Yegāne Şeyħ-zāde Efendi
Şeyh-zâde Efendi'nin Edirne'deki dershanesi, ilim ve hat öğretimi, süslü mimarisi ve koruma duasıyla 1172'de övülür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yegāne Şeyħ-zāde Efendi
Mekānın lûŧf-ı Ĥaķla kıldı iĥyā
1Eşsiz Şeyh-zâde Efendi,
2Tanrı'nın lütfuyla mekânını canlandırdı.
- 2
reşk ider ŧarĥına anuñ
Müzeyyen dil-küşā merġūb u zįbā
1Havernak onun planına imrenir;
2süslü, gönül açan, beğenilen ve güzeldir.
Havernak sarayının plana imrenmesi, dershanenin mimari tasarımını efsanevi yapıyla yarıştırır. Süslü, gönül açan, beğenilen ve güzel sıfatları; bu kıskançlığın görünür estetik dayanaklarını art arda verir.
- 3
Odur Ǿilm ü Ǿamelle Ǿālem içre
bir źāt-ı dilārā
1Dünyada ilim ve davranışla,
2erdemle uğraşan gönül alıcı bir kişidir.
Şeyh-zâde'nin ilim ve amelle dünyada erdemle uğraşan gönül alıcı kişi olması, bilgi ile davranışı ayırmaz. Dershanenin işlevi sahibinin yaşamında örneklenir; öğretilen ilim, amelde ve ahlâkta karşılık bulmalıdır.
- 4
Aña taĥsįn iderdi ibn-i Ǿubbād
Bilür her fenn-i Ǿilmi cümle zįrā
1İbn-i Abbâd onu överdi;
2çünkü bütün ilim dallarını bilir.
İbn-i Abbâd'ın onu öveceği iddiası, Şeyh-zâde'nin bütün ilim dallarındaki bilgisini tarihsel bir övgü ölçüsüyle yüceltir. Benzetmenin işlevi kimlik eşleştirmek değil, çok yönlü bilginin derecesini klasik bir otoriteyle anlatmaktır.
- 5
Zamānı şeyħidür ol
Olup ol ibn-i Maķle ile yektā
1Hat ilminde zamanının şeyhidir;
2İbn Mukle ile eşsiz bir düzeyde olur.
Hat ilminde zamanının şeyhi sayılması, genel ilim övgüsünü belirli bir sanatta yoğunlaştırır. İbn Mukle ile eşsiz düzeyde tutulması, yazı ustalığını hat tarihinin kurucu ölçülerinden biriyle karşılaştıran abartılı övgüdür.
- 6
Daħį reşk eyler idi
Görmedi ħaŧŧını merġūb u aǾlā
1Altın kalem bile imrenirdi;
2onun beğenilen yüce yazısının benzerini görmedi.
Altın kalemin bile onun yazısına imrenmesi, yazı aracını canlandırarak hattın güzelliğini ölçer. Kalemin beğenilen ve yüce yazının benzerini görmemesi, sanat eserini maddi değeri yüksek aracın bile erişemediği seviyeye çıkarır.
- 7
ǾAcāyib oldı bu kāşāne el-ĥaķ
Mübārek eyleye lûŧfıyla Mevlā
1Gerçekten bu konak şaşırtıcı oldu;
2Tanrı lütfuyla onu uğurlu kılsın.
Konağın gerçekten şaşırtıcı olması, uzun sanat övgüsünü tekrar yapıya döndürür. Tanrı'nın lütfuyla uğurlu kılması duası, estetik hayranlığı yapının gelecekteki esenliğine yöneltilen dilekle tamamlar.
- 8
Nažįrānuñ budur aña duǾāsı
Vücūdın ĥıfż ide Bārį TeǾālā
1Nazîr'in onun için duası şudur:
2yüce Yaratıcı varlığını korusun.
Nazîr'in duası yapıdan sahibine yönelir ve Yüce Yaratıcı'nın onun varlığını korumasını ister. Dershanenin sürekliliği, onu kuran ve öğretimi yürüten kişinin hayatıyla bağlantılıdır; mimari ve insan birlikte korunur.
- 9
Budur her Ǿilm-i nāfiǾ
Daħį taǾlįm-i ħaŧ imlāsı aǾlā
1Bu, her yararlı ilmin dershanesidir;
2hat öğretimi ve yazdırması da yücedir.
Yapı her yararlı ilmin dershanesi olarak tanımlanır; hat öğretimi ve yazdırma pratiği ayrıca öne çıkar. Konak artık yalnızca güzel mesken değil, farklı bilgi alanlarını ve uygulamalı yazı eğitimini barındıran öğretim kurumudur.
- 10
Edirne içre yokdur bir şebįhi
-i zįbā-i raǾnā
1Edirne içinde bir benzeri yoktur;
2güzel ve süslü bir öğretmen evidir.
Edirne'de benzerinin bulunmaması, yapıyı yerel eğitim çevresinde eşsiz sayar. ‘Güzel ve süslü muallimhane’ kapanışı; mimari estetik, öğretmenlik ve dershane işlevlerini tek adda birleştirerek şiirin iki ana övgü hattını kapatır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih191-pdf1063; Târihler no.191, basılı 1018/gerçek PDF 1063, basılı yıl 1172; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil. Basılı “Mefâîlün Mefâîlün Feûlün” kalıbı 11 hece ister; şiirin 20 dizesinden 19'u bu sayıyı tutar, matla dizesi (“Yegāne Şeyħ-zāde Efendi”) ise 9 hecede kalır. Özgün dize aynen korundu, eksik hece tamamlanmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Zihį gerdūne gerdūn seper bu maĥmil-i zįbāNazîr İbrahim · Tarih Manzumesi→
Şeyh-zâde Efendi'nin Tanrı'nın lütfuyla mekânı canlandırması, yapı övgüsünü ihya fiiliyle başlatır. ‘Eşsiz’ sıfatı kişiye aittir; yenilenen dershane onun bilgisi ve hizmetiyle anlam kazanan somut eser olur.