DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Terk İdüp Nâmûsı Ârı Diyelim Allâh Hû
Gazel · 18. yüzyıl

Terk İdüp Nâmûsı Ârı Diyelim Allâh Hû

Fahrî, şan kaygısını ve Hakk dışındaki bağlılıkları bırakıp Allah Hû zikriyle arınmayı öğütler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Terk idüp nâmûsı ârı diyelim Allâh Hû

    Dil olur her demde diyelim Allâh Hû

    1Şan ve utanç kaygısını bırakıp Allah Hû diyelim;

    2gönül her an arınır, Allah Hû diyelim.

    Açılış bir bedelle başlar: nâmûs ve âr, yani insanın başkalarının gözündeki yeri bırakılacaktır. Beytin ses oyunu da bunu taşır; terk edilen “âr” ile kazanılan “ârî” aynı kökten çınlar, utanç kaygısından vazgeçen gönül arınmış olana dönüşür.

  2. 2

    Mahv ider zikr-i Hudâ dilden sivâyı dem-be-dem

    idüp tevhîde varı diyelim Allâh Hû

    1Allah'ı anmak gönülden başkasına bağlılığı her an siler;

    2varımızı tevhide verip Allah Hû diyelim.

    Zikrin işi burada eklemek değil silmektir: sivâ, yani Hakk dışında ne varsa gönülden kazınır. “Dem-be-dem” bunun bir kerelik değil aralıksız bir temizlik olduğunu söyler. Bezl sözcüğü de karşılığında verileni belirtir; elde tutulan hiçbir şey saklanmaz.

  3. 3

    Mazhar olur evliyâ feyz-i Hudâya dâ’imâ

    Bize de lutf ide diyelim Allâh Hû

    1Veliler sürekli Allah'ın feyzine erişir;

    2Yaratan bize de lütfetsin, Allah Hû diyelim.

    Şair burada kendini örnek değil tanık yerine koyar: mazhar olan evliyâdır, kendisi ise ancak “bize de” diyerek sıraya girer. Bârî adının seçilmesi de anlamlıdır; feyzi isteyen kişi, veren tarafı yaratıcı sıfatıyla anarak talebini yaratılmışlığına dayandırır.

  4. 4

    Fazl-ı Hakka yok nihâyet tâlib iseñ şübhesiz

    Cümleye ihsân-ı diyelim Allâh Hû

    1Hakk'ın lütfunun sonu yoktur, eğer arıyorsan kuşkusuz;

    2herkese yayılan ihsan diyelim, Allah Hû diyelim.

    Beyit ilâhî lütfa sınır tanımaz ve bunu paylaşım diliyle söyler: ihsân sârî'dir, yani yayılan, bir kişide durmayıp herkese ulaşan cinstendir. Böylece “tâlib iseñ” şartı bir ayrıcalık kapısı değil, yalnızca isteyip istememe meselesi olarak kalır.

  5. 5

    Nûr-ı zikru’llâh ile olsun derûnlar pür-ziyâ

    İdelim ey Fahrî zârı diyelim Allâh Hû

    1İç dünyalar Allah zikrinin nuruyla ışık dolsun;

    2ey Fahrî, inleyelim ve Allah Hû diyelim.

    Kapanış nur ile sesi birleştirir: derûnların pür-ziyâ olması istenirken hemen yanına zâr, yani inleyiş konur. Aydınlanma burada sessiz bir aydınlık değildir; Fahrî'nin adı ışığın değil ağlayışın yanında anılır ve zikir işitilebilir bir hâle gelir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf162-printed153-n120. Bu görüntü aralığında 120 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirTesellî Eyledi Kur’ân’da Allâh
Tesellî eyledi Kur’ân’da Allâh
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Murabba

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

nâmûs u âr

Şan ve utanma kaygısı

ârî

Arınmış

sivâ

Hakk dışındaki şeyler

bezl

Esirgemeden verme

Bârî

Yaratan Allah

sârî

Yayılan