Seyfi Baba
Yağmurlu bir gecede hasta komşusunu ziyarete giden anlatıcı, dönerken cebinde tek kuruş olmadığını görür; bölüm hastalığın konuşulduğu son sahneyi verir.
- 1
-Şimdi anlat bakalım, neydi senin hastalığın?
Nezle oldun sanırım, çünkü bu kış pek salgın.
Günümüz Türkçesi +
1– Şimdi anlat bakalım, neydi senin hastalığın?
2Nezle oldun sanırım, çünkü bu kış çok salgın var.
- 2
-Mehmed Ağa'nın evi akmış. Onu aktarmak için
Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor on beş gün.
Günümüz Türkçesi +
1– Mehmed Ağa'nın evi akmış; onu onarmak için
2dama çıktım, soğuk aldım; on beş gün oluyor.
Beyit yorumu +
Hastalığın sebebi başkasının damıdır. Yetmiş beşini geçmiş bir adamın kendi evi için değil komşusunun evi için çatıya çıkması, yoksullukla dayanışmayı aynı cümlede tutar.
- 3
Ne işin var kiremitlerde a sersem desene!
İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene.
Günümüz Türkçesi +
1– Kiremitlerde ne işin var, a sersem, desene!
2– İhtiyarlık mı nedir, bu sene şaşkınım oğlum.
Beyit yorumu +
İki replik tek beyte sığar; azarlayanla azarlanan aynı ölçüyü paylaşır. Yaşlı adam kendini savunmak yerine kabahati üstlenince tartışma başlamadan kapanır.
- 4
Hadi aktarmıyayım... Kim getirir ekmeğimi?
Oturup kör gibi, nâmerde el açmak iyi mi?
Günümüz Türkçesi +
1Diyelim onarmaya çıkmayayım... Ekmeğimi kim getirir?
2Kör gibi oturup alçağa el açmak iyi mi?
Beyit yorumu +
Soru cevap beklemez; iki seçenek de kötüdür. Çalışmak hastalık, çalışmamak dilencilik demek olduğu için verilen karar bir erdem değil, ikisinden az kötü olanıdır.
- 5
Kim kazanmazsa bu dünyâda bir ekmek parası:
Dostunun yüz karası; düşmanının maskarası!
Günümüz Türkçesi +
1Bu dünyada bir ekmek parası kazanamayan kişi,
2dostunun yüz karası, düşmanının maskarası olur!
Beyit yorumu +
Cümle atasözü gibi kurulur ve bunu söyleyen kişi hastadır. Genel kural ile onu söyleyenin hâli çeliştiği için ilke, teselli değil kendini yargılama aracı olur.
- 6
Yoksa yetmiş beşi geçmiş bir adam iş yapamaz;
Ona ancak yapacak: Beş vakit abdestle namaz.
Günümüz Türkçesi +
1Yoksa yetmiş beşi geçmiş bir adam iş yapamaz;
2ona kalan iş, abdestle kılınan beş vakit namazdır.
Beyit yorumu +
Yaşını rakamla söyler: yetmiş beş. Kendine biçtiği son iş bedensiz olandır; ama az önce damda olduğu için bu kabul, tutulamayacak bir sınırın ilanı gibi kalır.
- 7
Hastalandım, bakacak kimseciğim yok; Osman
Gece gündüz koşuyor iş diye, bilmem ne zaman
Günümüz Türkçesi +
1Hastalandım, bakacak kimsem yok; Osman
2iş diye gece gündüz koşuyor; bilmem ne zaman
Beyit yorumu +
Oğlunun yokluğu ihmalle değil çalışmakla açıklanır. Kimsesizliğin sebebi kötü bir evlat olmadığı için şikâyet edilecek kişi de kalmaz; suç düzenin kendisine kayar.
- 8
Eli ekmek tutacak? İşte saat belki de üç
Görüyorsun daha gelmez... Yalınızlık pek güç.
Günümüz Türkçesi +
1eli ekmek tutacak? Bak, saat belki üç oldu;
2görüyorsun, hâlâ gelmedi... Yalnızlık çok güç.
Beyit yorumu +
Saat söylenir, sonuç söylenmez. Bekleyişin uzunluğu tek bir sayıya sıkışınca "yalnızlık güç" sözü açıklama değil, o sayının altına atılmış kısa bir imza olur.
- 9
Ba'zı bir hafta geçer, uğrayan olmaz yanıma;
Kimsesizlik bu sefer tak dedi artık canıma!
Günümüz Türkçesi +
1Bazen bir hafta geçer, yanıma uğrayan olmaz;
2kimsesizlik bu kez canıma tak dedi!
Beyit yorumu +
Süre yine ölçülür: bir hafta. Yaşlı adam bütün konuşması boyunca yoksulluktan değil ziyaretsizlikten yakınır; eksik olan ekmek değil, kapıyı çalan biridir.
- 10
-Seni bir terleteyim sımsıkı örtüp bu gece!
Açılırsın, sanırım, terlemiş olsan iyice.
Günümüz Türkçesi +
1– Bu gece seni sımsıkı örtüp bir terleteyim!
2İyice terlersen açılırsın sanırım.
Beyit yorumu +
Ziyaretçi derde karşılık elindeki tek şeyi verir: bir yorgan tedavisi. Çözümün küçüklüğü tartışılmaz; şiir yardımın yetersizliğini söylemek yerine yapılabileni yapar.
- 11
İhtiyar terliyedursun gömülüp yorganına...
Atarak ben de geniş bir kebe mangal yanına,
Günümüz Türkçesi +
1İhtiyar yorganına gömülüp terlemeye dursun...
2Ben de mangalın yanına geniş bir keçe atarak,
Beyit yorumu +
Anlatıcı hastadan gözünü ayırıp kendi yatağını hazırlar. Dikkatin yer değiştirmesi bir sonraki beyitte uykuya yenilmesini hazırlar; yardım eden kişi de yorgun bir bedendir.
- 12
Başladım uyku teharrîsine, lâkin ne gezer!
Sızmışım bir aralık neyse yorulmuş da meğer.
Günümüz Türkçesi +
1uyku aramaya başladım, ama ne mümkün!
2Neyse ki bir aralık yorulmuş da dalmışım.
Beyit yorumu +
Uyku önce aranan bir şey gibi anlatılır, sonra kendiliğinden gelir. İki dize arasındaki bu çelişki, gecenin nasıl geçtiğini anlatmadan geçtiğini bildiren tek işarettir.
- 13
Ortalık açmış, uyandım. Dedim, artık gideyim,
Önce amma şu fakîr âdemi memnûn edeyim.
Günümüz Türkçesi +
1Ortalık aydınlanmış, uyandım. Artık gideyim dedim,
2ama önce şu yoksul adamı bir hoşnut edeyim.
Beyit yorumu +
Sabah tek kelimeyle geçilir; şiir manzara yapmaz. Niyet açıkça söylenince okur bir hediye bekler, oysa bir sonraki beyit cebe bakacaktır.
- 14
Bir de baktım ki: Tek onluk bile yokmuş kesede;
Mühürüm boynunu bükmüş duruyormuş sâde!
Günümüz Türkçesi +
1Bir de baktım: kesede tek onluk bile yokmuş;
2içinde yalnız mührüm boynunu bükmüş duruyormuş!
Beyit yorumu +
Boş kese bir eşya olarak konuşturulur: mühür boynunu büker. Para yerine kimlik bulunması, verecek şeyi olmayan kişinin elinde yalnız kendi adının kaldığını gösterir.
- 15
O zaman koptu içimden şu tehassür ebedî:
Ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi!
Günümüz Türkçesi +
1O zaman içimden şu sonsuz hasret koptu:
2Ya duygusuz olsaydım, ya da param olsaydı!
Beyit yorumu +
Manzume bir dilekle biter ve dilek iki seçenekten oluşur. Duyarlılıkla imkânın aynı anda bulunmaması, iyilik isteğini güç olmaktan çıkarıp bir işkenceye çevirir.
Metnin kaynağı
Metin Vikikaynak'ın 141991 numaralı revizyonundan alındı. Manzume altmış beyti aşar; burada hastalığın konuşulduğu ve şiirin bittiği son bölüm 15 beyit olarak verildi. Kaynaktaki iki dizgi hatası düzeltildi: "aktamıyayım" → "aktarmıyayım", "iç yapamaz" → "iş yapamaz". Bunun dışındaki imlâ ve noktalama kaynaktaki gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Uzun bir gece yolculuğunun ardından sahne bir soruyla açılır ve hemen bir teşhis önerir. Ziyaretçinin tahmini hafiftir; hafiflik, birazdan gelecek cevabın ağırlığını hazırlar.