Küçük Yaştan Cellat Bakışlı
Küçük yaştan beri öldürücü bakışı ve alıyla insanları kendine bağlayan genç sevgili, zahitleri ve divaneleri dönüştürür; şiir âşığı onun nazına, cefasına ve öpücük karşılığındaki alayına rağmen sevmeye çağırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sevdim yine bir gamzesi kattal küçücükten
Gafil iken etti bana bir al küçücükten
1Yine küçük yaştan beri bakışı cellat olan birini sevdim.
2Ben habersizken küçük yaştan bana bir hile yaptı.
- 2
Ol hâl-i siyeh rûyi ele al küçücükten
Sarmış başına kırmızı bir şal küçücükten
1O siyah beni ve yüzünü küçük yaştan ele al.
2Başına küçük yaştan kırmızı bir şal sarmış.
Siyah ben, yüz ve kırmızı şal renkli bir gençlik portresi kurar. “Küçücükten” tekrarı bu süslerin sonradan edinilmediğini, sevgilinin çekiciliğinin çocukluktan beri biçimlendiğini vurgular.
- 3
Dîvânesi olduğumuz âyâ nice duydu
Yohsa bu dahi dâma düşüp dâneye uydu
1Onun divanesi olduğumuzu acaba nasıl duydu?
2Yoksa o da tuzağa düşüp taneye mi uydu?
Sevgilinin âşığın divaneliğini nasıl duyduğu sorulur; ardından onun da tuzak ve taneye uyma ihtimali belirir. Avcı gibi görünen güzelin kendisinin de arzu düzenine yakalanabileceği kısa bir terslik kurulur.
- 4
Çok zâhidi bir cübbe vü ile koydu
Kıldı niçe sergeşteyi abdal küçücükten
1Birçok zahidi cübbe ve sarığıyla baş başa bıraktı.
2Nice şaşkını küçük yaştan abdal etti.
Cübbe ve sarıkla anılan zahitler yerleşik kimliklerinde bırakılırken şaşkın âşıklar abdala çevrilir. Sevgilinin etkisi, insanları yalnız büyülemekten öte toplumsal ve manevi kılıklarını değiştiren güçtür.
- 5
Kûyin dolaşur bendesi çok mest ü hem âguş
Kimisi nazar kerdesidir kimi ferâmûş
1Mahallesini dolaşan kulları sarhoş ve birbirine sarılmıştır.
2Kimisini bakışıyla seçmiş, kimisini unutmuştur.
Mahalle çevresindeki kullar sarhoş ve birbirine sarılmış dolaşır. Sevgili kimini bakışıyla seçip kimini unutur; bu keyfî dağılım, aynı kapıda bekleyenler arasındaki kabul ve dışlanma farkını gösterir.
- 6
Âzârda dil kılmış iken gûşuna
Aklımı diler pâyine küçücükten
1Gönül eziyetteyken bunu kulağına küpe yapmış.
2Aklımı küçük yaştan ayağına halhal yapmak ister.
Gönlün eziyeti sevgilinin kulağında küpe, akıl ise ayağında halhal yapılmak istenir. Bedensel süsler âşığın iç varlığından üretilir; acı ve düşünce sevgili güzelliğine takılan nesnelere dönüşür.
- 7
Reftâra gel ey serv-i sehî gel göreyim gel
Güller gibi gül pâyine yüzler süreyim gel
1Ey düzgün servi, salınarak gel de seni göreyim.
2Güller gibi gül; gel, ayağına yüz süreyim.
Servi boylu sevgili salınarak yürümeye ve gülmeye çağrılır. Ayağa yüz sürmek, seyretme arzusunu kulluk hareketiyle birleştirir; âşık güzelliği uzaktan görmekle yetinmeyip eşikte alçalmak ister.
- 8
Dedim küçücük bûsene cânım vereyim gel
Güldü dedi cânın var ise al küçücükten
1Küçücük öpücüğüne canımı vereyim, dedim; gel.
2Güldü, “Canın varsa küçücükten al,” dedi.
Şair küçücük bir öpücük karşılığında canını teklif eder. Sevgilinin gülerek “canın varsa al” demesi, fedakârlığı ciddiye almak yerine alaya çevirir ve öpücüğü erişilmesi zor bir pazarlık nesnesi yapar.
- 9
Ol nevhevesin eyle fedâ yoluna ser sev
Cevr ü sitem ü kahrını çek tutma siper sev
1O yeni heveslinin yoluna başını feda et, sev.
2Eziyetini, sitemini ve kahrını çek; siper tutma, sev.
Yeni hevesli sevgili uğruna baş feda etmek ve cefasına siper tutmadan katlanmak öğütlenir. Emirler acıdan kaçmayı değil onu aşkın zorunlu yolu olarak açıkça kabul etmeyi ister.
- 10
Bir dilber-i nevresteyi sev Âşık Ömer sev
Bildiğin unutmaz o meh her hal küçücükten
1Ey Âşık Ömer, yeni yetişmiş bir sevgiliyi sev.
2O ay yüzlü, küçük yaştan öğrendiği hiçbir hâli unutmaz.
Mahlaslı öğüt genç sevgiliyi sevmeyi yineler; onun çocukluktan öğrendiği hâlleri unutmayacağı söylenir. Son uyarı, güzellikle birlikte cilve ve eziyet alışkanlıklarının da kalıcı olduğunu hatırlatır.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 19. dize “Bir dilber-i nevresteyi sev Âşık Ömer sev”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 454 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sevmezem bir gayrısın rûh-ı revânım var ikenÂşık Ömer · Şiir→
Sevgilinin bakışı daha küçük yaştan cellat gibi öldürücüdür; âşık habersizken kurulan “al” ise güzellikle yapılmış hiledir. Sevda, yetişkin bir hesabın değil erken öğrenilmiş etkinin sonucu görünür.