Ya Bir Mezar, Ya Zindan
Dört bölüm, adaletsiz tahtı dinî görünüşün koruyamayacağını söyler; sur, hafiye, ateş ve zindan millet karşısında örümcek ağına döner ve baskıcı yönetici mezar ya da zindanla uyarılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu millette zalime çok kinler var;
Bir taht âdil değilse, olsa parçalar.
Sen bu kinden kork, sakın;
Elindeki kuvvetle kalbin gurur duymasın.
1Bu milletin zalime duyduğu kin, dinsize duyduğundan büyüktür;
2Bir taht adaletli değilse, mihrap bile olsa onu parçalar.
3Sen bu öfkeden kork, sakın;
4Elindeki güç yüzünden kalbin gurura kapılmasın.
- 2
Zira senin yedi kat surlu büyük sarayın.
Dört yanını kuşatan hafiyeler alayın,
O ateşin, demirin,
O zindanın, sürgünün, cehennemin, her şeyin...
1Çünkü yedi kat surla çevrili büyük sarayın,
2Dört yanını kuşatan gizli polis ordun,
3Ateşin ve demirin,
4Zindanın, sürgünün, cehennemin, sahip olduğun her şey...
Yedi kat surlu saray, gizli polis alayı, ateş, demir, zindan ve sürgün art arda yığılarak baskı aygıtının büyüklüğünü gösterir. Eksiltili kısa dizeler bu envanteri nefessiz bir tehdide dönüştürür; sonraki bölüm bütün bu araçların dayanıklılığını tersine çevirecektir.
- 3
Bir milletin önünde bir örümcek ağıdır;
O, bir saat içinde bu kuvveti dağıtır;
Anlatır ki: Adalet, her bir şeyden yücedir;
kolları birer pençedir.
1Bir milletin karşısında örümcek ağı kadar dayanıksızdır;
2O millet bütün bu gücü bir saat içinde dağıtır;
3Sana adaletin her şeyden üstün olduğunu anlatır;
4Çünkü ezilenlerin kolları çelikten birer pençedir.
Milletin önünde baskı gücü örümcek ağı kadar dayanıksızdır ve bir saatte dağılabilir. Adaletin üstünlüğü, mazlumların kollarının çelik pençeye dönüşmesiyle savunulur. Pençe imgesi tarihsel siyasal uyarının sert dilidir; bugünkü kişilere saldırı talimatı olarak okunmaz.
- 4
Hak girmeyen sarayın akıbeti: Kül, duman;
nasibi: Ya bir mezar, ya zindan!...
1Hakkın girmediği sarayın sonu kül ve dumandır;
2Baskıcı hükümdarın payına ya mezar düşer ya zindan!
Son ikilik Hakkın girmediği sarayın sonunu kül ve duman, baskıcı yöneticinin payını mezar ya da zindan olarak bildirir. Başlıkta da yinelenen bu iki sonuç yargısal bir tehdit tonu taşır; şiir adaletsiz iktidarın kendi sonunu hazırladığı düşüncesiyle kapanır.
Metnin kaynağı
Mehmet Emin Yurdakul'un Türk Sazı taramasında 54. sayfalardaki basılı başlık ve eksiksiz şiir gövdesi, 163754 numaralı exact proofread Page revizyonlarıyla sabitlendi. Kaynak dizeleri sessizce düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir sert rüzgâr esse idi, ovaların yüzünde.Mehmet Emin Yurdakul · Bentli şiir→
İlk bölüm milletin zalime duyduğu öfkeyi dinsize duyulan öfkeden üstün sayar ve adaletsiz tahtı mihrap görünümünün bile kurtaramayacağını söyler. Konuşan iktidarı elindeki güce güvenmemesi için uyarır; dinî simge, adalet yokluğunu örten dokunulmazlık sağlamaz.