Geçmeden vakt-i safâ mevsim-i gül
Nakaratı tek dize olan bir işret şarkısı. Dört bent aynı öğüdü çeşitliyor: gül mevsimi geçmeden kadehi al. Gerekçeler sırayla ömrün boşluğu, gönlün avareliği, meclisin hazır oluşu ve dünyanın bağı; nakarat her dönüşünde tartışmayı kapatıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Geçmeden vakt-i safâ mevsim-i gül
-ı câm eyle hemen durma göñül
Ömr-i bî-hûdedir olmak bî-
-ı câm eyle hemen durma göñül
1Safa vakti, gül mevsimi geçmeden
2hemen kadehi iç, durma gönül;
3şarapsız kalmak beyhude bir ömürdür.
4Hemen kadehi iç, durma gönül.
- 2
Aklıñ almış yine bir
Eylemiş derdi seni âvâre
Gamı ta'dîle ararsın çâre
1Aklını yine bir ay parçası almış;
2onun derdi seni avare etmiş;
3gamı hafifletmeye çare arıyorsun.
İkinci bent muhatabı değiştirmiyor, gönlün hâlini anlatmaya geçiyor: aklı alan bir meh-pâre, avare bırakan bir derd, aranan bir çâre. “Ta'dîl” hafifletmek, dengeye getirmek demek; istenen şey gamın yok olması değil, ölçüsünün düşürülmesi. Nakarat bu bentte “eyzan” kaydıyla yazılmadan geçilmiş.
- 3
Meclis âmâde o hâzır
Zevke mu'tâd olacak bir demdir
Giryeler nâleler artık nice bir
1Meclis hazır, o ay yüzlü de burada;
2zevke alışılacak bir andır;
3ağlayışlar, iniltiler artık daha ne kadar?
Üçüncü bent davetin bütün şartlarını sayıyor: meclis hazır, sevgili orada, vakit uygun. Son dize bunun karşısına ağlayışı koyup bir sabırsızlık sorusuyla kapatıyor — “artık nice bir”, yani daha ne kadar. Bent teselli değil, vazgeçme öneriyor.
- 4
Mest-i olup subh u mesâ
Bâde-i nâb ile kıl kesb-i safâ
Olma -i kaydı-ı dünyâ
-ı câm eyle hemen durma göñül
1Sabah akşam aklı başından gitmiş bir sarhoş olup
2hâlis şarapla safa kazan;
3dünyanın bağına gönül bağlamış olma.
4Hemen kadehi iç, durma gönül.
Son bent öğüdü uca götürüyor: sabah akşam lâ-ya'kıl, yani aklı gitmiş bir sarhoşluk. Üçüncü dize gerekçeyi dünyaya bağlıyor; “kayd” hem kayıt hem bağ demektir. Kaynakta bu dize “kaydı-ı dünyâ” diye fazla bir “ı” ile dizili ve kalıptan taşıyor; düzeltilmedi.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142817 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın kitap içindeki adı “Nağme-i Seher/gönül nakaratlı şarkı”dır — nakaratın son kelimesine bakan bir fihrist maddesi — künye matla mısraından kuruldu. Metne alınmayanlar: baştaki “Şarkılar” bölüm adı, “Şarkı” başlığı, bir “nakarat” ve iki “eyzan” kaydı. Nakarat kaynakta yalnız birinci ve dördüncü bendin ardından tam olarak dizilmiştir; “eyzan” yazan iki yere basılmamış dize eklenmedi, o bentler üç dize olarak bırakıldı. Nazal n'li “göñül” ve “Aklıñ” yazımları korundu. Birinci bendin üçüncü dizesi kalıba göre bir hece eksik, dördüncü bendin üçüncü dizesindeki “kaydı-ı dünyâ” ise fazladan bir “ı” ile dizili ve dize bu yüzden kalıptan taşıyor; ikisi de düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şarkı nakaratını daha ikinci dizede kuruyor: musammat düzende matla kendi tekrarını içinde taşıyor. Üçüncü dize gerekçeyi veriyor — mülsüz, yani şarapsız geçen ömür beyhudedir. Kaynakta bu dize kalıba göre bir hece eksik dizilmiş, tamamlanmadan bırakıldı.