DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Vâsıl-ı Sırr-ı Hudâ Olam Diyen Gelsün Beri
Gazel · 18. yüzyıl

Vâsıl-ı Sırr-ı Hudâ Olam Diyen Gelsün Beri

Fahrî, Allah'ın sırrını ve zikir nurunu arayanları aşk âlemine çağıran davetkâr bir şiir söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -ı sırr-ı Hudâ olam diyen gelsün beri

    -i nûr-ı olam diyen gelsün beri

    1Allah'ın sırrına erişeyim diyen buraya gelsin;

    2buluşma nurunu arayayım diyen buraya gelsin.

    Redif bir davet sesidir ve şiir bir tellâl çağrısı gibi açılır. Çağrılan kişi bir sıfatla değil kendi sözüyle tarif edilir: ‘olam diyen’. Şart, erişmiş olmak değil erişmeyi istediğini söylemektir; eşiğe konan ölçü bir derece değil, açıkça dile getirilmiş bir niyettir.

  2. 2

    Sûretin ma‘nâya eyleyen nefsin bilür

    Zâhidâ olam diyen gelsün beri

    1Biçimini anlama dönüştüren nefsini bilir;

    2ey zahit, güçlükleri çözen olayım diyen buraya gelsin.

    İlk dize ölçüyü koyar: biçimini anlama çeviren kendi nefsini bilir. İkinci dizede zahide seslenilmesi, davetin dine uzak olana değil ibadetle meşgul olana yöneltildiğini gösterir; eksik sayılan şey ibadetin kendisi değil, onun anlama dönüştürülmemiş olmasıdır.

  3. 3

    Nûr-ı Ahmed’le dem-â-dem âşinâ olmakdayız

    Her demüm cümle safâ olsun diyen gelsün beri

    1Ahmed'in nuruyla her an tanışıyoruz;

    2her anım bütünüyle huzur olsun diyen buraya gelsin.

    Beyit ilk kez çoğul birinci kişiye geçer ve çağıran tarafın kim olduğunu belli eder: nurla ‘âşinâ’ olanlar. ‘Dem-â-dem’ ile ‘her demüm’ arasındaki yankı da sürekliliği hem davet edenin hem davet edilenin ortak ölçüsü hâline getirir.

  4. 4

    ‘Âşık u sâdık olan tâliblere itdüñ

    Nûr-ı zikre âşinâ olam diyen gelsün beri

    1Âşık ve içten arayanlara çağrı yaptın;

    2zikir nuruyla tanışayım diyen buraya gelsin.

    Şiir burada kendi eylemini adlandırır: yapılan şey ‘salâ’dır, yani yüksek sesle herkese duyurulan çağrı. Çağrının muhatabı da ikiye ayrılır — âşık ve sâdık. Coşku tek başına yeterli sayılmaz, yanına sözünde durmak eklenir.

  5. 5

    ‘Âlem-i ‘aşkı tecellî eyledik de Fahrîyâ

    -ı Hak olmuşuz olan gelsün beri

    1Ey Fahrî, aşk âlemini görünür kıldığımızda

    2Hakk'a eriştik; arayan buraya gelsin.

    Son beyitte davetin gerekçesi açıklanır: çağıranlar yolu kendileri yürümüştür. ‘Olmuşuz’ geçmiş zamanı, ilk beyitteki ‘olam diyen’ istek kipiyle karşılaşınca şiir bir vaat değil tanıklık hâline gelir; çağrı, gidilmiş bir yolun ardından geriye dönülerek yapılır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf188-printed179-n159. 159 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirZâhir u Bâtında Rabbim Cümleye Eyle Kerem
Zâhir u bâtında Rabbim cümleye eyle kerem
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

vâsıl

Erişmiş

tâlib

Arayan

likâ

Buluşma

tebdîl

Dönüştürme

müşkil-güşâ

Güçlük çözen

salâ

Çağrı