DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhibbî/Yüzümi zerd eyledi ‘ışkuñ benüm ayvâ gibi
Gazel · 16. yüzyıl

Yüzümi zerd eyledi ‘ışkuñ benüm ayvâ gibi

Aşkın yüzü ayva gibi sarartması ve hicranın bağrı kızıl lâleye çevirmesiyle başlayan gazel, Ferhâd ile Mecnûn’un acısını aşar; saç ejderhası, vefasız dünya ve kör gönül imgeleriyle ilerler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yüzümi eyledi ‘ışkuñ benüm ayvâ gibi

    Bagrumı taş itdi hicrüñ gibi

    1Aşkın yüzümü ayva gibi sararttı;

    2ayrılığın bağrımı kırmızı lâle gibi ‘taş itdi’.

    Ayvanın sarısı aşkın yüzdeki solgunluğunu, kırmızı lâle benzetmesi ise hicranın bağırdaki etkisini renkleştirir. Kaynaktaki ‘taş itdi’ yüklem yüzeyi ikinci bir sözlük veya metin tanığı olmadan taşırmak ya da taşlaştırmak diye çözülmedi; ilişki ihtiyatla açık bırakıldı.

  2. 2

    Görmedi Kûh-ı belâ içre belâyı

    Çekmedi hicrânı Mecnûn bu dil-i şeydâ gibi

    1Dağ delen Ferhâd bela dağında böylesi bir bela görmedi;

    2Mecnûn da bu çılgın gönül kadar ayrılık çekmedi.

    Ferhâd ve Mecnûn, aşk acısının geleneksel ölçüleri olarak çağrılır; ardından konuşanın derdi ikisini de aşar. Kûhken ile Kûh-ı belâ arasındaki ses bağı dağı hem kahramanın işi hem de acının mekânı hâline getirir.

  3. 3

    yañagı tâbını eydür gören

    ‘Âleme odlar saçar biñ başlu ejderhâ gibi

    1Saçının kıvrımları arasından yanağının parıltısını gören der ki:

    2Bin başlı ejderha gibi âleme ateşler saçıyor.

    Kıvrım kıvrım saç çok başlı ejderhaya, yanağın ışığı onun ağzından çıkan ateşe dönüşür. Karanlık saç ile parlak yüzü tek yaratıkta birleştiren benzetme, sevgilinin güzelliğini hem göz alıcı hem de yaklaşanı yakacak kadar tehlikeli kılar.

  4. 4

    Bî-vefâlıkda oldugıyçün ‘âleme

    Kendüye zînet virür ol bî-vefâ dünyâ gibi

    1Vefasızlıkta dünyaya benzediği için

    2o vefasız da dünya gibi kendini süsler.

    Sevgili ile dünya arasındaki benzerlik güzellikte değil, süsün arkasındaki vefasızlıktadır. Zînet çekiciliği artırırken aynı anda aldanma uyarısı üretir; görünen parlaklık kalıcı bağlılığın değil, geçici dünyanın yöntemidir.

  5. 5

    Ey Muhibbî kankı dilde yok mahabbetden eser

    Cân gözini açmaya ol gibi

    1Ey Muhibbî, hangi gönülde sevgiden bir iz yoksa

    2o, kör göz gibi can gözünü açamaz.

    Mahlas beyti sevgiyi iç görüşün şartı sayar. Mahabbet izi bulunmayan gönül, fiziksel göz açık olsa bile nâ-bînâdır; can gözünü açamamak bilgisel bir eksiklikten çok, sevme yetisinin yokluğuna bağlanır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

adile1890:p221:g3 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.

Atıf kanıtını aç ↗

adile1890:p221:g3. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 221/PDF 225: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Hüsn ile tarâvet ezelî sen güle düşdi sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı. İkinci dizedeki ‘taş itdi’ yüzeyi ikinci bir sözlük veya metin tanığıyla çözülemediğinden aynen korunmuş; günümüz Türkçesinde taşırmak ya da taşlaştırmak anlamlarından biri kesinleştirilmemiştir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirCan Eder Şem-i Ruhun Şevkine Pervanelik
Cân eder şem'-i ruhun şevkine pervânelik
Muhibbî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

zerd

Sarı, solgun

lâle-i hamrâ

Kırmızı lâle

Kûhken

Dağ delen; Ferhâd'ın lakabı

Çîn-i zülfinden

Saçının kıvrımlarından

müşâbih

Benzer

çeşm-i nâ-bînâ

Görmeyen, kör göz