Yolcu
Fırtına ve çığ karşısında ilerlemeyi sürdüren yolcuya seslenen şiir, korkuyu önceki insanların ayak izleri ve emeğin dönüştürücü gücüyle aşar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
— Fırtına var...
— Varsın olsun, kıyametler koparsın;
Sen yolunda bir büyük dev adımıyle ilerle.
Durma, yürü; ayakların yürümekten kabarsın;
ölümlerden kurtulunur ileriye gitmekle!...
1— Fırtına var.
2— Varsın olsun, kıyametler kopsun;
3sen yolunda bir devin büyük adımlarıyla ilerle.
4Durmadan yürü, ayakların yürümekten kabarsa bile;
5ölüm tehlikesinden ileri giderek kurtulursun.
- 2
, sendele, düş; şu geçitten uzaklaş!
Atacağın her adımla menziline koş. yaklaş;
Yürü, yürü, yan yolda kalma, haydi ileri!...
1Sakıncası yok; sendele, düş ama bu geçitten uzaklaş.
2Attığın her adımla hedefine koşup yaklaş;
3yürü, yürü, yolun ortasında kalma, haydi ileri.
Sendelemek ve düşmek başarısızlık değil geçidi geride bırakmanın kabul edilen bedelidir. Her adım hedefe olan mesafeyi azaltır; yinelenen ‘yürü’ buyruğu durmanın düşmekten daha tehlikeli olduğunu söyler. Yolun ortasında kalmamak, çabayı sonuçlanana kadar sürdürme zorunluluğudur.
- 3
— Ooh, uçmuş...
— Görüyorum, lâkin bundan ne çıkar?
Sen yolunda bir büyük dev adımıyle ilerle.
Durma, yürü; insanoğlu ister ise dağ yıkar;
Kayalıklar bir yol olur, bir parçacık emekle!...
1— Ah, çığ düşmüş.
2— Görüyorum, fakat bundan ne çıkar?
3Sen yolunda bir devin büyük adımlarıyla ilerle.
4Durmadan yürü; insan isterse dağı bile yıkar,
5biraz emekle kayalıkları yola dönüştürür.
İkinci tehlike artık görünür bir çığdır; cevap yine engelin hareketi durdurmasına izin vermez. Dağı yıkmak ve kayayı yola çevirmek insan iradesini abartılı ölçekte yüceltir. ‘Bir parçacık emek’ sözü büyük doğal engelle küçük görünen fakat dönüştürücü çabayı karşı karşıya getirir.
- 4
Bak, şu , dik dağ başına; işte ayak izleri!
Bunlar bütün senden önce geçenleri gösterir;
Yürü, yürü; artık yeter korkaklığın elverir!...
1Şu sarp ve dik dağın başına bak; orada ayak izleri var.
2Bunlar senden önce o yoldan geçenlerin hepsini gösteriyor;
3yürü, yürü; korkaklık artık yeter.
Dağ başındaki ayak izleri, yolcunun tek başına giriştiğini sandığı aşmanın daha önce de başarıldığını kanıtlar. İzler geçmiş yolcuların sessiz rehberliğidir; emekle açılan yol ortak tecrübeye dönüşür. Son tekrar korkuyu bütünüyle yok saymaz, fakat ona ayrılan sürenin dolduğunu bildirir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 165466 sabit revizyonu ve transklüde Türk Sazı.pdf 69. sayfaları birlikte denetlendi. Şablon, başlık, ithaf ve sayfa numarası çıkarıldı; kaynak yazımı sessizce düzeltilmedi. Sabit revizyondaki dizeler 15 hecelidir; yalnız “Yürü, yürü, yan yolda kalma, haydi ileri!...” dizesi 14 hecedir ve kaynak yazımıyla bırakılmıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Büyük asır, ahaliyi bahtsız eden meseleyi halletti;Mehmet Emin Yurdakul · Şiir→
İlk ses tehlikeyi kısa bir cümleyle bildirir, ikinci ses daha uzun emirlerle hareketi sürdürür. Dev adımı bedensel gücü büyütür; kabaran ayaklar ise ilerlemenin acısız olmadığını gösterir. Kurtuluş geriye dönmekte değil fırtınanın içinden ileri gitmekte aranır.