Yâr, derd-i aşkınla bilmem ne oldum
Sevgilinin gözleri şairin göğsünde yara açar; zincir gibi saçlarına düşen âşık Mansur gibi dara bağlanır. Ezelden kurulan ruh bağı aşk ateşini içe taşır. Keman kaş, şahmeran saç ve kirpik okları karşısında Pesendî’nin kalbi viran olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yâr, derdi aşkınla bilmezem noldum
Açtı bu sinemde yâre gözlerin
1Sevgilim, aşkının derdiyle ne olduğumu bilmiyorum.
2Gözlerin bu göğsümde yara açtı.
- 2
zülfüne düşüp bendoldum
Çekeli veş dâra gözlerin
1Zincir gibi saçlarına düşüp bağlandım.
2Gözlerin yüzünden Mansur gibi dara çekildim.
Saçın zincirine düşmek bağlanmayı, Mansur gibi dara çekilmek ise bu bağın ağır bedelini anlatır. Âşık güzelliğe teslimiyetini hem tutsaklık hem inancı uğruna cezaya razı olma düzeyinde yaşar.
- 3
Ezelde seninle ruh görüşeli
Atıldı o zaman sende temeli
1Ruhumuz ezelde seninle görüşeli,
2O zaman sende bu bağın temeli atıldı.
Ruhların ezelde görüşmesi aşkın bugünkü karşılaşmadan önce başladığını söyler. Temelin o zaman atılması, şairin sevgiliye yönelişini rastlantı değil varlığın başlangıcına bağlı kader yapar.
- 4
Aşkı muhabbetin cana düşeli
Yaktı derunumu nâra gözlerin
1Aşkın ve sevgin canıma düşeli,
2Gözlerin içimi ateşle yaktı.
Muhabbet cana düşünce iç dünya nara döner; ateşi yakan yine gözlerdir. İlk kıtadaki yara böylece derinleşir ve bakışın hem kesen hem yakan iki ayrı etkisi görünür olur.
- 5
Yer tutar sinemde keman kaşların
Şahmeran kılıklı s’yah saçların
1Yay gibi kaşların göğsümde yer tutar.
2Şahmeran biçimli siyah saçların,
Keman kaşın sinede yer tutması güzellik işaretinin zihinden silinmediğini gösterir. Şahmeran biçimli siyah saç ise çekicilikle tehlikeyi birleştirerek sevgilinin yüz çevresini efsanevi bir varlığa dönüştürür.
- 6
Beni öldürmede taşların
Vermez aman asla nâra gözlerin
1Kirpiklerinin taş gibi darbeleri beni öldürüyor.
2Gözlerin asla aman vermiyor.
Kirpikler taş veya ok gibi öldürücü darbeler indirirken gözler aman vermez. Şair bakışı pasif güzellik olmaktan çıkarır; kuşatan, saldıran ve merhamet göstermeyen bir savaş gücü gibi anlatır.
- 7
Cemalin gül gibi lem’an etmede
PESENDÎ âşıkı hayran etmede
1Yüzünün güzelliği gül gibi parlıyor.
2Pesendî âşığı hayran bırakıyor.
Gül gibi parlayan yüz yalnız ışık saçmaz, Pesendî’yi hayran bırakır. Mahlas dizesi bu etkinin tanığını belirler ve güzelliğin sonuçlarını genel âşık tipinden şairin kendi kalbine taşır.
- 8
Âşıkın kalbini viran etmece
Bir dane kara gözlerin
1Âşığın kalbini viran ediyor.
2Mestane kara gözlerinden biri bunu yapıyor.
Âşığın kalbini viran eden, sevgilinin mestane bakışlı kara gözlerinden biridir. Basılı ‘bir dâne’ sözü ‘bir çift’e çevrilmez; tek bir gözün veya tek bir bakışın bile bütün iç dünyayı yıkmaya yetmesi kapanışı keskinleştirir.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Pesendî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Pesendî bölümü, 2 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-pesendi-n2-A7A56AFD1F74.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bezmi muhabbeti zevki sohbetiPesendî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Aşk derdi benlik bilgisini bozarken göz doğrudan sinede yara açar. Sevgilinin bakışı uzaktan bir hayranlık nesnesi değildir; bedene giren ve âşığın kendisini tanıyamayacağı kadar değiştiren kuvvettir.