DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nedîm/Tahammül Mülkünü Yıkdın Hülâgû Han mısın Kâfir
Gazel · 18. yüzyıl

Tahammül Mülkünü Yıkdın Hülâgû Han mısın Kâfir

Nedîm'in sekiz beyitlik gazeli, sevgilinin yıkıcı çekiciliğini Hülâgû, ateş ve cellât imgeleriyle kurar; kız/oğlan sorusunu açık bırakıp ayna karşısındaki öz-hayranlığa ve tarihsel dinî mecazlarla örülü maktaya ulaşır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Tahammül mülkünü yıkdın mısın kâfir

    Aman dünyâyı yakdın âteş-i sûzân mısın kâfir

    1Sabır ülkesini yıktın; Hülâgû Han mısın, ey kâfir sevgili?

    2Aman, dünyayı yaktın; yakıcı bir ateş misin, ey kâfir sevgili?

    Matla sevgilinin etkisini iki yıkım imgesiyle büyütür: sabır bir ülke, sevgili onu yıkan Hülâgû; dünya ise sevgilinin ateşiyle tutuşan alandır. “Kâfir” hitabı tarihsel aşk şiirinin erotik-dinî mübalağasıdır, güncel bir inanca veya topluluğa yöneltilmiş yargı değildir.

  2. 2

    Kız oğlan nâzı nâzın âvâzı âvâzın

    Belâsın ben de bilmem kız mısın oğlan mısın kâfir

    1Nazın kız-oğlan nazı, sesin genç bir yiğidin sesi;

    2Belâsın, ben de bilmem: kız mısın, oğlan mısın, ey kâfir sevgili?

    Naz ile ses, beytin iki yarısında farklı cinsiyet çağrışımları taşır; soru bunları tek bir kimlikte kesinleştirmez. Konuşan da “ben de bilmem” diyerek belirsizliği açıkça kabul eder.

  3. 3

    Ne ma‘nî gösterir dûşundaki ol

    Ki ya‘nî şu‘le-i can-sûz-ı hüsn ü ân mısın kâfir

    1Omzundaki o ateş renkli atlas nasıl bir anlam gösteriyor?

    2Yani güzelliğin ve çekiciliğin can yakan alevi misin, ey kâfir sevgili?

    Omuzdaki ateş renkli atlas yalnız bir giysi olarak kalmaz; ikinci dize onu güzellik ile çekiciliğin can yakan alevine benzetir. “Ne ma‘nî” sorusu görünür kumaştan mecazî ışığa geçişi kurar, sevgilinin kendisini bu alevle özdeşleştirir.

  4. 4

    Nedir bu gizli gizli âhlar çâk-ı girîbânlar

    ‘Aceb bir şûha sen de ‘âşık-ı nâlân mısın kâfir

    1Nedir bu gizli gizli ahlar, bu yırtılmış yakalar?

    2Yoksa sen de cilveli bir güzelin inleyen âşığı mısın, ey kâfir sevgili?

    Gizlenen ahlar ile yırtılmış yaka, sevgilide âşığa özgü kabul edilen belirtileri görünür kılar. Bu nedenle konuşan, kendisini yaralayan muhatabın da başka bir güzel karşısında inleyen âşık olup olmadığını sorar; roller bir beyitliğine tersine döner.

  5. 5

    Sana kimisi cânım kimi cânânım deyü söyler

    Nesin sen doğru söyle cân mısın cânân mısın kâfir

    1Sana kimi 'canım', kimi 'sevgilim' diye seslenir;

    2Nesin sen, doğru söyle: can mısın, sevgili misin, ey kâfir sevgili?

    Başkalarının iki hitabı, “cân / cânân” ses yakınlığı üzerinden kimlik sorusuna dönüşür. Muhatap hem hayatın kendisi hem sevilen kişi olarak adlandırılır; konuşanın “doğru söyle” ısrarı bu ikiliği çözmez, redifli soruyla yeniden keskinleştirir.

  6. 6

    Şarâb-ı âteşînin keyfi rûyun şu‘lelendirmiş

    Bu hâletle -i mestân mısın kâfir

    1Ateş renkli şarabın keyfi yüzünü alevlendirmiş;

    2Bu hâlinle sarhoşlar meclisinin kandili misin, ey kâfir sevgili?

    Ateş renkli şarap yüzü alevlendirince sevgili, sarhoşlar meclisini aydınlatan kandile benzetilir. Renk, keyif ve ışık aynı görüntüde birleşir; beyit içkiyi güncel bir öneriye çevirmeden tarihsel meclis ve mestlik imgesi içinde tutar.

  7. 7

    Niçün sık sık bakarsın böyle mir‘ât-ı mücellâya

    Meğer sen dahı kendi hüsnüne hayrân mısın kâfir

    1Niçin böyle sık sık parlak aynaya bakarsın?

    2Yoksa sen de kendi güzelliğine hayran mısın, ey kâfir sevgili?

    Sık sık aynaya yönelen bakış, önceki beyitlerde başkalarını büyüleyen sevgilinin kendi güzelliğine dönmesini sağlar. “Meğer” ile kurulan soru, ayna hareketini öz-hayranlığın belirtisi olarak yorumlar; bunu biyografik bir davranış diye kesinleştirmez.

  8. 8

    Nedîm-i zârı bir kâfir esîr etmiş işitmişdim

    Sen ol ol düşmen-i îmân mısın kâfir

    1İnleyen Nedîm'i, kâfir diye anılan bir sevgilinin esir ettiğini duymuştum;

    2Sen dinin celladı, imanın o düşmanı mısın, ey kâfir sevgili?

    Makta, gazel boyunca sorulan muhatabı Nedîm'i esir eden sevgiliyle özdeşleştirmeyi dener. “Dinin celladı” ve “imanın düşmanı” sözleri sevgilinin yıkıcı cazibesini büyüten tarihsel mecazlardır; gerçek bir inanç düşmanlığı ya da şiddet çağrısı olarak sunulmaz.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g41-pdf396-printed381. DEÜ AVESIS PDF396/basılı381'de G41 başlığı, basılı ölçü kalıbı, sekiz tam beyit, Nedîm mahlaslı makta ve G61 sonraki sınırı görselden doğrulandı. Kız/oğlan sorusu çözülmeden korundu; gövdede aparat yok ve sessiz düzeltme yapılmadı. CC BY 4.0 bağlantısı resmî profil üzerinde ekin yanındadır; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSînemi Deldi Bugün Bir Âfeti Çâr-pâreli
Sînemi deldi bugün bir âfeti çâr-pâreli
Nedîm · Şarkı

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

tahammül mülkü

Sabrın bir ülke gibi düşünüldüğü mecaz

Hülâgû Han

Bağdat'ı yıkan Moğol hükümdarı; beyitte yıkıcılık benzetmesi

şeh-levend

Gösterişli ve yiğit genç

âteşîn atlas

Ateş renkli, parlak atlas kumaş

çâk-ı girîbân

Yakayı yırtma; aşk acısının tarihsel işareti

mir‘ât-ı mücellâ

Parlatılmış, berrak ayna

çerâğ-ı meclis

Meclisi aydınlatan kandil; burada sevgili için imge

cellâd-ı dîn

Din cellâdı; sevgilinin yıkıcı etkisini büyüten tarihsel mübalağa