DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ey tatlı ağızlı, sözün susamış cana ilaçtır
Şiir · 17. yüzyıl

Ey tatlı ağızlı, sözün susamış cana ilaçtır

Şair, tatlı ağızlı sevgilinin sözünü susamış cana ilaç sayar; ayrılıkta her gün öldüğünü ve parçalanmış göğsünü görmesini ister. Hayali gözünden uzaklaşmaz, fakat kavuşma vaadi bedenle can kadar birbirinden ayrı görünür. Sevgilinin ayağının toprağı aşk ehline sürme, yüzü Yusuf’tan güzel sayılır; Ömer ömrü boyunca saçından el çekmeyeceğini söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    em iken nutkun senin

    Günde bin kerre helâk olmaktayım hicrinle ben

    1Ey tatlı ağızlı, sözün susamış cana ilaçtır.

    2Ben ayrılığın yüzünden günde bin kez ölüyorum.

    Tatlı ağızdan çıkan söz, susamış canın hem içeceği hem ilacı olur. Buna karşılık ayrılık şairi günde bin kez öldürür; sesin iyileştirici gücü ile yokluğun tekrarlanan ölümü karşılaştırılır.

  2. 2

    Şerha şerha kıl nazar sad pâre zahm-ı sîneme

    Dağları delmekte gör kabil mi yerden göğeden

    1Parça parça olmuş, yüz parçalı göğüs yarama bak.

    2Dağları yerden göğe kadar delmek mümkün mü, gör.

    Göğüsteki yara parça parça ve yüz katlı gösterilir; dağ delme imgesi bu bedensel acıyı olağan ölçülerin dışına taşır. Şair yaranın büyüklüğünü sevgilinin doğrudan bakışına sunar.

  3. 3

    Her kaçan vaslından ayrı düşsem elverse firâk

    Firkatinle her gece bir menzili kılsam durak

    1Kavuşmandan her uzak düştüğümde ayrılık fırsat bulsa

    2Her gece ayrılığınla başka bir yerde konaklasam bile

    Kavuşmadan her uzaklaşma yeni bir ayrılık konağına dönüşür. Her gece başka bir menzilde durmak, sevilen kişiden uzaklığın tek olay değil aralıksız bir yolculuk olduğunu gösterir.

  4. 4

    Nakş-ı tasvîr-i hayâli olmayup gözden ırak

    Kılmayınca ey sanem tâ eğnime

    1Hayalinin çizilmiş tasviri gözümden uzak olmaz.

    2Ey put gibi güzel, kefen sırtıma kaftan olmadıkça bu sürer.

    Sevgilinin hayali gözden ayrılmaz; ancak bu bağlılık kefenin bedene kaftan olmasıyla, yani ölümle son bulacaktır. Put benzetmesi güzelliği, kefen imgesi sadakatin nihai sınırını belirler.

  5. 5

    Ben cemâli şem’inin pervânesiyim

    Olmamıştır bildiğim ahdi bütünlerde güzâf

    1Ben, yüzünün mumuna gerçekten pervane olmuşum.

    2Bildiğim kadarıyla bütün verilmiş sözler boş değildir.

    Yüz mumu çevresindeki pervane, yanacağını bilerek ışığa yaklaşan âşıktır. Verilmiş sözlerin boş sayılamayacağı düşüncesi, sevgilinin önceki vaadine güvenmek için akli bir dayanak arar.

  6. 6

    Va’de kılmıştı benimle olmağa bir sîne sâf

    Hey ne mümkindir görem vaslolduğun cân ile ten

    1Benimle temiz bir gönül olmaya söz vermişti.

    2Can ile bedenin kavuştuğunu görmem nasıl mümkün olsun?

    Temiz gönüllü olma vaadi kavuşma beklentisi yaratır; fakat can ile bedenin birleşmesi kadar imkânsız görünür. Şair, sözün açıklığı ile gerçekleşme ihtimalinin uzaklığını acı bir soruda buluşturur.

  7. 7

    Hâtırım vîrân olur bir dem eğer baksan kıya

    Ayağın toprağı çeşm-i ehl-i aşka

    1Bir an yan bakarsan gönlüm yıkılır.

    2Ayağının toprağı aşk ehlinin gözüne sürmedir.

    Sevgilinin yan bakışı gönlü bir anda viran ederken ayağının toprağı âşıkların gözüne sürme olur. Aynı beden hem yaralayan bakışı hem görme gücü verdiğine inanılan şifalı toprağı taşır.

  8. 8

    Şöyle kim öğmüş yaratmış seni sun’-i Kibriyâ

    Hüsn-i Yûsuf’tan güzel vech-i hasenlerden hasen

    1Yüce Tanrı’nın sanatı seni öve öve yaratmış.

    2Yüzünün güzelliği Yusuf’un güzelliğinden de güzeldir.

    Yaratılış, Tanrı sanatının sevgiliyi özenle övdüğü bir eser gibi düşünülür. Yusuf güzelliğinin bile aşılması, yüzü geleneksel en yüksek örnekten üstün göstererek övgüyü tamamlar.

  9. 9

    İhtiyâr etti Ömer çevrinle sen

    Hiç gönül fâriğ olur mu zannedersin ey perî

    1Ömer sen ay yüzlünün eziyetini kendi isteğiyle seçti.

    2Ey peri, gönlün hiç vazgeçebileceğini mi sanırsın?

    Ömer eziyeti bilinçli biçimde seçtiği için perinin gönlünden vazgeçmesi beklenemez. Seçim sözü, aşkın başa gelen rastlantı değil sonuçları kabul edilmiş kalıcı bir karar olduğunu anlatır.

  10. 10

    Ömrüm oldukça ser-i zülfünden el çekmem yürü

    Gar-ı cismimde hezâran ejdehâ tutmuş vatan

    1Ömrüm oldukça saçının ucundan elimi çekmem; yoluna devam et.

    2Beden mağaramda binlerce ejderha yurt tutmuştur.

    Saçın ucundan ömür boyu el çekmeme sözü bedensel yakınlıkta ısrar eder. Beden mağarasındaki ejderhalar ise içte çoğalan korku ve acıları, sevgili saçına bağlanan karanlık güçler gibi gösterir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 17. dize “İhtiyâr etti Ömer çevrinle sen mehpeykeri”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 501 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirVa’deye kıldı hilâf ol mihribânım MustafâÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Teşne câna

Susamış cana.

şîrîn dehen

Tatlı ağızlı.

hil’at kefen

Kaftan gibi giyilen kefen.

tûtiyâ

Göze sürülen şifalı madde.

mehpeykeri

Ay yüzlü güzeli.

bîhilâf

Kuşkusuz, gerçekten.