DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Pir Sultan Abdal/Seyrân ettim erenlerin demini
Nefes · 16. yüzyıl

Seyrân ettim erenlerin demini

Altı bendin beşi “gördüm” ile kapanan bir görü zinciri. Burak, kudret kandili, Veysel Karanî'nin katarı, Musa, Hızır, İsmail'in kurbanı ve Düldül aynı bakışın içinden geçer; sonda görüntü topluluğa ve müşkilin mürşide açılmasına bağlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ettim erenlerin demini

    Kudret kandilini yanarken gördüm

    olub içtim âb-ı hayattan

    Hazret- Peygâmber’i kanarken gördüm

    1Erenlerin demini seyrettim

    2Kudret kandilinin yandığını gördüm

    3Burak olup âb-ı hayattan içtim

    4Hazret-i Peygamber'in kandığını gördüm

    Şiir bir “gördüm” zinciri olarak kurulmuş; her bendin son dizesi aynı fiille kapanıp görüleni bir deftere kaydediyor. İlk bentte şair seyreden değil, bineğe dönüşen kişidir: Burak olup suyu kendi içiyor, kanan ise Peygamber oluyor. Tanıklık ile taşıyıcılık aynı dizede birleşiyor.

  2. 2

    Günde bin kez Hak’ka şükür ederken

    Veysel erenler katarın yederken

    Mûsâ Hak’kın dîdârına giderken

    Hızır müşkilini anarken gördüm

    1Günde bin kez Hakk'a şükrederken

    2Veysel erenler katarı yederken

    3Musa Hakk'ın didarına giderken

    4Hızır'ı müşkülünü anarken gördüm

    Üç ayrı zaman aynı bakışın içine giriyor: Veysel Karanî'nin katarı, Musa'nın Tûr yolculuğu, Hızır'ın müşkil anışı. “Yedmek” bir hayvanı yularından çekmektir; katar yedmek de mürşidin canları kendi ardınca dizip götürmesinin resmidir.

  3. 3

    Halil Kâ’be yaptı insan gelmeğe

    Şüphesiz günahlar kabûl olmağa

    İsmail uğruna kurban kılmağa

    Bir melek bir koyun yederken görüdüm

    1Halil, insanlar gelsin diye Kâbe'yi yaptı

    2Günahlar şüphesiz bağışlansın diye

    3İsmail'in yerine kurban edilsin diye

    4Bir meleğin bir koyun çektiğini gördüm

    Üç dize üst üste “-meğe / -mağa” ile bitip amaç sıralıyor, dördüncüsü sahneyi gösteriyor: melek koyunu yedip getiriyor. İbrahim'in adı geçmiyor, “Halil” lakabı yetiyor. Kaynakta son dize “görüdüm” diye dizilmiş; öbür beş bendin redifi “gördüm”, dizgi olduğu gibi bırakıldı.

  4. 4

    Nerden düşman gelir ise duyardı

    Dost uğruna cân ü başı koyardı

    Her gün Hamza âşikâre gezerdi

    Ali’yi Düldüle binerken gördüm

    1Düşman nereden gelirse gelsin sezerdi

    2Dost uğruna canını başını verirdi

    3Hamza her gün açıkça, gizlenmeden dolaşırdı

    4Ali'yi Düldül'e binerken gördüm

    Üç dize geçmiş zaman kipiyle Hamza'yı anlatıyor, dördüncüsü şimdiye dönüp “gördüm” diyor. Hamza'nın âşikâre gezmesi ile Ali'nin Düldül'e binmesi yan yana konunca cesaret bir huy olmaktan çıkıp görülebilen, seyredilebilen bir hâle dönüşüyor.

  5. 5

    Vefâsı yok imiş şunda fenânın

    Hisâbı yok imiş mülke konanın

    Yavrusun aldırmış garib ananın

    Parlayı parlayı yanarken gördüm

    1Bu fâni dünyanın vefası yokmuş

    2Mülke konanın hesabı tutulmazmış

    3Garip ananın yavrusunu almışlar

    4Onu parlaya parlaya yanarken gördüm

    Şiirin tek dünyevî bendi burası: peygamberlerden ve velilerden sonra sahneye bir garip ana geliyor. “Parlayı parlayı yanmak” hem ateşin görüntüsü hem yasın sesidir; “gördüm” redifi ilk kez bir kerâmete değil bir acıya tanıklık ediyor.

  6. 6

    Pir Sultan’ım eder şunda gelmişler

    Dizilmişler duâsını almışlar.

    Bir birinin eteğini tutmuşlar

    Müşkilin mürşide tınarken gördüm

    1Pir Sultan'ım der ki, işte buraya gelmişler

    2Sıraya dizilip duasını almışlar

    3Birbirinin eteğinden tutmuşlar

    4Müşkülünü mürşide açarken gördüm

    Son bent tek tek görülenleri bir topluluğa bağlıyor: dizilmek, etek tutmak ve müşkili mürşide tınmak aynı erkânın üç hâli. “Tınmak” ses etmek, ağzını açmak demektir; şiir görmekle başlayıp söylemeye varıyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Pir Sultan Abdal bölümünden geliyor. Kaynakta beşinci ile altıncı bendin arasındaki boş satır düşmüş; yirmi dört dize redif düzenine göre dörder dizelik altı bende ayrıldı. İki dizgi kusuru korundu: birinci bentteki “Hazret- Peygâmber’i”nde izafet eki eksik dizilmiş (dize on bir heceyi ancak yazıldığı hâliyle tutuyor), üçüncü bendin son dizesindeki “görüdüm” ise öbür beş bentte “gördüm” olan redifin bozuk basımıdır ve o dizeyi on iki heceye çıkarır. Altıncı bendin ikinci dizesi kaynakta nokta ile biter; şiirin öbür yirmi üç dizesinde noktalama yoktur, bu tek nokta atılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYol içinde yol ararsınPir Sultan Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

seyrân

seyre dalma, gezip görme

dem

an, vakit; Bektaşîlikte muhabbet meclisinin hâli

kudret kandili

yaratılıştan önce yandığına inanılan ilk ışık

Burâk

Peygamber'i miraca taşıyan binek

âb-ı hayat

içene ölümsüzlük veren su

dîdâr

yüz, cemal; Hakk'ın görünmesi

Düldül

Hz. Ali'nin atı

fenâ

gelip geçicilik, yok olan dünya