DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Geçmeden vakt-i safâ mevsim-i gül
Manzume · 19. yüzyıl

Geçmeden vakt-i safâ mevsim-i gül

Nakaratı tek dize olan bir işret şarkısı. Dört bent aynı öğüdü çeşitliyor: gül mevsimi geçmeden kadehi al. Gerekçeler sırayla ömrün boşluğu, gönlün avareliği, meclisin hazır oluşu ve dünyanın bağı; nakarat her dönüşünde tartışmayı kapatıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Geçmeden vakt-i safâ mevsim-i gül

    -ı câm eyle hemen durma göñül

    Ömr-i bî-hûdedir olmak bî-

    -ı câm eyle hemen durma göñül

    1Safa vakti, gül mevsimi geçmeden

    2hemen kadehi iç, durma gönül;

    3şarapsız kalmak beyhude bir ömürdür.

    4Hemen kadehi iç, durma gönül.

    Şarkı nakaratını daha ikinci dizede kuruyor: musammat düzende matla kendi tekrarını içinde taşıyor. Üçüncü dize gerekçeyi veriyor — mülsüz, yani şarapsız geçen ömür beyhudedir. Kaynakta bu dize kalıba göre bir hece eksik dizilmiş, tamamlanmadan bırakıldı.

  2. 2

    Aklıñ almış yine bir

    Eylemiş derdi seni âvâre

    Gamı ta'dîle ararsın çâre

    1Aklını yine bir ay parçası almış;

    2onun derdi seni avare etmiş;

    3gamı hafifletmeye çare arıyorsun.

    İkinci bent muhatabı değiştirmiyor, gönlün hâlini anlatmaya geçiyor: aklı alan bir meh-pâre, avare bırakan bir derd, aranan bir çâre. “Ta'dîl” hafifletmek, dengeye getirmek demek; istenen şey gamın yok olması değil, ölçüsünün düşürülmesi. Nakarat bu bentte “eyzan” kaydıyla yazılmadan geçilmiş.

  3. 3

    Meclis âmâde o hâzır

    Zevke mu'tâd olacak bir demdir

    Giryeler nâleler artık nice bir

    1Meclis hazır, o ay yüzlü de burada;

    2zevke alışılacak bir andır;

    3ağlayışlar, iniltiler artık daha ne kadar?

    Üçüncü bent davetin bütün şartlarını sayıyor: meclis hazır, sevgili orada, vakit uygun. Son dize bunun karşısına ağlayışı koyup bir sabırsızlık sorusuyla kapatıyor — “artık nice bir”, yani daha ne kadar. Bent teselli değil, vazgeçme öneriyor.

  4. 4

    Mest-i olup subh u mesâ

    Bâde-i nâb ile kıl kesb-i safâ

    Olma -i kaydı-ı dünyâ

    -ı câm eyle hemen durma göñül

    1Sabah akşam aklı başından gitmiş bir sarhoş olup

    2hâlis şarapla safa kazan;

    3dünyanın bağına gönül bağlamış olma.

    4Hemen kadehi iç, durma gönül.

    Son bent öğüdü uca götürüyor: sabah akşam lâ-ya'kıl, yani aklı gitmiş bir sarhoşluk. Üçüncü dize gerekçeyi dünyaya bağlıyor; “kayd” hem kayıt hem bağ demektir. Kaynakta bu dize “kaydı-ı dünyâ” diye fazla bir “ı” ile dizili ve kalıptan taşıyor; düzeltilmedi.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142817 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın kitap içindeki adı “Nağme-i Seher/gönül nakaratlı şarkı”dır — nakaratın son kelimesine bakan bir fihrist maddesi — künye matla mısraından kuruldu. Metne alınmayanlar: baştaki “Şarkılar” bölüm adı, “Şarkı” başlığı, bir “nakarat” ve iki “eyzan” kaydı. Nakarat kaynakta yalnız birinci ve dördüncü bendin ardından tam olarak dizilmiştir; “eyzan” yazan iki yere basılmamış dize eklenmedi, o bentler üç dize olarak bırakıldı. Nazal n'li “göñül” ve “Aklıñ” yazımları korundu. Birinci bendin üçüncü dizesi kalıba göre bir hece eksik, dördüncü bendin üçüncü dizesindeki “kaydı-ı dünyâ” ise fazladan bir “ı” ile dizili ve dize bu yüzden kalıptan taşıyor; ikisi de düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGeh gavta-hâr-ı kulzüm-i Ummân-ı gurbetizRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nûş

İçme, içiş

mül

Şarap

bî-hûde

Boşuna, faydasız

meh-pâre

Ay parçası; çok güzel sevgili

ta'dîl

Hafifletme, ölçüsünü düşürme

meh-veş

Ay gibi, ay yüzlü

lâ-ya'kıl

Aklı ermez hâle gelmiş, kendinden geçmiş

dil-beste

Gönlü bağlanmış