Tahammül mülkünü yıktın Hülâgû Han mısın kâfir
Sevgiliye baştan sona soru sorarak ilerleyen; onu Hülâgû’dan meclis kandiline kadar her seferinde başka bir şeye benzeten, cinsiyetini bile bilmediğini söyleyen sekiz beyitlik gazel.
- 1
Tahammül mülkünü yıktın Hülâgû Han mısın kâfir
Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Sabır ülkesini yıktın; sen Hülâgû Han mısın, kâfir?
2Aman, dünyayı yaktın; yakıcı bir ateş misin, kâfir?
- 2
Kız oğlan nazı nazın şehlevend avazı avazın
Belasın ben de bilmem kız mısın oğlan mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Nazın genç kız nazı, sesin yiğit sesi.
2Belasın; ben de bilmiyorum, kız mısın oğlan mısın, kâfir?
Beyit yorumu +
Şair sevgiliyi tarif ederken iki ayrı işaret topluyor ve ikisini de kesin sayamıyor. Bilmemek burada eksiklik değil, güzelliğin sınıflandırmaya direnmesinin adı.
- 3
Ne ma’na gösterir duşundaki ol ateşin atlas
Ki ya’ni şule-i cansuz-ı hüsn ü an mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Omzundaki o ateş renkli atlas ne anlatıyor?
2Yani can yakan bir güzellik alevi misin, kâfir?
Beyit yorumu +
Kırmızı ipek önce bir giysi ayrıntısı, hemen ardından bir alev iddiası. Nedîm kumaşın rengini delil sayıp sevgiliyi kendi kıyafetiyle suçluyor.
- 4
Nedir bu gizli gizli ahlar çak-i girîbânlar
Aceb bir şuha sende aşık-ı nalan mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Nedir bu gizli gizli âhlar, yaka yırtmalar?
2Yoksa sen de bir şuha inleyen âşık mısın, kâfir?
Beyit yorumu +
Beyit rolleri tersine çeviriyor: âşığın alâmetleri bu kez sevgilide görünüyor. Sevgilinin de birine tutulmuş olma ihtimali, onu erişilmez bir put olmaktan çıkarıp yaralanabilir kılıyor.
- 5
Sana kimisi canım kimi cananım deyü söyler
Nesin sen doğru söyle can mısın canan mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Sana kimi canım, kimi cananım diye sesleniyor.
2Doğru söyle, sen nesin: can mısın canan mısın, kâfir?
Beyit yorumu +
Herkesin ayrı bir adla çağırdığı kişi hiçbirinin adına sığmıyor. ‘Doğru söyle’ buyruğu, sevgilinin kimliğini başkalarının dilinden kurtarıp onun kendi ağzından duymak isteyen bir çaba.
- 6
Şarab-ı ateşinin keyfi rüyun şul’elendirmiş
Bu haletle çerağ-ı meclis-i mestan mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Ateşli şarabın keyfi yüzünü alevlendirmiş.
2Bu hâlinle sarhoşlar meclisinin kandili misin, kâfir?
Beyit yorumu +
Yanan yüz, meclisi aydınlatan tek ışık kaynağına dönüşüyor. Sarhoşlar kendi karanlıklarını sevgilinin kızarmış yanağıyla gideriyor; içki burada hem sebep hem lamba.
- 7
Niçin sık sık bakarsın öyle mirat-ı mücellaya
Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Neden o parlak aynaya böyle sık sık bakıyorsun?
2Yoksa sen de kendi güzelliğine hayran mısın, kâfir?
Beyit yorumu +
Ayna sahnesi âşığın rakibini değiştiriyor: artık yarıştığı kişi sevgilinin kendi aksi. Hayranlık kendine döndüğü anda âşığa bakacak göz kalmıyor, sitem de muhatapsız kalıyor.
- 8
Nedim-i zarı bir kâfir esir etmiş işitmiştim
Sen ol cellad-ı din ol düşmeni iman mısın kâfir
Günümüz Türkçesi +
1Ağlayan Nedîm’i bir kâfirin esir ettiğini duymuştum.
2O din celladı, o iman düşmanı sen misin, kâfir?
Beyit yorumu +
Şair kendi hâlini başkasından duyulmuş bir dedikodu gibi aktarıyor. Yedi beyit boyunca sorulan ‘sen kimsin’ sorusu burada cevabını buluyor: esir alan da soruyu soran da aynı meclistedir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 173824 numaralı kalıcı sürüm esas alındı. Beyit sırası, Kılıç Köçeri ve Sait Yılter’in Anemon 10/2 (2022) sayısındaki şerh çalışmasıyla (s. 699–718) karşılaştırıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Sabır burada içi boşaltılabilir bir ülke, sevgili ise Bağdat’ı yıkan Moğol hükümdarı. Matla, aşkı duygu olmaktan çıkarıp bir istila haberi gibi duyuruyor.