Tûtî iken ebkem ne turursun öyle
Dilsiz duran papağanı konuşmaya çağıran rubâî, gonca ağzın gül gibi açılmasını ve bülbülün nükte dolu sesiyle söyleyişe geçmesini ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
iken ne turursun öyle
niçün nâze çekersin böyle
1Papağanken niçin dilsizce öyle duruyorsun?
2Niçin yersiz bir zamanda böyle nazlanıyorsun?
- 2
Mânend-i gül aç ağzuñ ey
Bülbül gibi biñ bilürsin söyle
1Ey gonca ağızlı, gül gibi ağzını aç;
2bülbül gibi binlerce nükte bilirsin, söyle.
İkinci beyit sorudan buyruğa geçer: aç ve söyle. Gonca ağzın güle açılması, konuşmayı bir çiçeklenme gibi gösterir; bülbülün bin nüktesi ise susan kişinin elindeki birikimi sayıya vurarak sessizliği daha da yersiz kılar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.de5bf684-adac-4840-a246-d2ddcb5fc3e7:rubai-28-pdf257-printed225. Ali Açıkgöz (haz.), Belîğ Divanı: Metin-İndeks, R28, basılı s.225 / PDF 257; dört dizelik rubâî komşu numaralı sınırla sabittir. Basılı sayfada yalnız görsel uzunluk şeması bulunur; bahir ve tef‘ile adı yazılı değildir. AVESIS kaydı CC BY 4.0 bağlantısını ekin yanında gösterir; PDF içinde gömülü lisans beyanı yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İki dize de soru biçimindedir ve öyle ile böyle kafiyesiyle birbirine bağlanır. Konuşabilen kuşun susması ile zamansız nazlanma aynı kusurun iki adı sayılır; sitem, cevap beklemeyen sabırsız bir tekrarlamaya dönüşür.