Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi
Her beyti geçmiş zaman kipiyle biten; eski arzuları, deli akan dereleri ve kendi nağmelerini yitiren şairin sonunda kendi susuşunu sorguladığı beş beyitlik gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sînede evvel ne ârzûlar var idi
Lebde âhlar âteşli hûlar var idi
1Bir zamanlar göğsümde ne yakıcı arzular vardı.
2Dudağımda başkaldıran âhlar, ateşli huylar vardı.
- 2
Böyle bî-hâlet değildi gördüğüm
Anda mecnûn bîdler dîvâne cûlar var idi
1Gördüğüm aşk çölü böyle tatsız değildi.
2Orada mecnun söğütler, deli akan dereler vardı.
Söğüde ‘mecnun’, dereye ‘divane’ demek hem bitki adı hem ruh hâlidir. Çöl tatsızlaşınca deliliğini kaybediyor; Nedîm için asıl kayıp coşkunun değil, çılgınlığın gitmesi.
- 3
Ben bugün bir nev-bahâr-ı hüsn ü ân seyr eyledim
Tarf-ı destârında sünbül gibi mûlar var idi
1Bugün bir güzellik baharı seyrettim.
2Sarığının kenarında sümbül gibi saçlar vardı.
Geçmişi anlatan gazelin ortasına bugün ait tek bir sahne giriyor. Bahar yeniden görünüyor ama uzaktan seyredilen bir şey olarak; şair artık içinde değil, kenarında duruyor.
- 4
Sen yine bir nev-niyâz âşık mı peydâ eyledin
Kûyuna yer yer dökülmüş âb-ı rûlar var idi
1Sen yine yalvaran yeni bir âşık mı buldun?
2Mahallene yer yer dökülmüş yüz suları vardı.
‘Yüz suyu dökmek’ deyimi burada gerçek bir sıvı gibi sokağa yayılıyor. Sevgilinin kapısının önü, onuru için yalvaranların bıraktığı izlerle kirlenmiş bir zemin hâline geliyor.
- 5
Ey Nedîm ey niçün hâmûşsun
Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi
1Ey Nedîm, ey çılgın bülbül, niçin susuyorsun?
2Sende önceden çok nağmeler, çok söz vardı.
Şair kendi susuşunu bir başkasına sorar gibi soruyor. Beş beyit boyunca sayılan kayıpların sonuncusu sesin kendisi; gazel, söyleyecek şeyin bittiğini söyleyerek bitiyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 167252 numaralı kalıcı sürüm esas alındı; sayfadaki vezin kaydı (fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün) korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gazel geçmiş zamanla açılıyor ve bugünü hiç tarif etmiyor. Eksik olan söylenmediği için kayıp daha ağır duruluyor: okur yokluğu, varlığın listesinden çıkarıyor.