Berâ-yı Keştî-i Sultân Mahmûd
Sultan Mahmûd'un gemisi kırlangıç gibi kanat açan ve balık gibi denizde korkusuz ilerleyen güzel bir araç olarak övülür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Uçar kırlangıç-āsā semt-i temāşāya
Kanat büker yāħūd gibi deryāda
1Kırlangıç gibi kanat açıp seyir yönüne uçar;
2ya kanadını büker ya da balık gibi denizde korkusuz gider.
- 2
Cenāb-ı pādişāh-ı cān Maĥmūda
Mübārek ola yā Rab bu vālā
1Dünyayı süsleyen yüce padişah, sevgili Mahmûd'a,
2ey Tanrı, bu yüce ve güzel gemi uğurlu olsun.
Tasvir birden sahibine bağlanır ve unvan yığını dizeyi baştan sona doldurur; ‘âlem-ârâ’ sıfatının yanına konan ‘cân’ sözcüğü resmî hitaba beklenmedik bir yakınlık katar. İkinci dize betimlemeyi bırakıp duaya döner: istenen şey geminin sürati değil uğurudur. ‘Vâlâ’ ile ‘zîbâ’ yüceliği ve güzelliği son sözde birleştirir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih42-pdf1001; Târihler no.42, basılı 956/gerçek PDF 1001, basılı yıl 1160; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Vāśıl-ı sırr-ı ĥaķįķatdur cenāb-ı Gül BabaNazîr İbrahim · Kıta→
Gemi iki ayrı canlının hareketiyle anlatılır ve iki dize iki unsuru paylaşır: önce hava, sonra su. Yelken açmak ‘per açup’ diye kanatlandırılır, gidilen yer de bir liman değil ‘semt-i temâşâ’, yani seyredilecek taraftır. İkinci dize ‘yâhûd’ ile bir seçenek sunar; kanat bükülünce kuş balığa dönüşür ve hızın yerini ‘bî-pervâ’ sözcüğüyle korkusuzluk alır.