Tâ Elest Bezminde Kalûbelâ’da
Âşık Ömer Elest meclisinde verilen söze bağlı kaldıklarını, erenlerin izinden gidip dünya varlığını aşkla değiştirdiklerini söyler. Fakr potasında pişer, aşk sultanına kul olur ve tevazuyla karıncayı baş tacı eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Tâ bezminde
Bekleriz rûz ü şeb ahd ü vefâda
1Elest meclisindeki “evet” sözünden beri,
2gece gündüz ahde ve vefaya bağlı bekleriz.
- 2
Pes dedik dönmeziz ikrârımızdan
Bu yolda geçmişiz biz varımızdan
1“Evet” dedik, verdiğimiz sözden dönmeyiz;
2bu yolda bütün varlığımızdan vazgeçtik.
İkrar yalnız söylenmiş bir kelime değil geri alınmayan taahhüttür. Varlığı terk etmek, yolun bedelini maddi maldan benliğe kadar genişletir ve bağlılığın ciddiyetini gösterir.
- 3
Erenler râhında gözleriz izi
deryâsı garketse bizi
1Erenlerin yolunda iz gözetiriz;
2günah denizi bizi boğsa bile...
Erenlerin izi güvenilir yön işaretidir. Günahın deniz gibi kuşatması yürüyüşü tehdit eder; fakat koşul cümlesi sonraki birimde bağışlanma umudunun sürmesine hazırlanır.
- 4
Râh-ı hakîkata sürelden yüzü
Ümîdi kesmeyiz
1Yüzümüzü hakikat yoluna sürdüğümüzden beri,
2bağışlayan Rabbimizden umudu kesmeyiz.
Yüz sürmek hem yönelme hem alçakgönüllü teslimiyettir. Günah denizi ne kadar büyük olursa olsun “Gaffâr” adı umudu korur; yolculuk korkudan çok bağışlanma güveniyle sürer.
- 5
Akl u fikri koyup bir yana düştük
Cihan varlığını aşka değiştik
1Aklı ve düşünceyi bir yana bırakıp yola düştük;
2dünya varlığını aşkla değiştirdik.
Akıl bütünüyle değersiz sayılmaz, fakat bu yolun belirleyici aracı olmaktan çıkar. Cihanın sahipliği terk edilip aşk alınır; değiş tokuş dünyevi ölçüde kayıp, manevi ölçüde kazançtır.
- 6
Kal olup içre piştik
Billâhi hoşnûduz bâzârımızdan
1Yoksulluk potasında kal olup piştik;
2Allah’a yemin olsun, pazarımızdan hoşnuduz.
Fakr potası benliği eriten ve olgunlaştıran sınavdır. Pazar imgesi yapılan değiş tokuşa döner; şairler dünya karşılığında aşk aldıkları bu alışverişten razı olduklarını bildirir.
- 7
sultân-ı aşka
Çün erdi giryân-ı aşka
1Aşk sultanının samimi kullarıyız;
2çünkü atımız aşkın gözyaşı alanına ulaştı.
Aşk hükümdar, âşıklar gösterişsiz kullardır. “Rahş” yolculuk gücünü, giryan ise ağlayan hâli taşır; varılan yer zaferden çok gözyaşıyla sınanan bağlılıktır.
- 8
Boyun eğsek nolur fermân-ı aşka
Ayrılmak muhâldir katârımızdan
1Aşkın buyruğuna boyun eğsek ne olur?
2Katarımızdan ayrılmak imkânsızdır.
Boyun eğme önceki kulluk sözünün doğal sonucudur. Katar aynı yolda birbirine bağlı topluluğu gösterir; bireysel tereddüt olsa bile erenler zincirinden kopuş mümkün sayılmaz.
- 9
Ey Ömer sunalı aşka pençeyi
Başa tâcederiz biz karıncayı
1Ey Ömer, aşka el uzattığımızdan beri,
2karıncayı başımıza taç ederiz.
Mahlas beyti aşkın değer ölçüsünü tersine çevirir. En küçük canlı olan karınca baş tacı edilir; tevazu, sultana kul olmanın toplumsal davranışa yansıyan sonucu olur.
- 10
Üstattan yemişiz çok tabancayı [1]
Yahşi görmek ile mıkdârımızdan
1Üstattan çok tokat yedik [basılı dipnot ayrıldı];
2“iyi görmek ile miktarımızdan” [söz dizimi kapalı].
Üstadın tokadı eğitimin sert sınavını anlatır. Son satırdaki “yahşi görmek” ve “miktarımızdan” bağı kaynakta tamamlanmadığı için yeni bir hüküm kurulmaz; görünür yüzey tahminsiz korunur.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 96; tarama s. 152; 10 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Tâ Elest bezminde Kalûbelâ’da” ile başlar, “Yahşi görmek ile mıkdârımızdan” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Bu gönlüm bağını gülistan eder” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Basılı kayıp/kapalı yüzeyler gövdeye karıştırılmadan, tahmin yapılmadan kaydedildi. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Türk kavmine minnet etmek olur muÂşık Ömer · Koşma→
Kalûbelâ insan ruhlarının ilahî soruya verdiği kabulü hatırlatır. Gece gündüz beklemek bu ilk sözleşmenin zaman içindeki sürekliliğidir; vefa aşkın temel ölçüsü olur.