Tevhîd İden ‘Âşıklara Hak Gösterir Dîdârını
Fahrî, Hakk'ın güzelliğini görme arzusunu tevhid, iyi davranış ve sürekli zikirle bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Tevhîd iden ‘âşıklara Hak gösterir dîdârını
Tevhîde gel dâ’im görem dirseñ Hakkuñ dîdârını
1Hakk tevhid eden âşıklara güzelliğini gösterir;
2Hakk'ın güzelliğini sürekli göreyim diyorsan tevhide gel.
- 2
Nefse uyup her sen itme sakın
idenlere Hakk gösterir dîdârını
1Nefse uyup her zaman kötü davranışta bulunma;
2Hakk iyi davrananlara güzelliğini gösterir.
Görme arzusu bu beyitte ahlâkî bir şarta bağlanır ve şart iki uçlu kurulur: kötü davranıştan kaçınmak ile iyi davranışta bulunmak. Nefse uymak ‘her bâr’, yani alışkanlık hâlinde tarif edilir; engel tek bir kusur değil, tekrarın kendisidir.
- 3
Terk eyleme zikr-i Hakkı iseñ Hakk emrine
Zikr-i Hakkı eyleyen görmez Hakkuñ dîdârını
1Hakk'ın buyruğuna bağlıysan Hakk'ı anmayı bırakma;
2Hakk'ı anmayı engelleyen onun güzelliğini göremez.
Beyit zikri bırakmakla zikre engel olmayı ayırır ve ikincisini daha ağır sayar. ‘Men‘ eyleyen’ ifadesi şiire üçüncü bir kişi sokar: mahrum kalacağı söylenen, kendi ibadetini aksatan değil, başkasının ibadetine karışandır.
- 4
Cümle nebîler geldiler tevhîde da‘vet itdiler
Ol da‘vete uyanlara Hak gösterir dîdârını
1Bütün peygamberler gelip tevhide çağırdı;
2Hakk o çağrıya uyanlara güzelliğini gösterir.
Çağrı burada şairin kendi sesinden alınıp bütün peygamberlere mal edilir. Böylece şiirin ısrarı kişisel bir öğüt olmaktan çıkar. ‘Ol da‘vet’ diyerek geçmişte yapılmış tek bir davete işaret edilmesi de tevhidi yeni bir teklif değil, sürekli yinelenen bir hatırlatma sayar.
- 5
Ey Fahrî-i bî-çâre sen zikr-i Hakkı dilden koma
Saña dahi şek eyleme Hak gösterir dîdârını
1Ey çaresiz Fahrî, Hakk'ın zikrini gönülden bırakma;
2kuşku duyma, Hakk sana da güzelliğini gösterir.
Son beyitte şair kendine ‘bî-çâre’ diye seslenir ve redif ilk kez ona döner. Söylenen şey öğütten çok teselli olur: ‘saña dahi’ sözü, şiir boyunca başkalarına verilen vaadin dışında kalma korkusunu fark edip o korkuyu adıyla giderir.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf185-186-printed176-177-n156. 156 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Vahdet bâğınuñ bülbülüñ gûş eylemek ister iseñMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
İki dize aynı cümleyi önce haber, sonra çağrı kipiyle söyler: önce olan anlatılır, sonra istenen kişiye dönülür. Dîdâr sözcüğünün her iki dizede de son sözcük olması, bakışın hedefini dizenin sonuna sabitler; okur da her seferinde aynı noktaya bakmak zorunda kalır.