Öldürür âhır beni hicrile kanı gözlerin

    1Sevdiğim, bilmez misin; gözlerin aman nedir bilmiyor.

    2Ayrılıkla beni sonunda öldürecek; hani o gözlerin?

    Aman bilmeyen gözler merhametsiz bir savaş gücüdür. Ayrılık ölüm tehdidini büyütürken “kanı gözlerin” sorusu, sevilen bakışın yokluğunu ve ölümden sorumlu oluşunu aynı anda dile getirir.

  2. 2

    Gam mıdır ben olduğum

    Kendüye bend eylemiş çok kâmirânı gözlerin

    1Senin eşiğinin bekçisi olmam bana ağır gelmez.

    2Gözlerin nice bahtlı hükümdarı kendine bağlamış.

    Eşiğin bekçiliği gönüllü hizmettir; gözlerin hükümdarları bile bağlaması sevgilinin iktidarını genişletir. Âşık bu büyük topluluk içinde özel bir konum istemez, kapıda durmayı yeterli sayar.

  3. 3

    Ömrümü hâr eyledim ben yoluna sağar gibi

    Cevr edüp benden kaçarsın gûye düşmenler gibi

    1Ömrümü yoluna kadeh gibi harcadım.

    2Bana eziyet edip düşmanlar gibi kaçıyorsun.

    Ömrü kadeh gibi harcamak hayatı sevgili yolunda tüketilen bir içkiye dönüştürür. Sevgilinin düşman gibi kaçması bu cömert harcamaya karşılık vermez; veren âşık ile uzaklaşan sevgili arasındaki eşitsizlik belirginleşir.

  4. 4

    Kaydı kabil olmayan ol vahşi âhûlar gibi

    olmaz neden gözler yabânı gözlerin

    1Yakalanması mümkün olmayan vahşi ceylanlar gibi,

    2gözlerin neden benimle oturup yakınlık kurmuyor?

    Gözler vahşi ceylan oldukları için yakalanmaz ve yakınlık kurmaz. Hayvan benzetmesi güzelliğin zarafetini korurken evcilleşmeyen tavrı açıklar; âşık bakışın yanında oturmasını ister ama doğası kaçıştır.

  5. 5

    Bulmamış müddet-i ömründe Cem

    Böyle haşmet görmemiştir vechi vardı der isem

    1Güzellik Dârâ’sını Cem ömrü boyunca bulamamış.

    2“Böyle bir görkem görmemiştir” desem doğrudur.

    Dârâ ve Cem gibi efsanevi hükümdarlar bile bu güzellik görkemine erişemez. Kaş tuğra, saç sümbül, yanak İrem bağı olunca sevgilinin yüzü hem devlet belgesi hem cennet bahçesi niteliği kazanır.

  6. 6

    Ey kaşı tuğrâ saçı sünbül ruhi bâğ-ı İrem

    İstiyor şâh-ı Acem’den Isfahân’ı gözlerin

    1Ey kaşı tuğra, saçı sümbül, yanağı İrem bağı olan,

    2gözlerin Acem şahından İsfahan’ı istiyor.

    Gözlerin Acem şahından İsfahan istemesi fetih arzusunu büyütür. Sevgilinin bakışı zaten insanları bağlarken şimdi şehir ve hükümdarlık talep eder; güzellik siyasi yayılma gücü gibi sunulur.

  7. 7

    Görmesün bâğ-ı ruhin bâd-i fenâ hergiz hazan

    Zulm ile kıldın niçün kaşın gibi kaddim keman

    1Yanak bağını yok oluş rüzgârı hiç soldurmasın.

    2Kaşın gibi boyumu neden zulümle yay yaptın?

    Yanak bahçesinin solmaması için dua edilir, fakat aynı yüzün kaşı âşığın boyunu yay gibi büker. Koruma dileği ile zulüm sitemi yan yanadır; şair kendisini yaralayan güzelliğin yine de yaşamasını ister.

  8. 8

    Ay ü gün mağribde doğmuş fitne-i

    verir her dem nişâne gözlerin

    1Ay ile güneş batıdan doğmuş; gözlerin ahir zaman fitnesidir.

    2Her an mahşer gününün işaretini verir.

    Ay ve güneşin batıdan doğması kıyamet alametidir. Gözlerin ahir zaman fitnesine dönüşmesi, bakışın kişisel aşk acısını aşıp evrensel düzeni bozacak ölçüde tehlikeli sayıldığını gösterir.

  9. 9

    Neyledim nettim sana ben bilmezem ey servi kad

    Eyledin âhır bana sen va’de-i vaslını red

    1Ey servi boylu, sana ne yaptım, bilmiyorum.

    2Sonunda bana verdiğin kavuşma sözünü reddettin.

    Şair ne suç işlediğini bilmez; açık sorun kavuşma sözünün reddedilmesidir. Verilmiş vaadin geri alınması, gözlerin vahşiliğini yalnız mecaz değil davranış düzeyinde de doğrular.

  10. 10

    Ey Ömer ben şöyle iz’ân eyledim ki hey meded

    Zulm ile berbâd eder bir gün cihânı gözlerin

    1Ey Ömer, şimdi anladım ki yardım gerek:

    2Gözlerin bir gün bütün dünyayı zulümle perişan eder.

    Ömer sonunda gözlerin bütün dünyayı yıkacağını anlar. “Hey meded” çağrısı hem yardım ister hem geç kalmış fark edişi bildirir; şiir bireysel ölüm korkusundan evrensel yıkım hükmüne ulaşır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.475; görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer baskısındaki 475 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla, harfi harfine korunmuştur. Kaynak sürümü: ergun1936-n475-C48C958B52AE.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirRakipten Vazgeçmedin
Sevdiğim hayfâ ki ol ağyârdan vazgelmedin
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

âsitânın

Eşiğinin.

pâsbânı

Bekçisi.

Rûz-i mahşerden

Mahşer gününden.

Hemnişîn

Yakınlık kuran, birlikte oturan.

Dârâ-yi hüsnün

Güzellik ülkesinin hükümdarı.

âhır zaman

Dünyanın son dönemi.