DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nazîr İbrahim/Sun‘-ı Hudâya Nâzır Olan Dîdeler Aña (Matla/Müfred 54)
Matla/Müfred · 18. yüzyıl

Sun‘-ı Hudâya Nâzır Olan Dîdeler Aña (Matla/Müfred 54)

Tanrı'nın yaratışına bakan gözün bakışını başkasına çevirmesini zarar sayan müfred, görmenin yönünü ilahî sanata sabitler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -ı Ħudāya olan dįdeler aña

    eyler ise ġayra nigāhın żarar ider

    1Tanrı'nın sanatına bakan gözler,

    2bakışını başkasına çevirirse zarar eder.

    İlk dize gözü pasif organ değil ‘sun'-ı Hudâ’ya nâzır’ bilinçli seyirci yapar. İkinci dize bakışın ekonomik fiilini kullanır: dikkat başkasına ‘sarf’ edilince kayıp doğar. Manevî odak, korunması gereken sermaye gibi düşünülür.

Kavram sözlüğü (5) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:matla54-pdf948 sabit kaydı; Matla ve Müfredler no.54, basılı s.903 / gerçek PDF görüntü 948. Bağımsız numaralı iki dizelik tam kayıttır; komşu kayıt birleştirilmedi. CC BY exact ek yanında profile-adjacent; PDF içinde gömülü değildir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSürûr-ı Dil Nigâh-ı Lutf-ı Dildâr ile Hâsıldur (Matla/Müfred 118)
Sürūr-ı dil nigāh-ı lûŧf-ı dildār ile ĥāśıldur
Nazîr İbrahim · Matla/Müfred

Kavram sözlüğü

5 kavram bulundu.

ŚunǾ

Yapma, işleyip meydana getirme ve bunun ustalığı; Tanrı'ya izafe edilince evren, elden çıkmış bir eser gibi düşünülür.

nāžır

Bakan, gözeten; nazar (bakış) ile aynı kökten gelir ve bakmayı bir yönelme, bir gözetme işi olarak niteler.

dįde

Göz; Farsça ‘görmek’ fiilinin sıfat-fiil biçimidir, yani ‘görmüş olan’. Çokluk ekiyle bakan kişileri karşılar.

Śarf

Harcama, bir yöne çevirip tüketme; bakış için kullanılınca dikkatin sınırlı bir sermaye gibi düşünüldüğü anlaşılır.

ġayr

Başkası, öteki; tasavvufta Allah'tan başka her şeyi, yani mâsivâyı karşılar. Bakışın ona çevrilmesi bu yüzden zarar sayılır.