Şimdi Her Cihetten Oldum Serseri
Şair dünya kavgası, kazanç ve mal kaygısından vazgeçerek zülfe bağlanan bir serseri kimliği benimser. Gam gönül evini yıksa da feleğin yargısı önemini yitirir; Ömer övgü, yergi ve toplumsal utanma hesabını bırakır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şimdi her cihetten oldum serseri
Âlem gavgasından berîyim
Hak verir kısmetim kâr kaydı gitti
Zira ki gönülden var kaydı gitti
1Şimdi her yönden başıboş kaldım.
2Dünya kavgasından uzağım, çok uzağım.
3Rızkımı Hak verir; kazanç kaygısı gitti.
4Çünkü gönülden mal ve varlık kaygısı gitti.
- 2
Hak bilir âşıkım derûn-i dilden
Güzeller şâhısın cân ü gönülden
Lori bülbül fâriğ olur mu gülden
Bend oldu zülfüne dâr kaydı gitti
1Hak bilir, gönlümün derininden âşığım.
2Sen can ve gönülden güzeller şahısın.
3Bülbül gülden vazgeçebilir mi?
4Zülfüne bağlanınca darağacı kaygısı gitti.
Aşkın içtenliği ilahî tanıklığa bağlanır ve sevgili güzeller şahı ilan edilir. Bülbülün gülden ayrılamaması âşığın bağlılığını doğal gösterir; zülfe bağlanınca darağacı korkusunun gitmesi, ölüm tehdidini bile önemsiz kılar.
- 3
Gam gönül hânesin eyledi vîran
Gûşe-i vahdette
Elbette mağdur olmamız üryan «?»
Kalmışım piyâde yâr kaydı gitti
1Gam gönül evini viran etti.
2Yalnızlık köşesinde şaşkın ve hayran kaldım.
3Elbette çıplak kalıp mağdur olmamız [basılı soru işaretiyle belirsiz].
4Yaya kaldım; sevgili kaygısı gitti [bağlantı kapalı].
Gam gönül evini yıkar, kişi yalnızlık köşesinde şaşkın kalır. Üçüncü dizedeki basılı soru işareti çıplaklık ve mağduriyet bağını belirsiz bırakır; yaya kalmakla sevgili kaygısının gitmesi arasına da metinde olmayan kesin bir sebep eklenmez.
- 4
Feleği bulmadım ahdü vefâda
Yine gam çekelim dâr-ı fenâda
Âhır verir ömrüm hâsılın yâda
Şâzılık olmadı zâr kaydı gitti
1Felekte söz ve vefa bulamadım.
2Bu geçici dünyada yine gam çekelim.
3Sonunda ömrümün kazancını yabancıya verir.
4Sevinç olmadı; inleme kaygısı da gitti.
Felekte vefa bulunmadığı için geçici dünyada gam çekmek kaçınılmaz kabul edilir. Ömrün kazancının ‘yâda’ verilmesi, insanın biriktirdiğini yabancıya bırakmasını anlatır; sevinç yaşanmadığı gibi artık ağlama hesabı da tutulmaz.
- 5
Ey Ömer çekerim zerrece elem
Ko her ne söylerse söylesin âlem
Gerek meth ederler beni gerek
Gayretle nâmûs ü âr kaydı gitti
1Ey Ömer, zerre kadar acı çekiyorum.
2Bırak, dünya ne söylerse söylesin.
3İster beni övsünler ister yersinler,
4Gayret, namus ve utanma kaygısı gitti.
Ömer açıkça zerre kadar elem çektiğini söyler; burada olumsuzluk yoktur. Ardından dünyanın ne diyeceğini önemsemez, övgüyle yergiyi eşitler ve gayret, namus, ar kaygısından sıyrıldığını bildirir.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği basılı kaynaktaki görünür yüzey ve kamu otoritesi kaydına bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 47; tarama s. 133; 5 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Şimdi her cihetten oldum serseri” ile başlar, “Gayretle nâmûs ü âr kaydı gitti” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Devlet hümâsın tutayım der iken” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Başlık/imza parateksti gövdeye katılmadı; kapalı yüzeylerde tahmin yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sînemin bâğında bitmiş bir ağaçta iki dalÂşık Ömer · Gazel/koşma; kaynak düzeni korunmuştur.→
Konuşan her yönden serseri kaldığını söylerken dünya kavgasından uzaklaşmayı özgürleşme gibi de yaşar. Rızkı Hak’tan bilmek kazanç ve mal kaygısını siler; yoksunluk, maddi hesabın gönülden çıkarıldığı bir terk hâline dönüşür.