Yâr İçün Ben Hayran Oldum Kimseler Dahletmesin
Şair sevgili uğruna yanıp kebap olduğunu ve kimsenin aşkına karışmamasını ister. Sofunun öğüdünü reddeder, sevgiliye sarılmayı hac sevabından üstün sayar ve Ömer’in bu bağlılıktan hiçbir koşulda vazgeçmeyeceğini ilan eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yâr içün ben hayran oldum kimseler
Yanup cânâ oldum kimseler
1Sevgili için şaşkına döndüm; kimse karışmasın.
2Ey sevgili, yanıp kebap oldum; kimse karışmasın.
- 2
Hak bilür kim senden özge yok benim
Ölmüşüm yolunda anın kimseler
1Allah bilir, senden başka sığınak dostum yok.
2Onun yolunda ölmüşüm; kimse karışmasın.
Sevgili tek “yâr-ı gâr”, yani mağara dostu ve sığınaktır. Onun yolunda ölmek bile kişisel seçime dönüşür; şair aşkının doğruluğuna Allah’ı tanık tutarak çevrenin itirazını değersizleştirir.
- 3
Eylerim medh ü senâlar dilberi âr etmezem
Bana her dem cevrederse ben ana zâr etmezem
1Sevgiliyi överim; bundan utanmam.
2Bana her zaman eziyet etse de ona inleyip yakınmam.
Övgüden utanmamak ve cefaya rağmen yakınmamak aşkı meslek ahlakına çevirir. Şair “sanatım budur” derken sevgiliyi sevmeyi öğrenilmiş ve ustadan devralınmış bir yol sayar.
- 4
San’atım mahbûbu sevmek gayrı ben kâr etmezem
Üstadımdan böyle gördüm kimseler
1İşim sevgiliyi sevmektir, başka bir iş yapmam.
2Ustamdan böyle gördüm; kimse karışmasın.
Usta vurgusu aşkı bireysel hevesten geleneğe bağlar. Kimsenin karışmaması talebi bu nedenle yalnız özgürlük değil, ehli olmayanların bir sanatın yöntemine müdahale etmemesi çağrısıdır.
- 5
Geçti günüm gice gündüz âh ile hem zâr ile
Âşıkın yanmaz vücûdu niçe yüz bin nâr ile
1Günüm gece gündüz ah ve feryatla geçti.
2Âşığın bedeni yüz bin ateşle nasıl yanmasın?
Gece gündüz ah etmek ve yüz bin ateşte yanmak âşıklığın beklenen bedelidir. Şair soruyla bu yanışı doğal sayar; acı, yanlış seçim kanıtı değil gerçek aşkın zorunlu işareti olur.
- 6
Hacca varmaktan sevabdır bir sarılmak yâr ile
İşidüp te bu kelâmı sofiler
1Sevgiliye bir kez sarılmak hacca gitmekten daha sevaptır.
2Sofular bu sözü duyup da karışmasın.
Sevgiliye sarılmayı hacdan üstün sayan dize bilinçli biçimde sarsıcıdır. Sofulara “karışmayın” denmesi, dinî ölçüyle aşk tecrübesinin değerini tartmaya çalışan otoriteye açık bir meydan okumadır.
- 7
Bu Ömer gulâmın oldu gün begün cânım sana
Sofinin pendi gerekmez oldu şimdi bir yana
1Bu Ömer senin kulun oldu; canım günbegün sana bağlıdır.
2Sofunun öğüdü artık gerekmez, bir yana dursun.
Ömer’in kulluğu günbegün artan bir bağlılıktır. Sofu öğüdünün yana bırakılması, şairin artık dış rehbere ihtiyaç duymadığını ve kendi aşk deneyimini yeterli ölçü saydığını gösterir.
- 8
Dişeler eyle gelse âlem bir yana
Fâriğ olmam ben yarımdan kimseler
1Basılı “Dişeler” yüzeyi açık değildir; âlem bir yana gelse de vazgeç denildiği anlaşılır.
2Ben sevgilimden vazgeçmem; kimse karışmasın.
Basılı “Dişeler” yüzeyi çözülmeden aktarılır; fakat devamındaki âlem bir yana gelse de vazgeçme çağrısı açıktır. Şair tam bu baskı karşısında sevgiliden ayrılmayacağını son kez bildirir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.480; görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer baskısındaki 480 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla, harfi harfine korunmuştur. Kaynak sürümü: ergun1936-n480-F832E3CDCA37.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yâr ile bir sırrımız var gel kasâvet şöyle durÂşık Ömer · Şiir→
Hayranlık ve kebap gibi yanma, aşkın zihni ve bedeni birlikte ele geçirdiğini gösterir. “Kimseler dahletmesin” nakaratı şairin acıdan yakınmakla birlikte dışarıdan çözüm ya da müdahale istemediğini vurgular.