DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nedîm/Esdikçe bâd-ı subh perîşânsın ey gönül
Kaynaklı metin
Gazel · 18. yüzyıl

Esdikçe bâd-ı subh perîşânsın ey gönül

Şairin baştan sona kendi gönlüne seslendiği; onu sabah rüzgârında dağılan, akılla anlaşamayan ve hac kervanının meşalesi kadar görünür bir konuk olarak anlatan sekiz beyitlik gazel.

Özgün metin
  1. 1

    Esdikçe bâd-ı subh perîşânsın ey gönül

    Benzer esîr-i turra-i cânânsın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Sabah rüzgârı estikçe dağılıyorsun, ey gönül.

    2Anlaşılan sevgilinin alnına düşen saçın esirisin, ey gönül.

    Beyit yorumu +

    Rüzgâr saçı dağıtır, gönül de onunla birlikte dağılır. Şair perişanlığın sebebini içeride değil dışarıdaki tek bir tutamda buluyor; esaret, kımıldayan bir ipe bağlı.

  2. 2

    Gül mevsiminde tevbe-i meyden benim gibi

    Zannım budur ki sen de peşîmânsın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Gül mevsiminde şaraptan tövbe ettiğine benim gibi

    2sen de pişman olmuşsundur diye düşünüyorum, ey gönül.

    Beyit yorumu +

    Tövbenin kendisi değil, zamanlaması pişmanlık üretiyor: gül açarken verilmiş bir söz mevsimin ortasında taşınamaz hâle geliyor. Şair suçunu paylaşmak için gönlünü de aynı hâlde sanıyor.

  3. 3

    Eşkimde böyle şu’le nedendir meğer ki sen

    Çün sûz u tâb giryede pinhânsın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Gözyaşımdaki bu alev nedendir? Demek ki sen

    2yanışını ve harını ağlayışın içine gizlemişsin, ey gönül.

    Beyit yorumu +

    Su ile ateş aynı damlada buluşuyor; gözyaşı akarken yanıyor. Gizlenen şeyin söneceği sanılır, oysa gönül saklandığı yerde parlamayı sürdürüyor ve kendini yaşla ele veriyor.

  4. 4

    Ben sana bâde içme güzel sevme mi dedim

    Benden niçün bu gûne girîzânsın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Ben sana şarap içme, güzel sevme mi dedim?

    2Neden benden böyle kaçıp duruyorsun, ey gönül?

    Beyit yorumu +

    Şair yasak koymadığını hatırlatarak gönlünün kaçışını anlamsız buluyor. Serzeniş, izin verenle izin isteyenin aynı kişi olmasından doğan tuhaf bir yalnızlık taşıyor.

  5. 5

    Bigânedir mu’âmeleniz akl u hûş ile

    Gûyâ derûn-ı sînede mihmânsın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Akıl ve şuurla aranız yabancı.

    2Sanki göğsün içinde konuk olarak duruyorsun, ey gönül.

    Beyit yorumu +

    Gönül kendi göğsünde ev sahibi değil misafir. Akılla selamlaşmayan bir konuk, kaldığı yeri her an terk edebileceği için hiçbir kararın tarafı sayılmıyor.

  6. 6

    Ayîne oldu bir nigeh-i hayretinle âb

    Bi’llâh ne saht âteş-i sûzânsın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Ayna senin bir şaşkın bakışınla suya döndü.

    2Vallahi ne çetin bir yakıcı ateşsin, ey gönül.

    Beyit yorumu +

    Cilalı maden tek bakışta eriyip su oluyor. Gönlün ısısı burada bir duygu abartısı değil, sert cismi çözecek kadar somut bir güç olarak ölçülüyor.

  7. 7

    Hac yollarında meş’ale-i kârbân gibi

    Erbâb-ı ‘aşk içinde nümâyânsın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Hac yollarındaki kervan meşalesi gibi

    2aşk ehlinin arasında göze çarpıyorsun, ey gönül.

    Beyit yorumu +

    Kervan meşalesi hem yol gösterir hem yerini ele verir. Gönlün aşk ehli içinde seçilir olması, ona itibar kazandırırken saklanma imkânını da elinden alıyor.

  8. 8

    Peymâne-i mahabbeti sundun Nedîme çün

    Lutf eyle câmı bâri biraz kansın ey gönül

    Günümüz Türkçesi +

    1Sevgi kadehini Nedîm’e sundun madem,

    2lütfet de bari kadeh biraz kansın, ey gönül.

    Beyit yorumu +

    Kadehi uzatan da doldurması istenen de gönül. Şair sevgiliden değil kendi içinden merhamet dileniyor; verilen az, isteyen ise kendi elinden başka kapı bilmiyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 145218 numaralı kalıcı sürüm esas alındı; sayfadaki vezin kaydı (mef’ûlü fâ’ilâtü mefâ’îlü fâ’ilün) korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Nedîm şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →