DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kul Himmet/Seyran edip bu Âlemi gezerken
Nefes · 16.–17. yüzyıl

Seyran edip bu Âlemi gezerken

Şair yolda bir topluluğa rastlıyor ve altı dörtlük boyunca onları tarif ediyor: neye uydukları, neyi yıktıkları, neyi içtikleri. Nakarat sabit kalmıyor, dörtlükten dörtlüğe değişerek yalnız kafiyeyi taşıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    edip bu Âlemi gezerken

    Uğradım gördüm bir bölük canları

    Cümlesinin erkânı bir yolu bir

    Muhammed, Aliye çıkar yolları

    1Seyrana çıkıp bu âlemi gezerken

    2bir bölük cana uğradım, gördüm.

    3Hepsinin erkânı bir, yolu bir;

    4yolları Muhammed'e, Ali'ye çıkar.

    Nefes bir tanıklık gibi açılıyor: şair gezerken rastlıyor, anlatan değil gören oluyor. "Bir bölük" askerî bir sayma birimidir; canlar için kullanılınca topluluğa saf düzeni fikri veriyor. Üçüncü dize "bir"i iki kez söyleyip birliği iddia etmeden gösteriyor.

  2. 2

    Cümle bir mürşide demişler

    Tesbihleri Allah, Muhammed, Ali

    Meşrebi Hüseynî, ismi Alevî

    Muhammed, Aliye çıkar yolları

    1Hepsi bir mürşide "beli" demiş;

    2tesbihleri Allah, Muhammed, Ali.

    3Meşrepleri Hüseynî, adları Alevî;

    4yolları Muhammed'e, Ali'ye çıkar.

    "Beli" Farsçada evet demektir; mürşide verilen ikrarın sözüdür ve tek hecede bütün bağlılığı taşır. Ardından topluluk üç ölçütle tanımlanıyor: neyi zikrettiği, hangi meşrepten olduğu, hangi adla anıldığı. Tarif dışarıdan yapılmıyor, topluluğun kendi diliyle veriliyor.

  3. 3

    Durakları irfan bağile bostan

    Silinmiş kalpleri gümandan, pastan

    Cümlenin muradı bir fidan dosttan

    Arı gibi sadalaşır ünleri

    1Durakları irfan bağıyla bostan;

    2kalpleri şüpheden, pastan silinmiş.

    3Hepsinin muradı dosttan bir fidan;

    4sesleri arı gibi birbirine karışır.

    Nakarat burada bozuluyor: dördüncü dize "yolları" yerine "ünleri" diyor, kafiye duruyor ama tekrar bitiyor. Dörtlük baştan sona bahçe — bağ, bostan, fidan, sonunda arı. Kalbin pastan silinmesi ise ayna mazmunu; cilalanmayan ayna göstermez olur, cilalanan gösterir.

  4. 4

    Sıratımız, anı, bunda geçmişler

    Varlık, benlik binasını yıkmışlar

    Al giymişler has donundan çıkmışlar

    Gece Kadir, gündüz bayram günleri

    1Sıratımızı, onu, burada geçmişler;

    2varlık ve benlik binasını yıkmışlar.

    3Al giymişler, öz donlarından çıkmışlar;

    4geceleri Kadir, gündüzleri bayram.

    Sırat köprüsü ahiretten alınıp bu dünyaya taşınıyor: "bunda", yani burada geçilmiş. Sonraki dize yapmayı değil yıkmayı marifet sayıyor; varlık ile benlik bir bina gibi düşünülüp yerle bir ediliyor. Kapanış takvimi kaldırıyor — kutsal gün istisna olmaktan çıkıp günün kendisi oluyor.

  5. 5

    Bir nefeste bir imâma uymuşlar

    Birinin niyazın bine saymışlar

    Kaynayıp ta kaptan kaba konmuşlar

    Haber duymuş dost elinden canları

    1Bir nefeste bir imama uymuşlar;

    2birinin niyazını bin saymışlar.

    3Kaynayıp kaptan kaba konmuşlar;

    4canları dost elinden haber almış.

    İki sayı çarpışıyor: bir niyaz bin sayılıyor. Cemaatin aritmetiği tek kişiyi topluluğun tamamı kadar ağır kılıyor. Üçüncü dize mutfaktan geliyor; kaynayan şey kaptan kaba aktarılır. Can göçünü bir mutfak işiyle anlatan bu dize devriye inancına da kapı aralıyor.

  6. 6

    Kul Himmetim gerçeklerin bu meydan

    Özün kurtarmışlar sıfat-ı şirkten

    Hep içmişler Kırklar içtiği demden

    Haber duymuş dost elinden canları

    1Kul Himmet'im, gerçeklerin meydanı budur;

    2özlerini şirk sıfatından kurtarmışlar.

    3Hepsi Kırklar'ın içtiği demden içmiş;

    4canları dost elinden haber almış.

    Kaynakta mahlas kesmesiz yazılmış, öyle bırakıldı. Kafiye bu dörtlükte aksıyor: "şirkten" ile "demden" tutuyor ama ilk dizedeki "meydan" dışarıda kalıyor. "Dem" üç yana çekilebilen bir kelime — içilen şey, çekilen nefes ve zamanın kendisi; üçü de Kırklar'ın kadehinde toplanıyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinden; Türkçe Vikikaynak'taki 144021 numaralı sürüm esas alındı, imlâsına dokunulmadı. Kaynaktaki kesmesiz "Kul Himmetim" ile dizelerdeki virgüller olduğu gibi bırakıldı. İlk iki dörtlük kaynakta araya boş satır konmadan dizilmiş; dörtlükler burada ayrıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSeyyah oldum şu âlemi gezerimKul Himmet · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

seyran

Gezinti, seyre çıkma

beli

Farsça evet; mürşide verilen ikrar sözü

meşreb

Huy, yaradılış; tutulan yol

gümân

Şüphe, kuşku

ün

Ses, seda

niyaz

Yalvarma, dilek; erkânda saygı sunma

sıfat-ı şirk

Ortak koşma hâli, şirk niteliği

dem

An, nefes; cemde içilen içki