DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Emin Yurdakul/Yavrumun Mezarında
Bentli şiir · 19.–20. yüzyıl

Yavrumun Mezarında

Üç bent, rüzgâr ve gözyaşından bile sakınılan çocuğun ani ölümünü anlatır; mezar mermeri ile aç toprak son bölümde babanın ıssız evine ve bedenine yayılan yas imgelerine dönüşür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir sert rüzgâr esse idi, ovaların yüzünde.

    Sanırdım ki benim körpe fidanımı sökecek;

    Elmas yaşlar parlasaydı, o gök elâ gözünde.

    Sanırdım ki yanağının güllerini dökecek.

    1Ovalarda sert bir rüzgâr esse,

    2Onun körpe fidanımı sökeceğini sanırdım;

    3Gök ela gözünde elmas gibi yaşlar parlasa,

    4Yanağındaki gülleri dökeceğini sanırdım.

    İlk bentte baba sert rüzgârı körpe fidanı sökecek, gözyaşını da çocuğun yanağındaki gülleri dökecek güç olarak görür. Bu aşırı hassasiyet, ölümden önceki koruma isteğini gösterir; fidan, elmas ve gül imgeleri çocuğun narinliği ile değerini aynı anda kurar.

  2. 2

    Ömrün uzun yıllarını ona pek az bulurken

    Kanadından yaralanmış bir kuş gibi yıkıldı;

    Üzerine sıkı sıkı bastırdığım göğsümden

    Ayrılarak şu dar, soğuk içine tıkıldı.

    1Ona uzun bir ömrü bile az görürken,

    2Kanadından vurulmuş bir kuş gibi yere yığıldı;

    3Sıkıca göğsüme bastırdığım yavrum,

    4Benden ayrılıp bu dar ve soğuk mezara kondu.

    Çocuğa uzun ömrü bile az gören baba, onun kanadından yaralanmış kuş gibi yıkılışını anlatır. Göğse sıkıca bastırılan bedenin dar ve soğuk mezara konması, koruyucu kucak ile kapanan kabri karşı karşıya getirir; ölüm babanın bedensel yakınlığını zorla keser.

  3. 3

    ölüm, ummadığım bir saatta benim de

    Hayatımın sevincini, ümidini hep aldı;

    Birçok acı düşünceler... İşte bana bu kaldı!...

    Bir örülmüş mezar gibi kalan evimde

    Benim dahi üzerimde onu örten şu ;

    Beni dahi kemirmede onu yiyen şu aç yer!...

    1Zalim ölüm, hiç beklemediğim bir anda,

    2Hayatımın bütün sevincini ve umudunu aldı;

    3Bana yalnız acı düşünceler bıraktı...

    4Şimdi örülmüş bir mezar kadar ıssız evimde,

    5Onu örten bu mermer sanki benim de üzerimde;

    6Onu tüketen aç toprak beni de içten içe kemiriyor!

    Son altılıkta ölüm babanın hayatından sevinç ve ümidi alır, geriye acı düşünceler bırakır. Ev örülmüş mezara, çocuğu örten mermer babanın üstündeki ağırlığa dönüşür. Aç toprağın onu da kemirmesi fiziksel ölüm değil, yasın hayatta kalanın iç dünyasını tüketmesidir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Mehmet Emin Yurdakul'un Türk Sazı taramasında 41. sayfalardaki basılı başlık ve eksiksiz şiir gövdesi, 163662 numaralı exact proofread Page revizyonlarıyla sabitlendi. Kaynak dizeleri sessizce düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYolcu
— Fırtına var...
Mehmet Emin Yurdakul · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

elmas yaş

Parlak gözyaşları

körpe fidan

Küçük çocuk

kabr

Mezar

zalim

Acımasız

ıssız

Kimsesiz ve sessiz

mermer

Mezar taşı