DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nedîm/Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi
Gazel · 18. yüzyıl

Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi

Her beyti geçmiş zaman kipiyle biten; eski arzuları, deli akan dereleri ve kendi nağmelerini yitiren şairin sonunda kendi susuşunu sorguladığı beş beyitlik gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sînede evvel ne ârzûlar var idi

    Lebde âhlar âteşli hûlar var idi

    1Bir zamanlar göğsümde ne yakıcı arzular vardı.

    2Dudağımda başkaldıran âhlar, ateşli huylar vardı.

    Gazel geçmiş zamanla açılıyor ve bugünü hiç tarif etmiyor. Eksik olan söylenmediği için kayıp daha ağır duruluyor: okur yokluğu, varlığın listesinden çıkarıyor.

  2. 2

    Böyle bî-hâlet değildi gördüğüm

    Anda mecnûn bîdler dîvâne cûlar var idi

    1Gördüğüm aşk çölü böyle tatsız değildi.

    2Orada mecnun söğütler, deli akan dereler vardı.

    Söğüde ‘mecnun’, dereye ‘divane’ demek hem bitki adı hem ruh hâlidir. Çöl tatsızlaşınca deliliğini kaybediyor; Nedîm için asıl kayıp coşkunun değil, çılgınlığın gitmesi.

  3. 3

    Ben bugün bir nev-bahâr-ı hüsn ü ân seyr eyledim

    Tarf-ı destârında sünbül gibi mûlar var idi

    1Bugün bir güzellik baharı seyrettim.

    2Sarığının kenarında sümbül gibi saçlar vardı.

    Geçmişi anlatan gazelin ortasına bugün ait tek bir sahne giriyor. Bahar yeniden görünüyor ama uzaktan seyredilen bir şey olarak; şair artık içinde değil, kenarında duruyor.

  4. 4

    Sen yine bir nev-niyâz âşık mı peydâ eyledin

    Kûyuna yer yer dökülmüş âb-ı rûlar var idi

    1Sen yine yalvaran yeni bir âşık mı buldun?

    2Mahallene yer yer dökülmüş yüz suları vardı.

    ‘Yüz suyu dökmek’ deyimi burada gerçek bir sıvı gibi sokağa yayılıyor. Sevgilinin kapısının önü, onuru için yalvaranların bıraktığı izlerle kirlenmiş bir zemin hâline geliyor.

  5. 5

    Ey Nedîm ey niçün hâmûşsun

    Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi

    1Ey Nedîm, ey çılgın bülbül, niçin susuyorsun?

    2Sende önceden çok nağmeler, çok söz vardı.

    Şair kendi susuşunu bir başkasına sorar gibi soruyor. Beş beyit boyunca sayılan kayıpların sonuncusu sesin kendisi; gazel, söyleyecek şeyin bittiğini söyleyerek bitiyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 167252 numaralı kalıcı sürüm esas alındı; sayfadaki vezin kaydı (fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün) korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMurâdın anlarız ol gamzenin iz’ânımız vardırNedîm · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

muhrik

Yakıcı, yürek yakan

ser-keş

Baş kaldıran, dik başlı

sahrâ-yı aşk

Aşk çölü; Mecnûn’un dolaştığı ıssız alan

bîd

Söğüt ağacı

Dere, akarsu

tarf-ı destâr

Sarığın kenarı

âb-ı rû

Yüz suyu; onur, itibar

bülbül-i şeydâ

Çılgın, kendinden geçmiş bülbül