DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Güzel yüzlülerin yanağına damlayan o ter
Şiir · 17. yüzyıl

Güzel yüzlülerin yanağına damlayan o ter

Güzellerin yanağındaki ter damlaları hoş kokulu gülde çiy ve saç ucunda inci tespih olarak görünür. Kudretin yazdığı parlak yüz, suyla silinmeyen siyah ben noktasıyla tamamlanır. Sevgilinin kan dökücü bakışı ve neşter kirpiği âşık kanını gönül alanların göğsüne akıtır; Ömer’in saklamaya çalıştığı sır ise ayağa yüz sürmesi ve şebboylara dökülen gözyaşıyla açığa çıkar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Şol kim -ı hubrûlar üzre damlamış

    Gûyyâ gül-i hoşbûlar üzre damlamış

    1Güzel yüzlülerin yanağına damlayan o ter,

    2Sanki hoş kokulu güllerin üzerine düşmüş çiydir.

    Yanakta beliren ter, bedensel bir ayrıntı olmaktan çıkarılıp güzel kokulu güle düşen şebneme benzetilir. Gül ile çiy ilişkisi, sevgilinin yüzündeki sıcaklığı sabah bahçesinin serin ve taze görüntüsüne dönüştürür.

  2. 2

    Riştesi midür dizilmiş veş

    Katra katradır ser-i giysûlar üzre damlamış

    1Bir ipe dizilmiş seçkin inci tespihi midir?

    2Damla damla saç uçlarının üzerine dökülmüştür.

    Damla damla terin saç uçlarına yayılması, ipe dizilmiş iri incilerden bir tesbih görüntüsü kurar. Saçın ip, terin inci olmasıyla dağınık ıslaklık düzenli ve değerli bir süs eşyası hâline gelir.

  3. 3

    Câme-i kudret yazup ruhsârı hoş elkâb ile

    Bir nezâket dîde göstermiş ol âb ü tâb ile

    1Kudret giysisi yanağı güzel sıfatlarla yazmış.

    2O parlaklıkla göze ince bir zarafet göstermiş.

    Yanak, Tanrısal kudretin yazı yazdığı bir giysi ya da sayfa gibi düşünülür; güzel sıfatlar yüzde görünür olur. Parlaklığın göze gösterdiği nezaket, güzelliği kaba bir çarpıcılık yerine ince işlenmiş sanat olarak sunar.

  4. 4

    Bir mürekkebdir siyâhı zâil olmaz âb ile

    Nokta-i hâl-i siyeh hindûlar üzre damlamış

    1Bu öyle bir mürekkeptir ki siyahı suyla silinmez.

    2Siyah ben noktası Hintlilerin üzerine damlamıştır.

    Siyah ben, suyla silinmeyen kalıcı mürekkep noktasıdır; ter yüzü ıslatsa da bu işareti yok edemez. ‘Hintli’ çağrışımı koyu rengi büyütürken benin parlak ten üzerindeki belirginliğini artırır.

  5. 5

    Gamze-i hûnrîzi kasd-ı cân eder cânâneden

    Kasd-ı cân etse dirîğ olur mu ol cânâneden

    1Kan dökücü yan bakış, sevgiliden gelen bir can kastıdır.

    2Sevgiliden cana kast gelse buna üzülmek yakışır mı?

    Kan dökücü yan bakış doğrudan cana yönelmiş bir saldırı sayılır. Buna rağmen âşık, sevgiliden gelen ölüm kastına üzülmeyi bile yakışıksız bulur; yaranın kaynağı sevilen kişi olunca tehlike armağan gibi kabul edilir.

  6. 6

    Değme mercan sanmanız ol nişter-i

    Hûn-i âşık sîne-i dilcûlar üzre damlamış

    1Onu sıradan mercan sanmayın; o, kirpiğin neşterindendir.

    2Âşığın kanı gönül alan güzellerin göğsüne damlamıştır.

    Kırmızı damla ilk bakışta mercan sanılabilir, fakat kirpiğin neşterinden çıkan âşık kanıdır. Güzellerin gönül alan göğsüne sıçraması, bakışla açılan yaranın izini yaralayana geri taşıyan çarpıcı bir görüntü kurar.

  7. 7

    Ey Ömer râzını fâş ettin ki nakşın aldılar

    Hey meded hey yine esrârına vâkıf oldular

    1Ey Ömer, sırrını açtın da izini öğrendiler.

    2Eyvah, yine gizli hâllerinden haberdar oldular.

    Ömer sırrını söyleyince başkaları aşkının izini çıkarır; gizli hâllerin yeniden anlaşılması telaşlı ünlemlerle karşılanır. Şiirin kendisi, saklanmak istenen duyguyu kayıt altına alan ve ele veren bir nakış işlevi görür.

  8. 8

    Pây-i yâra bağda hep yüz sürdüğünü bildiler

    Eşk-i çeşmim sebze-i şebbûlar üzre damlamış

    1Bahçede sevgilinin ayağına yüz sürdüğünü anladılar.

    2Gözyaşım şebboyların yeşillikleri üzerine damlamıştır.

    Sevgilinin ayağına yüz sürme davranışı bahçedeki gözyaşı izleri sayesinde öğrenilir. Şebboyların yeşilliğine düşen yaş, hem çiçekleri sulayan damla hem de Ömer’in gizli ziyaretini açığa çıkaran maddi delildir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 13. dize “Ey Ömer râzını fâş ettin ki nakşın aldılar”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 575 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy gönül, söyle; o peri siyah saçını oynatmasın
Söyle ey dil ol perî zülf-i siyah oynatmasun
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

arak

Ter.

ârız

Yanak, yüz.

şebnem

Çiy.

sebha-i dürdâne

Seçkin incilerden tespih.

müjgâneden

Kirpikten.

şebbû

Şebboy çiçekleri.