Yakazât-ı Leyliyye
Uzakta bir kadının çaldığı piyano, gece boyunca bülbül ezgisinden kesik hıçkırığa dönüşür ve dinleyene umutsuzluk cevabı verir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gel bu akşam da ser-be-ser, güzelim
İhtizâzât-ı leyli dinleyelim;
Tâ uzaklarda işte bir piyano
Taze parmakların temâsıyla
Ağlıyor bin hazan hevâsıyla...
Dinle ey yârim işte ağlayan o
Gecenin ka'r-ı pür-sükûnunda,
Zulmet-i ebkemin derûnunda.
Gâh onun ihtizâz-ı hestiyle
Mütevahhiş, hazîn, rakîk ü nizâr
Dağılır cevve bir sürûd-ı hezâr..
Gâh onun irtiâş-ı mestiyle
Dolaşır kâinât-ı nâimeyi
Bİr umûmî şehik-i tenhâyî...
Onu kim dest-i râ'şe-dâriyle
Çalıyor, perde perde inletiyor?
Onu kim böyle gamla söyletiyor?
Tellerin lahn-ı inkisâriyle
Hangi metrûke böyle eğleniyor,
Hangi mâtem bu sesle söyleniyor?
Gâh olur ince, nâzenîn bir ses
Leyl içinde sürüklenir, inler;
Onu zulmet, sükût ile, dinler...
Gâh olur bir figân-ı tîz-heves
Bütün a'sâb-ı kâinâtı gerer;
Sonra bir şehka-i bükâ olarak
Düşer âgûş-ı leyl-i târike,
Çalışır rûh-ı samtı tahrîke...
Sonra tedrîcen alçalıp solarak
O kadar pest olur ki öksürererk
Zannedersin tebâh olup gidecek...
Sonra baygın, kesik sükût eyler;
Mûsikî-i sükûtu okşayacak
Bir enîn-i hafi kalır ancak...
Kim bilir, kim bilir neler söyler
Bu süreksiz, hevesli zemzemeler,
Bu susup durma, sonra söylemeler,
Bu nevâzişli, nazlı, boş nagamât,
Bu rekâket, bu lüknet-i elhân,
Bu tereddüdlü mûsiki-i figân,
BU yarım cümleler, yarım kelîmat;
Belki leyl-i hâmuşa yalvarıyor,
Belki bir tûf-ı tesliyet arıyor.
Gâh mestâne bir şetâretle
Bâd-ı pür-gûyu eyliyor taklîd,
Uçuyor cevve pür-hayâl ü ümîd..
Gâh bir hâletle
İnliyor muntazır, zebûn u harâb;
Oluyor can-be-leb tuyûra cevab...
Tâ uzaklarda işte bir piyano;
Onu bî-şübhe bir kadın çalıyor,
Mûsikiden cevâb-ı ye's alıyor...
Dinle ey rûhum işte ağlayan o.
1Gel güzelim, bu akşamı da baştan sona birlikte geçirelim.
2Gecenin titreşimlerini birlikte dinleyelim.
3Bak, çok uzaklarda bir piyano var.
4Genç parmakların dokunuşuyla
5bin sonbaharın ezgisi içinde ağlıyor.
6Dinle sevgilim, ağlayan işte o piyano.
7Sessizlikle dolu gecenin derinliğinde,
8dilsiz karanlığın bağrında.
9Bazen onun varlık titreşimiyle
10ürkek, kederli, ince ve güçsüz
11bir bülbül ezgisi göğe yayılır.
12Bazen onun sarhoşça titremesiyle
13uykuya dalmış evreni dolaşır
14her yanı kaplayan bir yalnızlık hıçkırığı.
15Onu titreyen elleriyle
16çalıp perde perde inleten kim?
17Onu böyle kederle konuşturan kim?
18Tellerin kırgın ezgisiyle
19hangi terk edilmiş kadın böyle avunuyor,
20hangi yas bu sesle dile geliyor?
21Bazen incecik, narin bir ses
22gecenin içinde sürüklenip inler;
23karanlık onu sessizce dinler.
24Bazen keskin ve sabırsız bir çığlık
25evrenin bütün sinirlerini gerer.
26Sonra ağlayan bir hıçkırığa dönüşüp
27karanlık gecenin kucağına düşer,
28sessizliğin ruhunu harekete geçirmeye çalışır.
29Ardından yavaş yavaş alçalıp solar;
30öksürür gibi öylesine kısılır ki
31yok olup gideceğini sanırsın.
32Sonra baygın ve kesik bir susuşa gömülür;
33sessizliğin müziğini okşayacak
34yalnızca belli belirsiz bir inilti kalır.
35Kim bilir, kim bilir neler anlatır
36bu kesik kesik, hevesli mırıltılar,
37bu uzun susuşlar ve ardından gelen söyleyişler,
38bu okşayıcı, nazlı ve boş ezgiler,
39bu yavanlık, ezgilerdeki bu kekeleme,
40bu kararsız feryat müziği,
41bu yarım cümleler ve yarım sözcükler.
42Belki suskun geceye yalvarıyor,
43belki bir teselli yolu arıyor.
44Bazen sarhoşça bir sevinçle
45durmadan konuşan rüzgârı taklit ediyor,
46hayal ve umutla dolu göğe uçuyor.
47Bazen de bayılacakmış gibi
48bekleyerek, güçsüz ve yıkılmış hâlde inliyor;
49can çekişen kuşlara karşılık veriyor.
50Bak, çok uzaklarda yine bir piyano var;
51onu hiç kuşkusuz bir kadın çalıyor,
52müzikten umutsuzluğun karşılığını alıyor.
53Dinle ey ruhum, ağlayan işte o piyano.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Cenab Şahabeddin adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 164031 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Zemîn; zemîn geçiyor feyz-i pür-celâl-i seher?..Cenab Şahabeddin · Beş bentli şiir→
Şiir piyanoyu görünmeyen bir kadının bedeni ve sesi gibi dinler. Ezgi kimi zaman bülbül kadar ince, kimi zaman evrenin sinirlerini geren bir çığlıktır; alçalıp susunca geriye belli belirsiz inilti kalır. Rüzgârı taklit eden umutlu yükseliş bile sonunda can çekişen kuşlara ve umutsuzluk cevabına bağlanır.