DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Tevhîd İden ‘Âşıklara Hak Gösterir Dîdârını
Gazel · 18. yüzyıl

Tevhîd İden ‘Âşıklara Hak Gösterir Dîdârını

Fahrî, Hakk'ın güzelliğini görme arzusunu tevhid, iyi davranış ve sürekli zikirle bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Tevhîd iden ‘âşıklara Hak gösterir dîdârını

    Tevhîde gel dâ’im görem dirseñ Hakkuñ dîdârını

    1Hakk tevhid eden âşıklara güzelliğini gösterir;

    2Hakk'ın güzelliğini sürekli göreyim diyorsan tevhide gel.

    İki dize aynı cümleyi önce haber, sonra çağrı kipiyle söyler: önce olan anlatılır, sonra istenen kişiye dönülür. Dîdâr sözcüğünün her iki dizede de son sözcük olması, bakışın hedefini dizenin sonuna sabitler; okur da her seferinde aynı noktaya bakmak zorunda kalır.

  2. 2

    Nefse uyup her sen itme sakın

    idenlere Hakk gösterir dîdârını

    1Nefse uyup her zaman kötü davranışta bulunma;

    2Hakk iyi davrananlara güzelliğini gösterir.

    Görme arzusu bu beyitte ahlâkî bir şarta bağlanır ve şart iki uçlu kurulur: kötü davranıştan kaçınmak ile iyi davranışta bulunmak. Nefse uymak ‘her bâr’, yani alışkanlık hâlinde tarif edilir; engel tek bir kusur değil, tekrarın kendisidir.

  3. 3

    Terk eyleme zikr-i Hakkı iseñ Hakk emrine

    Zikr-i Hakkı eyleyen görmez Hakkuñ dîdârını

    1Hakk'ın buyruğuna bağlıysan Hakk'ı anmayı bırakma;

    2Hakk'ı anmayı engelleyen onun güzelliğini göremez.

    Beyit zikri bırakmakla zikre engel olmayı ayırır ve ikincisini daha ağır sayar. ‘Men‘ eyleyen’ ifadesi şiire üçüncü bir kişi sokar: mahrum kalacağı söylenen, kendi ibadetini aksatan değil, başkasının ibadetine karışandır.

  4. 4

    Cümle nebîler geldiler tevhîde da‘vet itdiler

    Ol da‘vete uyanlara Hak gösterir dîdârını

    1Bütün peygamberler gelip tevhide çağırdı;

    2Hakk o çağrıya uyanlara güzelliğini gösterir.

    Çağrı burada şairin kendi sesinden alınıp bütün peygamberlere mal edilir. Böylece şiirin ısrarı kişisel bir öğüt olmaktan çıkar. ‘Ol da‘vet’ diyerek geçmişte yapılmış tek bir davete işaret edilmesi de tevhidi yeni bir teklif değil, sürekli yinelenen bir hatırlatma sayar.

  5. 5

    Ey Fahrî-i bî-çâre sen zikr-i Hakkı dilden koma

    Saña dahi şek eyleme Hak gösterir dîdârını

    1Ey çaresiz Fahrî, Hakk'ın zikrini gönülden bırakma;

    2kuşku duyma, Hakk sana da güzelliğini gösterir.

    Son beyitte şair kendine ‘bî-çâre’ diye seslenir ve redif ilk kez ona döner. Söylenen şey öğütten çok teselli olur: ‘saña dahi’ sözü, şiir boyunca başkalarına verilen vaadin dışında kalma korkusunu fark edip o korkuyu adıyla giderir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf185-186-printed176-177-n156. 156 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirVahdet Bâğınuñ Bülbülüñ Gûş Eylemek İster İseñ
Vahdet bâğınuñ bülbülüñ gûş eylemek ister iseñ
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

dîdâr

Yüz, güzellik

bâr

Farsça ‘kez, defa’ demektir; “her” ile kurulan kalıpta işin arada bir değil, alışkanlık hâline gelmiş biçimde yinelendiğini bildirir

sû-i ‘amel

Kötü davranış

sâlih ‘amel

İyi davranış

münkâd

Boyun eğmiş

men‘

Engelleme