DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhibbî/Sûret-i dîvâr sanduñ göricek iy cân beni
Gazel · 16. yüzyıl

Sûret-i dîvâr sanduñ göricek iy cân beni

Sevgilinin kendisini duvar resmi sanmasına hayranlıktan donup kalışıyla cevap veren âşık, saç bağına ve çene çukurunun zindanına gönüllü olur; Leyla-Mecnun çölünde dolaşır, yetim bıraktığı gözyaşlarının kan davasından korkar ve ağladıkça büyüyen gönül ateşiyle kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    sanduñ göricek iy cân beni

    Bilmedüñ mi iy perî sen eyledüñ hayrân beni

    1Ey can, beni görünce duvara çizilmiş bir resim sandın;

    2ey peri, beni böyle hayran edip donduranın sen olduğunu bilmedin mi?

    Âşık sevgili karşısında öylesine hareketsiz kalır ki canlı bir kişi değil duvar resmi sanılır. İkinci dize bu yanlış görüyü sevgiliye geri çevirir: donukluğun sebebi cansızlık değil, perinin güzelliğinin yarattığı hayranlıktır.

  2. 2

    Zülfüñe bend olmışın gel koy

    Tâ ebed kurtarmasun habs itsün ol zindân beni

    1Saçına bağlandım; gel, beni çene çukurunun kuyusuna bırak;

    2o zindan beni sonsuza dek tutsun, hiç kurtarmasın.

    Saç önce âşığı bağlayan zincir, çene çukuru da içine atılacağı kuyu ve zindan olur. Konuşan kişi kaçış istemek yerine ebedî hapsi talep eder; sevgilinin yüzündeki iki ayrıntı gönüllü esaretin bağı ve mekânı olarak birleşir.

  3. 3

    İy saçı Leylî yüz göstermeyüp

    Eyledüñ ‘ışkuñ beni

    1Ey saçı Leyla olan sevgili, Mecnun gönlüme yüzünü göstermedin;

    2beni aşkının çölünde şaşkın şaşkın dolaştırdın.

    Leylî sözü hem karanlık saçı hem Leyla'yı çağırır; âşığın gönlü buna karşılık Mecnun kimliğini alır. Yüzün görünmemesi yön duygusunu ortadan kaldırır ve konuşanı aşk beyabanında hedefi olmayan bir gezgine çevirir.

  4. 4

    Kanına girdüm yire saldum yaşum

    Korkaram yolum tutar âhir olur ol kan beni

    1Gözyaşımın kanına girdim, yetimlerini yere saçtım;

    2korkarım sonunda o kan önüme çıkar ve beni yakalar.

    Akıtılan gözyaşı öldürülmüş bir ana-baba gibi düşünülür, yere düşen damlalar da onun yetimleri olur. Âşık kendi ağlayışını bir kan borcuna çevirerek mağdurken fail konumuna geçer; dökülen yaşın hesabının yolunu keseceğinden korkar.

  5. 5

    İy Muhibbî âteşi gerçi ki yaş

    Aglasam dahı beter yakar beni

    1Ey Muhibbî, gerçi gözyaşı ateşi yatıştırır;

    2ama ben ağladıkça yanan gönlüm beni daha beter yakar.

    Mahlas beyti suyun ateşi söndürmesi yönündeki doğal beklentiyi tersine çevirir. Gözyaşı arttıkça gönül ateşi dinmek yerine şiddetlenir; böylece önceki beyitte yere saçılan yaşlar, aşk yangınının çaresi değil yakıtı olur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Bağımsız görsel karşılaştırma adile1890:p216-217:g4 gövdesini kaynakla birebir buldu; kapanışta Muhibbî mahlası görselde açıktır.

Atıf kanıtını aç ↗

adile1890:p216-217:g4. Âdile Sultan 1890 baskısında basılı s. 216–217 üzerindeki gövde, mahlaslı son ve sonraki ayrı incipit 500 dpi görselden kapatıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYüzümi zerd eyledi ‘ışkuñ benüm ayvâ gibiMuhibbî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Sûret-i dîvâr

Duvara çizilmiş, cansız ve hareketsiz resim

zenahdân çâhına

Sevgilinin çene çukuru kuyusuna

dil-i Mecnûn’a

Mecnun gibi çılgın âşık olan gönlüme

beyâbânında

Issız çölünde

sergerdân

Şaşkın ve başıboş dolaşan

eytâmını

Yetimlerini

teskîn ider

Yatıştırır, şiddetini azaltır

dil-i sûzân

Ateşle yanan gönül