Ümmetinden Yüzü Kara Ben Za‘îfe Kıl Meded
Fahrî, yaşlılık ve güçsüzlüğünü belirterek mahşerde şefaat ve topluluklar arasında utandırılmamayı diler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ümmetinden yüzü kara ben za‘îfe kıl meded
Devr-i itme lutfuñdan beni eyle meded
1Ümmetinden yüzü kara ve güçsüz olan bana yardım et;
2beni lütfundan uzak bırakma, yardım et.
- 2
Dünye vü ‘ukbâda dâ’im ben kim
Lutf idüp eyle şefâ‘at Yâ Resûla’llâh meded
1Dünya ve ahirette sürekli şefaat isteyenim;
2lütfedip şefaat et, ey Allah'ın elçisi, yardım et.
İkinci beyit isteği bir sıfata çevirir: konuşan sürekli şefaat isteyen kişidir, yani talep onun kimliği hâline gelmiştir. Redif burada yerleşir ve “Yâ Resûla'llâh” çağrısı yakarışın muhatabını açıkça adlandırır.
- 3
Ümmetüñden pîr ü ‘âciz nâ-tüvânem bî-kesem
Âl ü ashâb hürmetine lutfuñ ile kıl kerem
1Ümmetinden yaşlı, güçsüz, kuvvetsiz ve kimsesizim;
2ailen ve dostların hürmetine lütfunla cömert davran.
Üçüncü beyit güçsüzlüğü dört sıfatla üst üste yığar: yaşlı, âciz, kuvvetsiz, kimsesiz. Karşısına konan dayanak kişinin kendi değeri değil, peygamberin ailesi ve dostlarıdır; istek yine başkasının hürmetiyle sunulur.
- 4
itme efendim bendeñi beyne’l-ümem
Lutf idüp eyle şefâ‘at Yâ Resûla’llâh meded
1Efendim, kulunu topluluklar arasında utandırma;
2lütfedip şefaat et, ey Allah'ın elçisi, yardım et.
Dördüncü beyit korkuyu ad koyarak söyler: topluluklar arasında utandırılmak. Ceza değil görünürlük ürkütür; kalabalık, mahşeri bir yargı yerinden çok bir bakış alanına dönüştürür ve redif yardım çağrısını yineler.
- 5
Hamdü-li’llâh bizlere Hak lutf idüp itdi kerem
Saña ümmet eyledi itdi ‘azîz-i muhteşem
1Allah'a hamdolsun, Hakk bize lütfedip cömert davrandı;
2sana ümmet eyledi, değerli ve görkemli kıldı.
Beşinci beyit tondan çıkar ve şükre geçer: ümmet olmak bir kazanım değil, önceden verilmiş bir lütuf sayılır. Böylece dilek, dilenmeden önce alınmış bir bağışın üstüne oturur; istemenin gerekçesi geçmiş bir cömertlik olur.
- 6
Lutfuña mazhar idüp her demde kıldı muhterem
Lutf idüp eyle şefâ‘at Yâ Resûla’llâh meded
1Lütfuna eriştirip her an saygın kıldı;
2lütfedip şefaat et, ey Allah'ın elçisi, yardım et.
Altıncı beyit bu lütfun sürekliliğini vurgular: saygınlık bir kez değil “her demde” verilmiştir. Yinelenen bağış fikri bir sonraki isteği mantıklı kılar; daha önce süreklilikle davranmış olana yeniden başvurulur.
- 7
Sûre-i hürmetine bendeñe
Kıl şefâ‘at lutf idüp rûz-ı cezâda bendeñe
1Yedi ayetli sûrenin hürmetine kuluna
2hesap gününde lütfedip şefaat et.
Yedinci beyit hürmet dayanağını bir sûreye bağlar ve zamanı hesap gününe sabitler. İki dize de “bendeñe” ile biter; kul sözcüğünün yinelenmesi, istek sahibinin konumunu ısrarla aynı yerde tutar.
- 8
Pîr ü ‘âciz yüzü kara derd-mendüñ Fahrîye
Lutf idüp eyle şefâ‘at Yâ Resûla’llâh meded
1Yaşlı, güçsüz, yüzü kara ve dertli Fahrî'ye
2lütfedip şefaat et, ey Allah'ın elçisi, yardım et.
Kapanış beyti şiir boyunca dağılmış nitelemeleri tek dizede toplar ve ardından şairin adını koyar. Ad, sıfatlardan sonra gelerek onların taşıyıcısı olur; redif son kez yinelenip yakarışı kapatır.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf106-107-printed97-98-n36. 36 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 16 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Vahdet meyinüñ cür‘asın nûş eyleyen ‘âşıklaruñMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
Açılış beyti konuşanı üç sıfatla tanıtır: ümmetten biri, yüzü kara ve güçsüz. “Devr-i mehcûr” isteği uzaklaştırılmamayı diler; yardım çağrısı daha ilk beyitte hem itiraf hem de mesafe kaygısı taşır.