DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Yâr beni yanar bir ateşe koydun
Şiir · 17. yüzyıl

Yâr beni yanar bir ateşe koydun

Sevgili konuşanı yanan ateşe koyar; ardından ‘seninim’ sözünün kime ait olduğu açık kalırken rakibe uyma gerçekleşir. Dünyada sağlık ile yer, hayır niyeti ile şer arasındaki atasözümsü bağlar sorgulanır. Düşkün canların hor görülmemesi, sevgilinin ışığına yaslananların reddedilmemesi istenir. Uygun dost bulmak, edepsizden ırzı korumak ve uygunsuz sohbetten uzaklaşmak öğütlenir. Ahir zamanda sırların açığa çıktığı, görünmez denen melek ve erenlerin yeri sorgulanır. Ömer kendini aşağı sayar; düşmandan hakikat bekleyen sevgiliye ezel ahdini hatırlatır ve basılı dipnotlu son yüzeyi aynen korur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yâr beni koydun

    Seninim dedikte rakîbe uydun

    1Ey yâr, beni yanan bir ateşe koydun;

    2‘Seninim’ denildiğinde rakibe uyuldu [söyleyen ve uyan kişi bağı açık].

    İlk dizede sevgili konuşanı yanan ateşe bırakan açık faildir; aşk sıcaklığı doğrudan eziyet mekânına dönüşür. İkinci dizede “seninim” diyen ile rakibe uyan kişinin kimliği kesinleşmez; söz ve yöneliş bağı kaynak yüzeyindeki açıklığıyla korunur.

  2. 2

    Dünyâda sağ olan yerde ne gezer

    Hayra niyyet eden şerde ne gezer

    1Dünyada sağ olan yerde ne gezer [atasözümsü bağ açık]?

    2Hayra niyet eden şerde ne gezer?

    Sağ olanın yerde ne gezeceği sorusu yer, sağlık veya dirilik ilişkisini atasözümsü ve kapalı bırakır. İkinci soru daha belirgindir: hayra niyet edenin şerde bulunması beklenmez, niyet ile mekân ahlaki uyum ister.

  3. 3

    Hor görme canları

    Hak sana lûtfundan vermiş onları

    1Sana düşkün olan canları hor görme;

    2Hak onları sana lütfundan vermiştir.

    Üftade canlar sevgilinin önünde düşmüş âşıklardır ve hor görülmemeleri istenir. Onların Hak lütfuyla sevgiliye verilmiş sayılması, bu bağlı kişileri mülk değil ilahî bağış ve sorumluluk olarak çerçeveler.

  4. 4

    Reddetme işığın yasdananları

    Gulâmın olmayan derde ne gezer

    1Işığına yaslananları reddetme [yüzey bağı açık];

    2Kulun olmayan dertte ne gezer?

    “Işığın yasdananları” yüzeyi eşik, ışık veya başka bağa zorlanmadan sevgiliye yaslananlar alanında korunur. Onları reddetmemek gerekir; kul olmayanın dertte bulunmayışı, acıyı bağlılığın işareti yapar.

  5. 5

    Ara bir bulagör

    Bî edebden ırzın satın alagör

    1Ara, kendine uygun dostlar bul;

    2Edepsizden ırzını satın alıp koru [deyim].

    Münasip yâran aramak sosyal çevreyi rastlantıdan seçime çevirir. Edepsizden ırzı satın almak gerçek alışveriş değil, ondan uzak durarak itibarı koruma deyimidir; doğru dost şerefin güvenlik şartı olur.

  6. 6

    ırağ olagör

    Âr olmayan yüzde perde ne gezer

    1Uygunsuz kişiyle sohbetten uzak ol;

    2Utanması olmayan yüzde perde ne gezer?

    Nâcins sohbet uygun yaradılıştan olmayan kişiyle birliktir ve mesafe gerektirir. Buradaki “âr” saflık bildiren “arı” değil utanma ve hayâ duygusudur; bu duygu yoksa yüzdeki dış perdenin ahlaki bir koruma sağlamayacağı sorulur.

  7. 7

    oldu fâş oldu sırlar

    Melek gökte olur görünmez derler

    1Ahir zaman oldu, sırlar açığa çıktı;

    2Melek gökte olur, görünmez derler.

    Ahir zamanda sırların fâş olması gizlinin düzenini bozar; kıyamet yakınlığı toplumsal ifşayla görünür. Meleklerin gökte ve görünmez olduğu sözü, sonraki birimdeki açık eren görüntüsüne karşı ölçü hazırlar.

  8. 8

    Kendin erenler pirler

    Ya bu âşikâre yerde ne gezer

    1Erenler ve pirler kendilerini görünür etti;

    2Ya bu açık yerde ne gezer [özne bağı açık]?

    Erenler ve pirlerin kendilerini iyân etmesi manevi kişilerin görünür oluşudur. “Bu âşikâre yerde ne gezer” sorusunun öznesi kesinlenmez; melek, eren veya sır için kaynakta olmayan tek cevap uydurulmaz.

  9. 9

    Ömer bir ednâdır sözüdür gazel

    Adûdan hakîkat umarsın güzel

    1Ömer aşağı bir kişidir, sözü gazeldir;

    2Ey güzel, düşmandan hakikat umarsın.

    Mahlaslı beyitte Ömer kendisini edna diye küçültür, fakat sözünü gazel olarak adlandırır; düşük kişi iddiası şiir değerini silmez. Güzel sevgilinin düşmandan hakikat umması ise tanık seçimine yöneltilen eleştiridir.

  10. 10

    Seninle bu mudur

    Hakîkat erd-olur [1] harda ne gezer

    1Ezelden ahdimiz seninle bu mudur?

    2“Hakîkat erd-olur [1] harda ne gezer” [basılı aparat: ‘Erde olur’].

    Ezel ahdi ilişkinin başlangıcını zaman öncesine taşır ve bugünkü davranışın bu sözle uyuşup uyuşmadığını sorar. Son dizedeki “[1]” basılı işaret ve “Erde olur” notu aparat olarak korunur; gövde sessizce düzeltilmez.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.127 gövdesinde “Ömer bir ednâdır sözüdür gazel” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n127-11CB65031936. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.127, PDF 164; 10 iki dizelik birim/20 dize. Kaynak aparatı: line 20 “[1]”: Erde olur. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYâr gel ikrâm edelim bir sen bana bir ben sanaÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

yanar bir ateşe

Yanan bir ateşe.

üftâden olan

Düşkün olan.

münâsib yâran

Uygun dostlar.

Sohbet-i nâcinsten

Uygunsuz sohbetten.

Âhır zaman

Ahir zaman.

iyân etti

Görünür etti.

ednâ

Aşağıdır.

ahdimiz ezel

Ezelî ahdimiz.