Terk İdüp Nâmûsı Ârı Diyelim Allâh Hû
Fahrî, şan kaygısını ve Hakk dışındaki bağlılıkları bırakıp Allah Hû zikriyle arınmayı öğütler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Terk idüp nâmûsı ârı diyelim Allâh Hû
Dil olur her demde diyelim Allâh Hû
1Şan ve utanç kaygısını bırakıp Allah Hû diyelim;
2gönül her an arınır, Allah Hû diyelim.
- 2
Mahv ider zikr-i Hudâ dilden sivâyı dem-be-dem
idüp tevhîde varı diyelim Allâh Hû
1Allah'ı anmak gönülden başkasına bağlılığı her an siler;
2varımızı tevhide verip Allah Hû diyelim.
Zikrin işi burada eklemek değil silmektir: sivâ, yani Hakk dışında ne varsa gönülden kazınır. “Dem-be-dem” bunun bir kerelik değil aralıksız bir temizlik olduğunu söyler. Bezl sözcüğü de karşılığında verileni belirtir; elde tutulan hiçbir şey saklanmaz.
- 3
Mazhar olur evliyâ feyz-i Hudâya dâ’imâ
Bize de lutf ide diyelim Allâh Hû
1Veliler sürekli Allah'ın feyzine erişir;
2Yaratan bize de lütfetsin, Allah Hû diyelim.
Şair burada kendini örnek değil tanık yerine koyar: mazhar olan evliyâdır, kendisi ise ancak “bize de” diyerek sıraya girer. Bârî adının seçilmesi de anlamlıdır; feyzi isteyen kişi, veren tarafı yaratıcı sıfatıyla anarak talebini yaratılmışlığına dayandırır.
- 4
Fazl-ı Hakka yok nihâyet tâlib iseñ şübhesiz
Cümleye ihsân-ı diyelim Allâh Hû
1Hakk'ın lütfunun sonu yoktur, eğer arıyorsan kuşkusuz;
2herkese yayılan ihsan diyelim, Allah Hû diyelim.
Beyit ilâhî lütfa sınır tanımaz ve bunu paylaşım diliyle söyler: ihsân sârî'dir, yani yayılan, bir kişide durmayıp herkese ulaşan cinstendir. Böylece “tâlib iseñ” şartı bir ayrıcalık kapısı değil, yalnızca isteyip istememe meselesi olarak kalır.
- 5
Nûr-ı zikru’llâh ile olsun derûnlar pür-ziyâ
İdelim ey Fahrî zârı diyelim Allâh Hû
1İç dünyalar Allah zikrinin nuruyla ışık dolsun;
2ey Fahrî, inleyelim ve Allah Hû diyelim.
Kapanış nur ile sesi birleştirir: derûnların pür-ziyâ olması istenirken hemen yanına zâr, yani inleyiş konur. Aydınlanma burada sessiz bir aydınlık değildir; Fahrî'nin adı ışığın değil ağlayışın yanında anılır ve zikir işitilebilir bir hâle gelir.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf162-printed153-n120. Bu görüntü aralığında 120 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Tesellî eyledi Kur’ân’da AllâhMehmed Fahrî-i Sünbülî · Murabba→
Açılış bir bedelle başlar: nâmûs ve âr, yani insanın başkalarının gözündeki yeri bırakılacaktır. Beytin ses oyunu da bunu taşır; terk edilen “âr” ile kazanılan “ârî” aynı kökten çınlar, utanç kaygısından vazgeçen gönül arınmış olana dönüşür.