DDizegâhDijital şiir arşivi
Manzume · 19. yüzyıl

Uyandı!

Uyanan bir güzelin seyri. Şair önce ona bakmayı emrediyor, sonra ne olduğunu sorularla arıyor; pencerede şahin gibi duran sevgili doğudaki güneşi söndürüyor. O çekilip gidince şairin şevki de bitiyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bak bak o uyandı

    Etrâfa -ı hayret

    Rûyunda cemâl hande eyler

    Çeşminde celâl hande eyler

    Gönlümde de aşk-ı yâr uyandı

    Dîdem yine -ı hasret!

    1Bak bak, o melek huylu uyandı;

    2hayretle etrafa bakınıyor.

    3Yüzünde güzellik gülümser,

    4gözünde heybet gülümser.

    5Gönlümde de sevgili aşkı uyandı;

    6gözüm yine hasretle yaş döküyor!

    "Bak bak" ikizi şiiri bir sahne yönergesiyle açıyor. Üçüncü ve dördüncü dize tek kelime değiştirerek ikizleniyor: rûyda cemâl, çeşmde celâl — yüzde güzellik, gözde heybet. Beşinci dize uyanmayı âşığa devrediyor, altıncı dize bedelini hemen gözyaşıyla ödüyor.

  2. 2

    Çeşmânı öne aşk-fezâ, semâvî!

    Yârab ne de hûrîyâne çehre!

    Bir katre-i âsmân mı âyâ?

    Dîdâr mı bu, güneş midir yâ?

    Her hâli de aşk u şevki hâvi

    İnmişmi aceb zemîne zühre?

    1Gözleri öne dönük, aşk artırıcı, semavî!

    2Yarabbi, ne huri gibi bir çehre!

    3Acaba bir gökyüzü damlası mı?

    4Bu bir yüz mü, güneş mi yoksa?

    5Her hâli aşk ve şevk taşıyor;

    6Zühre yıldızı yere mi indi acaba?

    Bent baştan sona soru: gökten bir damla mı, dîdâr mı, güneş mi, yere inmiş Zühre mi? Cenab tarif etmek yerine ihtimal sıralıyor, güzellik ancak soru kipinde durabiliyor. "Hûrîyâne" gibi Farsça ekle türetilmiş sıfatlar da onun ilk kitabındaki alışkanlığıdır.

  3. 3

    Rûyunda bir -ı bârık

    Her bir nigehi şerâr-ı hâtıf

    Sırma saçı dûşuna saçılmış

    Dûşunda da nûrlar açılmış

    Hâverdeki âfitâb-ı şârık

    Sönmekte bu meh olunca âtıf

    1Yüzünde parıldayan bir gülümseme,

    2her bakışı kapıp götüren bir kıvılcım.

    3Sırma saçı omzuna saçılmış,

    4omzunda da nurlar açılmış.

    5Doğudaki parlayan güneş,

    6bu ay yüzünü ona çevirince sönüyor.

    Bu bent bir ışık yarışması: doğudaki parlak güneş, bu ay yüzünü çevirince sönüyor. Sevgilinin güneşi bastırması klasik mazmun, ama Cenab onu bir gündoğumu sahnesine yerleştirip somutlaştırıyor. "Şerâr-ı hâtıf", kapıp götüren kıvılcım, bakışı bir çakıma indiriyor.

  4. 4

    Bir -i dil-küşâ önünde

    Bir ârız-ı râhesi içinde

    Şahin gibi i'tilâya hâzır

    Çeşmânı tulû'-ı mihre nâzır

    Baktıkça görür fezâ önünde

    Âlemleri şâhası içinde

    1Gönül açan bir pencerenin önünde,

    2beliren bir rahatlığın içinde,

    3şahin gibi yükselmeye hazır,

    4gözleri güneşin doğuşuna bakıyor.

    5Baktıkça önünde fezayı görür,

    6âlemleri de dalının içinde görür.

    Bendin birinci ile altıncı, ikinci ile beşinci dizesi aynı kelimeyle bitiyor: önünde, içinde. Sevgili pencerede şahin gibi duruyor, gözü tulûa dönük; son dize onu bir dala kondurup âlemleri o dalın içine sığdırıyor. İkinci dizedeki "ârız-ı râhesi" terkibi kaynakta belirsiz.

  5. 5

    Bir hayli zaman böyle durdı

    Birdenbire âh çekildi gitdi

    Bir mihr-i hıred-şikârdır o

    Bir hûri-i ‘işvekârdır o

    ‘âşık da birazca öyle durdı

    Göñlümdeki şevk u sûr bitdi!

    1Bir hayli zaman böyle durdu;

    2birdenbire, ah, çekildi gitti.

    3O, aklı avlayan bir güneştir;

    4o, işveli bir huridir.

    5Âşık da bir süre öyle durdu;

    6gönlümdeki şevk ve şenlik bitti!

    Sevgili çekilip gidiyor ve tanımlar ancak ondan sonra geliyor: "...dır o" diye iki dize, artık boşalmış pencereye söylenmiş. Beşinci dize âşığı da aynı duruşa sokuyor, o da "birazca öyle durdı". Başlıktaki ünlem son dizede tersine dönüyor: uyanışla açılan şiir bitişle kapanıyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 153103 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Kaynağın "Göñlümdeki" gibi nazal n'li yazımları, "durdı / gitdi / bitdi" biçimleri ve ‘işvekâr ile ‘âşık kelimelerinin başındaki ayın işaretleri olduğu gibi korundu. Dördüncü bendin ikinci dizesindeki "ârız-ı râhesi" terkibi kaynakta belirsiz; okunuşa göre düzeltilmedi. Bentlerin bir bölümü feûlün yerine fa'lün ile kapanıyor, ikinci bendin ilk dizesi ölçüde bir hece uzun.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYatıyor!
Dilber yatıyor ne 'ulviyâne
Cenab Şahabeddin · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

melek-şiâr

Melek huylu

nazar-künân

Bakınan, bakan

eşk-bâr

Gözyaşı döken

ibtisâm

Gülümseme

dûş

Omuz

revzen

Pencere

i'tilâ

Yükselme

hıred-şikâr

Aklı avlayan