DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Şunda bir cânanın Rûm’da Acem’de
Şiir · 17. yüzyıl

Şunda bir cânanın Rûm’da Acem’de

Şair Rum’dan Acem’e ve Buhara’ya dek övülen sevgiliyi gördükten sonra kavuşmayı diler; üç yıllık bekleyişi, onun eşsizliğini ve zülfünün âşıklara saldığı belayı anlatıp sevgiliyi Konya’ya götürme arzusuyla kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Şunda bir cânanın ’da ’de

    Ederler medhini Buhârâ’ya dek

    1Şurada bir sevgili var; Rum’da ve Acem’de

    2övgüsünü Buhara’ya kadar yaparlar.

    Sevgilinin ünü Rum ve Acem’den Buhara’ya uzanan geniş bir coğrafyayla ölçülür. ‘Şunda’ diye yakın yerde gösterilen kişi, övgüsünün eriştiği uzak şehirlerle aynı anda hem yerel hem sınır aşan bir şöhret kazanır.

  2. 2

    Gözlerim cemâlin gördüğü demde

    Girdim arz-ı vasla temennâya dek

    1Gözlerim yüzünü gördüğü anda

    2kavuşmayı arz etmekten dilemeye kadar vardım.

    Yüzü görmek, kavuşma isteğini sözle bildirme ve dileme aşamalarını başlatır. “Arz-ı vasl” ile “temennâ” arasındaki devrik bağ günümüz Türkçesinde korunur; anlatı gerçekleşmiş kavuşma değil, görmeden sonra büyüyen taleptir.

  3. 3

    İntizardır bir dem duramaz gönül

    Sırrına başını veremez gönül

    1Gönül bekleyiştedir, bir an duramaz;

    2onun sırrına başını veremez.

    Gönül bekleyiş yüzünden bir an duramaz; ardından sevgilinin sırrına başını veremediği söylenir. İkinci dizedeki deyim başka tanık olmadan ‘anlamak’ veya ‘uğruna ölmek’ diye tek anlama kapatılmaz.

  4. 4

    Üç yıldır yüzünü göremez gönül

    Dahi müddet çeker bir ik-aye dek

    1Gönül üç yıldır yüzünü göremez;

    2daha bir iki aya kadar süre çeker.

    Üç yıldır görülmeyen yüz, bekleyişin açık süresini verir. “Bir ik-aye dek” yüzeyi bir iki ay daha dayanma veya sürenin uzaması ihtimalini taşır; modern yalnız görünen zaman aralığını korur, sonucu kesinleştirmez.

  5. 5

    Hak’kın kudretleri gelir mi yâda

    Neler yaratmıştır neler dünyâda

    1Hakk’ın kudretleri akla gelir mi?

    2Dünyada neler yaratmıştır, neler!

    Sevgilinin güzelliği Hakk’ın yaratma kudretini hatırlatan bir soru içinde ele alınır. ‘Neler yaratmıştır neler’ tekrarı belirli bir yaratılış açıklaması sunmaz; hayranlığın ölçüsünü ünlemli genişlikle gösterir.

  6. 6

    Görmedim akrânın akta karada

    âlemi tâ Basra’ya dek

    1Onun benzerini ‘akta karada’ görmedim;

    2âlemi Basra’ya kadar dolaştım.

    Şair sevgilinin benzerini görmediğini söyler ve Basra’ya kadar dolaştığı âlemi tanık gösterir. Kaynaktaki ‘akta karada’ karşıtlığında akın özel anlamı doğrulanmadığından deniz sözcüğü eklenmez; yüzey açıkça korunur.

  7. 7

    zülfüne cilâ eylemiş

    Hem ser-i uşşâka belâ eylemiş

    1Amber kokulu saçına parlaklık vermiş;

    2onu âşıkların başına bela etmiş.

    Amber kokulu zülfe parlaklık verilmesi güzelliği, onun âşıkların başına bela edilmesi ise etkisini anlatır. Aynı saç hem süs hem sıkıntı kaynağıdır; özne önceki yaratma kudreti bağlamıyla örtük bırakılır.

  8. 8

    Bütün Rumeli’ne salâ eylemiş

    Tâ geçip çıkınca Galata’ya dek

    1Bütün Rumeli’ne çağrı salmış;

    2geçip Galata’ya çıkıncaya kadar.

    Çağrının bütün Rumeli’ne yayılması, sevgilinin ününü veya zülfünün etkisini toplu duyuruya dönüştürür. Galata’ya çıkıncaya kadar uzanan hareket, önceki Basra ve Buhara çizgisine yeni bir şehir ekler.

  9. 9

    Ömer ol perînin sînede nârı

    Baktıkça artırdım âh ile zârı

    1Ömer; o perinin ‘sînede nârı’—

    2baktıkça ahımı ve iniltimi artırdım.

    Mahlasla başlayan devrik ilk dizedeki ‘o perinin sînede nârı’ yüzeyi, ateşi sevgilinin göğsüne ya da konuşanın göğsüne kesin olarak yerleştirmez. İkinci dize bakışla artan ah ve iniltimi açıkça bildirir.

  10. 10

    Ayakdaş edeydim kendime bâri

    Alır da giderdim tâ Konya’ya dek

    1Bari onu kendime yol arkadaşı edebilseydim;

    2alıp Konya’ya kadar götürürdüm.

    Kapanışta sevgiliyi yol arkadaşı yapma isteği gerçekleşmemiş dilek kipindedir. Konya’ya kadar götürme tasarısı aşkı yalnız bakış ve övgüden çıkarıp birlikte yol alma arzusuna dönüştürür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.55 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n55-D20416F8D6F4. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.55, PDF 136–137; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: “akta karada” deniz diye genişletilmedi; “ol perînin sînede nârı” sahipliği kesinleştirilmeden devrik fragman olarak korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSûretâ mağrur kıyâfet bir levend sevsem gerekÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Rûm

Burada Anadolu ve Osmanlı ülkesi için kullanılan tarihî coğrafya adı.

Acem

İran ve İran ülkesi için kullanılan tarihî ad.

arz-ı vasl

Kavuşma isteğini sunma, dile getirme.

İntizar

Bekleme, yol gözleme.

akrân

Benzerler, eşler.

Geştettim

Dolaştım, gezdim.

Muanber

Amber kokulu.

ser-i uşşâk

Âşıkların başı; burada âşıkların üstüne çöken bela bağlamında.