DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Yenile Meyletti Dil Bir Cânânın
Koşma · 17. yüzyıl

Yenile Meyletti Dil Bir Cânânın

Gönül yeniden bir sevgiliye yönelir; dudak, koku, boy ve zehirli kılıç imgeleri aşkın tatlılığıyla acısını aynı bedende toplar. Şair kan içmeye razı bir tutkunlukla tabibinden lütuf bekler, fakat perişan hâlinin kolayca düzelmeyeceğini bilir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yenile meyletti dil bir cânânın

    Nesine alındı bilmem can anın

    1Gönül yeniden bir sevgiliye yöneldi.

    2Canımın onun nesine tutulduğunu bilmiyorum.

    Gönül yeni bir sevgiliye yönelmiştir; şair canının onda hangi özelliğe kapıldığını kendisi de bilemez. Aşkın başlangıcı bilinçli seçimden çok, açıklanamayan ve ani bir çekim olarak verilir.

  2. 2

    Leblerinin nebâtına kandine

    Lezzeti ne sükkeri ne kandi ne

    1Dudaklarının nebat şekerine mi, kand şekerine mi tutuldu?

    2Onların tadı ne bildiğimiz şekerle ne de kand şekeriyle ölçülür.

    Şair, sevgilinin dudağındaki tatlılığı nöbet şekeri ve şekerle karşılaştırır; fakat bu tat adlarının hiçbiri dudağın lezzetini ölçmeye yetmez. Beyit, sevgilinin dudağını bilinen bütün tatların üstüne çıkarır.

  3. 3

    Sanma dil aşkını bir an yâdeder

    Merdüm-i hûnum lebin yâdeder

    1Gönlün onun aşkını yalnız bir an andığını sanma.

    2Kanla dolu göz bebeğim onun dudağını anar.

    Gönlün sevgilinin aşkını yalnız bir anlık hatırlamadığı, bu anışın kesintisiz sürdüğü belirtilir; kanla dolu göz bebeği de sevgilinin dudağını anar. İç duygu ile bakış aynı sürekli özleme bağlanır.

  4. 4

    Ya saklarım ol esrârı yâdeder

    Ne mümkindir gözlerimden kan dine

    1Bu sırrı saklasam da gönlüm yine onu hatırlar.

    2Gözlerimden akan kanın dinmesi mümkün değildir.

    Sır saklansa da gözyaşındaki kanın dinmesi mümkün değildir. Dilin gizleyebildiği aşk, bedenin görünür belirtisinde açığa çıkar; göz, gönlün sakladığını istemeden ilan eder.

  5. 5

    Gamdan elim alamadım budadı

    Hudâ hakkı elden komam bu dâdı

    1Gam yüzünden bu feryadı bırakamadım.

    2Allah hakkı için bu feryadı bırakmayacağım.

    Gam, şairi bu feryattan el çekemez hâle getirir; ardından Huda hakkı için aynı feryadı bırakmayacağını söyler. Beyit, acının sesi kesen değil, yakarışı ısrarla sürdüren gücünü öne çıkarır.

  6. 6

    Anın için etmedeyim bu dâdı

    Gerek ise her içtiğim kan dine

    1Bu çığlığı onun için yükseltiyorum.

    2“Her içtiğim kan dine” biçimindeki basılı bağ kapalıdır; kesin anlam verilemiyor.

    Şair bu feryadı sevgili yüzünden yükselttiğini açıkça söyler; ikinci dizedeki “her içtiğim kan dine” bağı ise basılı yüzeyde kapalıdır. Kan içmek ya da dinmemek gibi tek bir anlam sessizce seçilmez.

  7. 7

    Ta’neder Sidre’yle Tûbâ’ya boyun

    Hatâ’da bulunmaz nâfe-i bûyun

    1Boyu Sidre ve Tuba ağaçlarını bile küçümsetir.

    2Kokusunun miski Hıta ülkesinde bulunmaz.

    Sevgilinin boyu Sidre ve Tuba’yı küçümser; kokusunun misk kesesi Hata ülkesinde bile bulunmaz. Kutsal ağaçlarla uzak koku diyarı, güzelliğin eşsizliğini ölçmek için yetersiz kalır.

  8. 8

    Sebildir tîgine kan işte boyun

    Buhârâ’sma var Semekand’ine

    1İşte boynum; kılıcına kanım helal olsun.

    2Buhara’sına da Semerkant’ına da var.

    Şair boynunu sevgilinin kılıcına sebil eder; Buhara ve Semerkant adlarıyla geniş bir coğrafyaya seslenir. Canını sunma kararı, aşkın ününü uzak beldelere taşıyan meydan okuyucu bir ilan olur.

  9. 9

    Ömer hasta kıldı tabîbim ile

    -i lütfün ile anı eyle

    1“Ömer hasta kıldı tabibim ile” dizesindeki özne ve bağ kapalıdır.

    2Onu lütuf elinle doldurup iyileştir.

    İlk dize Ömer, hastalık ve tabibi aynı kapalı söz diziminde buluşturur; hastalığı kimin verdiği kesinleştirilmez. İkinci dizede lütuf eliyle yaranın doldurulması istenir ve şifa beklentisi korunur.

  10. 10

    Perişan hatırın demeklik ile

    Nûş edeyim sem yerine kan dine

    1Dağınık gönlüne söz söyleyerek

    2“Zehir yerine kan dine” biçimindeki son bağ kapalıdır; kesin anlam verilemiyor.

    Perişan gönlü dile getiren ilk dize, zehir ve kanı karşılaştıran ikinci dizeye bağlanır; ancak “kan dine” biçimindeki terminal yüzey kapalıdır. Kan içmek veya dinmek yönünde kesin bir okuma yapılmaz.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 36; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 36; PDF 128–129; 10 birim/20 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAkrânın Bulmadım Ey Hûbi Lika
Akrânın bulmadım ey hûbi lika
Âşık Ömer · Koşma

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

leb

dudak

dest

el

pür

dolu

nebât

Nöbet şekeri; billurlaşmış şeker.

kand

Şeker.

esrâr

Sırlar, gizli anlamlar.