DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Vâr idi bir dil-âver-i pür-zûr
mesnevi · 19. yüzyıl

Vâr idi bir dil-âver-i pür-zûr

Anlatı, gücüne güvenen bir pehlivanı kaplan, aslan ve ejderha imgeleriyle yükselterek başlatır; fakat asıl amaç kaba kuvveti övmek değildir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Vâr idi bir -i

    Geştgîri-i destine magrur

    Pençe tâb-ı pelenk ü şîr-i jiyân

    Hamle-fermâ-yı ejdehâ-yı demân

    Ceng-cûy-ı muzaffer ü galib

    Tünd-hûy u tenâvür ü sâ'ib

    Gördi bir şâh-zâde-i dilber

    Cânına etti tîr-i aşk güzer

    Kıldı bir demde destbürd-i belâ

    Kametin mâh-ı nev misâl dü-tâ

    Oldı ma'mûre-i vücûdu harâb

    Pây-mâl ü zelîl hem-çü türâb

    Başladı yâne yâne efgâna

    Bir oldu nâr-ı hicrâna

    Za'fla zannolurdu mûr-ı hakîr

    Âh ü feryâdı lîk âlem-gîr

    Aşk bir yana şu'le-gîr-i elem

    Hulk bir yana seng-bâr-ı sitem

    Hicr-i gönülde derd-i azîm

    Ta'n-ı bed-hâh-ı can-güdâz u elîm

    Gâh serde gulüv edip sevdâ

    Böyle eylerdi Hakk'a arz-ı recâ

    “Kıl havâle helâkimi yâ Rab

    K'ola terk-i belâ-yı aşka sebeb”

    “Nice can-sûz imiş bu âfet-i aşk

    Ne yaman derd imiş bu mihnet-i aşk”

    "Dilde her dâg şu'le-tâb oldu

    Sînede zahm-ı bî-hesâb oldu”

    "Nice râh açtı câna tîg-ı belâ

    Geldi mevtim âh kim hâlâ”

    "Bâri kendim beni helâk edeyim

    Bir avuç râh-ı yâre hâk edeyim”

    "Gideyim üft ü hîz ile yâre

    Bulayım kendi derdime çâre”

    "Tövbe tövbe kim eyledim ısyân

    Baña gamdır dilimde mâye-i can”

    Böyle dâ'im idüb hayâl-i muhâl

    Deşt-i gamda gezerdi kays misâl

    Sûret-i hâlden olup âgâh

    Merhamet ma'deni kerîme-i şâh

    İyledi ihtiyâr renc-i sefer

    Âşıkı nezdine olup reh-ver

    Didi ey şekîb ü edîb

    Kişver-i hicr ü mihnetimde garîb

    Ez-kocâyî vü nâm ü şânet çîst

    Gû merâ gû ki derd-i cânet çîst

    Men ki tabîb-i tûem

    Der-dilet cânem ü habîb-i tûem

    Neyem Îsî ki Îsî-i Meryem

    Arz-ı Sûz u güdâz mî-konedem

    Pâdişâh-ı serîr-i nâzım

    Hüsn ü ismetle ser-firâzım ben

    Âşıka rahm u lûtftur kârım

    Dil-nüvâzım vefâdır efkârım

    Gamına çâre bulmaga geldim

    Derdden ârre bulmaga geldim

    Nicedir hâl-i zârın ey mahzûn

    Söyle gel râzın eyle perde-birûn

    Âşikâr olmayınca ve'l-hâsıl

    Derdiniñ çâresi olur müşkil

    Böyle sözlerle ol ferişte-hısâl

    Hâlini âşıkından etti su 'âl

    Bunı bî-çâre gûş edip tekmîl

    Oldı lûtfıyla şerm-sâr u hacîl

    Gark olup bahr-ı hayrete bir dem

    Eyledi azm sû-yı mülk-i adem

    1Çok güçlü ve yiğit bir savaşçı vardı;

    2Elinin güreşmedeki ustalığıyla gurur duyardı.

    3Kaplanla kükreyen aslanın pençesini büker,

    4Koşan ejderhaya saldırı buyururdu.

    5Savaş arayan, zafer kazanmış ve üstün biriydi;

    6Sert huylu, iri yapılı ve doğru görüşlüydü.

    7Güzel bir hükümdar kızı gördü;

    8Aşk oku canını delip geçti.

    9Bela onu bir anda ele geçirdi;

    10Boyunu yeni ay gibi iki büklüm etti.

    11Varlığının bayındır ülkesi yıkıldı;

    12Toprak gibi ayaklar altında ve aşağılanmış kaldı.

    13Yana yana inlemeye başladı;

    14Ayrılık ateşinde üzerlik tohumu gibi yandı.

    15Güçsüzlüğünden zavallı bir karınca sanılırdı;

    16Fakat ahı ve feryadı bütün dünyayı kaplardı.

    17Bir yanda aşk acı alevini yükseltiyor,

    18Öte yanda halk ona sitem taşı yağdırıyordu.

    19Sevgiliden ayrılık gönlünde büyük bir dertti;

    20Kötülük isteyenlerin kınaması can yakan ve acıydı.

    21Sevda bazen başında taşkınlaşır,

    22O da Tanrı’ya dileğini şöyle sunardı:

    23“Ey Tanrım, ölümümü gönder de

    24Aşk belasından kurtulmama sebep olsun.”

    25“Bu aşk afeti ne kadar can yakıcıymış;

    26Aşk sıkıntısı ne kötü bir dertmiş.”

    27“Gönüldeki her yara alev alev parlıyor;

    28Göğsümde sayısız yara açıldı.”

    29“Bela kılıcı canımda nice yollar açtı;

    30Ah, ölümüm hâlâ gelmedi.”

    31“Bari kendimi kendi elimle öldüreyim;

    32Sevgilinin yolunda bir avuç toprak olayım.”

    33“Düşe kalka sevgiliye gideyim;

    34Kendi derdime bir çare bulayım.”

    35“Tövbe, tövbe! Böyle düşünerek başkaldırdım;

    36Oysa gönlümdeki keder bana can kaynağıdır.”

    37Böylece durmadan olmayacak hayaller kurar,

    38Kays gibi keder çölünde dolaşırdı.

    39Hâlinin görünüşünü öğrenen

    40Merhamet kaynağı hükümdar kızı,

    41Yolculuk sıkıntısını göze aldı;

    42Bir kılavuzla âşığın yanına vardı.

    43Dedi ki: “Ey çaresiz, sabırlı ve edepli kişi;

    44Ayrılık ve sıkıntı ülkemdeki garip!

    45Nerelisin, adın ve şanın nedir?

    46Bana söyle, canındaki dert nedir?

    47Ben İsa nefesli senin hekiminim;

    48Gönlünde canınım, senin sevgilinim.

    49Meryem oğlu İsa değilim; fakat

    50Senin yanıp yakılmanı dile getiriyorum.

    51Naz tahtının padişahıyım;

    52Güzellik ve namusla başım yücedir.

    53İşim âşığa acımak ve lütfetmektir;

    54Gönül okşarım, düşüncem vefadır.

    55Kederine çare bulmaya geldim;

    56Seni dertten kurtarmaya geldim.

    57Ey hüzünlü kişi, perişan hâlin nasıldır?

    58Gel sırrını söyle, perdesini kaldır.

    59Kısacası derdin açığa çıkmadıkça

    60Ona çare bulmak güç olur.”

    61O melek yaradılışlı güzel böyle sözlerle

    62Âşığına hâlini sordu.

    63Çaresiz adam bunların hepsini işitince

    64Onun lütfu karşısında utanıp mahcup oldu.

    65Bir süre şaşkınlık denizine battı;

    66Sonra yokluk ülkesine yöneldi.

    Anlatı, gücüne güvenen bir pehlivanı kaplan, aslan ve ejderha imgeleriyle yükselterek başlatır; fakat asıl amaç kaba kuvveti övmek değildir. Dinlenen sözün ardından kahramanın utanması, hayrete düşmesi ve yokluk ülkesine yönelmesi, hikâyeyi ahlâkî bir tersine dönüş ve fanilik dersiyle sonuçlandırır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Recaizade Mahmut Ekrem adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Türkçe Vikikaynak'taki 4 sabit sayfa revizyonundan birleştirilmiştir (oldid: 100453, 100454, 100455, 100458). Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirVirmiştik ol zamâñki bütün imtihânlarıRecaizade Mahmut Ekrem · mesnevi

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

cânân

sevgili

bî-nevâ

çaresiz, nasipsiz

dil-âver

yiğit

pür-zûr

çok güçlü

sipend

Ayrılık ateşinde yanmaya benzetilen üzerlik tohumu.

Îsî-nefes

İsa gibi diriltici ve şifa verici nefese sahip.