DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey gönül, söyle; o peri siyah saçını oynatmasın
Şiir · 17. yüzyıl

Ey gönül, söyle; o peri siyah saçını oynatmasın

Şair gönlünden sevgiliyi uyarmasını ister: siyah saçını, ceylan gözünü ve bakışını rakiplere göstermemeli; dansı kan dökülmesine yol açabilir. Güzelliğine güvenip âşıkları haksız yere öldürme buyruğu vermesi eleştirilir. Güzelliğin geçeceği, felek rüzgârının gül yüzleri solduracağı hatırlatılır. Ömer, kanlı bakışlı sevgilinin öfkesini bırakmasını, sözünde durmasını ve kibirle külah oynatmamasını ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Söyle ey dil ol perî zülf-i siyah oynatmasun

    süzüp ağyâra hâr oynatmasun

    1Ey gönül, söyle; o peri siyah saçını oynatmasın.

    2Ceylan gözünü süzüp rakiplere diken gibi bakışlar atmasın.

    Siyah saç ile ceylan gözü, rakiplere yöneldiğinde âşık için kıskançlık silahına dönüşür. Diken benzetmesi, göz süzmenin zarif hareketini yaralayıcı ve dışlayıcı bir bakış hâline getirir.

  2. 2

    Raksa girmesün o hûrî yohsa yüz bin kan eder

    varup bize nigâh oynatmasun

    1O huri dansa girmesin; yoksa yüz bin kan dökülür.

    2Düşmanlar meclisine gidip bakışını bize karşı oynatmasın.

    Huri güzelliğindeki sevgilinin dansı yüz bin kan dökebilecek toplumsal kargaşa yaratır. Düşman meclisinde bize karşı kullanılan bakış, eğlence hareketini taraf tutan bir saldırıya dönüştürür.

  3. 3

    Kılmasun mir’ât-ı hüsnüne nazar Dârâlanup

    dayanmasun serpâlanup

    1Güzellik aynasına bakıp Dara gibi böbürlenmesin.

    2Baştan ayağa süslenip kan döken gamzesine güvenmesin.

    Güzellik aynasına bakan sevgili Dara gibi hükümdarlık gururuna kapılmamalıdır. Kan döken gamzeye güvenmek, bedensel süsü adalet sınırını aşan siyasi bir kuvvet gibi kullanmaktır.

  4. 4

    ol güzel garrâlanup

    Pâdişâh-ı kişverim deyüp sipâh oynatmasun

    1O güzel, siyah askerleriyle övünerek

    2‘Ülkenin hükümdarıyım’ deyip ordu yürütmesin.

    Siyah saçlar bir asker ordusu, sevgili de ülkenin hükümdarı biçiminde tasarlanır. Şair bu görkemli benzetmeyi övgüyle bırakmaz; güzelliğin ordu sürmek için kullanılmamasını özellikle ister.

  5. 5

    Adl ile bu bendesine evvelâ ihsân edüp

    Sonra başladı cefâya hâk ile yeksân edüp

    1Önce bu kuluna adaletle iyilik etti.

    2Sonra eziyete başlayıp beni toprakla bir etti.

    İlk başta adalet ve ihsan gören kul, sonra eziyetle toprağa eşitlenmiştir. Davranıştaki değişim, sevgilinin yönetimini tutarsız kılar ve âşığın şikâyetine ahlaki gerekçe verir.

  6. 6

    Katline âşıkların nâhak yere fermân edüp

    Uyup ağyâra birinden oynatmasun

    1Âşıkların haksız yere öldürülmesi için ferman çıkardı.

    2Rakiplere uyup suçsuz birini hedef almasın.

    Âşıkları haksız yere öldürme fermanı, sevgilinin bakışını keyfî hükme çevirir. Rakibin sözüne uyup suçsuzu hedef almak, aşk çatışmasını açık bir adalet meselesi olarak kurar.

  7. 7

    Bu güzellik ana da kalmaz geçer çâğı gider

    Soldurur bâd-ı felek gülruhlerin rengi uçar

    1Bu güzellik ona da kalmaz; çağı geçer.

    2Felek rüzgârı gül yüzleri soldurur, renkleri uçar.

    Güzelliğin kalıcı olmadığı uyarısı, sevgilinin bugünkü gücünü zamanla sınırlar. Felek rüzgârının gül yüzün rengini uçurması, böbürlenmenin dayandığı bedensel üstünlüğün geçiciliğini somutlaştırır.

  8. 8

    ile âşıklar anı ihrâk eder

    Cevr ile tâk-ı semâya doğru râh oynatmasun

    1Âşıkların kırgınlığı onu yakar.

    2Eziyetiyle gök kubbeye doğru yol açmasın.

    Kırılmış âşıkların bedduası sevgiliyi yakabilecek karşı güçtür. Eziyetin gök kubbeye yol açması, zulmün yalnız insanlar arasında kalmayıp göğe ulaşacak ölçüde büyümesini anlatır.

  9. 9

    Hışm ile bakmasun ol hûnî ciğerden kan alır

    Böyle giderse o serkeş dahi çok meydân alır

    1O kan dökücü öfkeyle bakmasın; ciğerden kan alır.

    2Bu gidişle o başkaldıran kişi daha çok alan kazanır.

    Öfkeli bakış doğrudan ciğerden kan alır; başkaldıran sevgilinin meydan kazanması bu şiddeti artırır. Şair, denetlenmeyen güzellik iktidarının giderek daha geniş bir alanı ele geçirdiğini söyler.

  10. 10

    Ahdine etsin vefâ yohsa anı şeytân alır

    Ey Ömer söyle bize herdem külâh oynatmasun

    1Sözüne bağlı kalsın; yoksa onu şeytan alır.

    2Ey Ömer, söyle; önümüzde her zaman kibirle külah oynatmasın.

    Verilen ahde vefa gösterilmezse sevgilinin şeytana kapılacağı tehdidi gelir. Külah oynatmama isteği, kapanışta kibirli gösteriyi ve âşıklara üstünlük taslamayı bırakma çağrısıdır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 20. dize “Ey Ömer söyle bize herdem külâh oynatmasun”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 508 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSöyle ey mehrû güzel billâhi kim sevmez seniÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Çeşm-i âhûsun

Ceylan gözünü.

Bezm-i a’dâda

Düşmanlar meclisinde.

Gamze-i hunrîzine

Kan döken yan bakışına.

Leşker-i hindûlerine

Siyah saçlardan oluşan askerlerine.

bîgünâh

Suçsuz.

İnkisârı

Kırgınlığı, bedduası.